Bir okurluk serüveni: Nasıl ve Neden Okumalıyız?

Yaşamı boyunca elliyi aşkın kitaba imza atan Amerikalı edebiyat insanı Harold Bloom, Türkiyeli okurun yakından tanıdığı bir isim. Etkilenme Endişesi (Metis yay, çev: Ferit Burak Aydar) adlı eseri, Türkçeye çevrildiğinde oldukça sevilmiş ve ses getirmişti. Bloom’un olağanüstü bir emek üzerinde yükselen akademik kariyeri ve özgün çalışmaları, çağının önemli edebiyat eleştirmenleri arasında anılmasının sebebi.

Klasikler alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra, akademik kariyerinin ilk adımını Yale Üniversitesi’nde atmış yazar. Aynı üniversitede kıdemli profesör unvanına kadar yükselmiş ve öldüğü güne dek burada eğitim vermeye devam etmiş. Harvard’da Charles Eliot Norton Şiir Profesörü görevini üstlenmiş; Roma ve Bologna Üniversitelerinden fahri unvanlar almış. Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi tarafından eleştiri alanındaki faaliyetlerinden ötürü Altın Madalya ödülüne layık bulunmuş.

Bloom’un geçtiğimiz ay Ketebe Yayınları etiketiyle Türkçede de yayınlanan kitabı Nasıl ve Neden Okumalıyız? dünya edebiyatının kanon kabul edilen eserleri üzerinden, “nitelikli okurluğun” yollarını işaret ediyor. Sade bir dille, hemen her okurun kitaplığında bulunabilecek kitapları masaya yatırıyor. Bir kitabı nasıl ve neden okumamız gerektiğini örneklerle gösteriyor.

Kitapta evvela “nereden başlamalı?” sorusuna bir cevap aranıyor. Okudukça, okumanın en derin ve en engin zevklerine varabilmek için gücümüzü, enerjimizi, vaktimizi çaresizce ve düzensiz biçimde israf etmememiz gerektiğini fark ediyoruz. Bunun için de öncelikle kendimizi tanımakta, sonra da edebiyattaki ilgi alanlarımızı keşfetmekte fayda var. Bu aşamadan sonra kendi geliştirdiğimiz yöntemlerden daha iyi bir okuma yöntemi de yok çünkü. Bloom’un dünyanın en büyük yazarlarının kaleme aldıkları eserler üzerinden okurlara verdiği pek çok tavsiye bu yüzden faydalı ve hatta gerekli…

Kitap beş ana bölümden oluşuyor. Öyküler, şiirler, romanlar ve piyesler başlıklar altında ayrı ayrı incelenmiş. Bloom okuru sıkmamaya, teorik bir anlatımdan ziyade sohbet eder gibi bir anlayışla yazmaya özen göstermiş. Öyküler bölümünde, sanatta mükemmele yaklaştıklarını düşündüğü Turgenyev, Çehov, Maupassant, Hemingway, Flannery O’Connor, Vladimir Nabokov, Jorge Luis Borges, Italo Calvino gibi yazarların öyküleri incelenmiş. Şiirde Blake, Robert Browning, Walt Whitman, Shelley, Keats ve John Milton gibi türe damga vuran isimler mevcut. Romanda ise Miguel de Cervantes’ten Fyodor Dostoyevski’ye, William Faulkner’dan Toni Morisson’a klasik ve modern edebiyatın öne çıkan romancılarının büyük eserleri üzerinde durulmuş. Henrik Ibsen, Oscar Wilde gibi birkaç ismin piyeslerine yer verilmiş. Bloom’un anlattığı tür ne olursa olsun, Willam Shakespeare, değerlendirmelerinde bir kerteriz noktası adeta. Bloom tüm o yazarlara ve şairlere Shakespeare’in eserlerinin ışığıyla bakıyor, baktırıyor.

Francis Bacon, okura bir tavsiyede bulunur: “Çelişki veya ret, inanmak veya kanıksamak, konuşmak veya tartışmak için değil de tartmak ve düşünmek için okumalıyız.” Öyle ki, bilmeden de olsa mütemadiyen okumamızın sebebi kendi aklımızdan daha özgün bir akla sahip olabilmek. Düşüncelerimizin sınır uçlarına yola almak ve kendimizle yüzleşebilmek. Kendimizi düşünsel değişimlere hazır kılmak. Nasıl ve Neden Okumalıyız?, bu anlamda Harold Bloom’un, okuma meselesini başarıyla yürütmek ve özgün düşünce biçimlerine edebiyat aracılığıyla bir adım daha yaklaşmak isteyen okura armağanı. Ahmet Ölmez’in çevirisiyle.

Bu yazı Duvar'dan alınmıştır


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR