‘Gazeteciler, gününü korku ikliminde kutluyor’


Meslek örgütleri ve siyasi partilerin temsilcileri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla açıklama yapan siyasi parti temsilcileri ve meslek örgütleri, gazetecilerin olumsuz koşullarda çalıştığını belirtti.

Türkiye’de gazetecilerin ekonomik, siyasal ve yargısal baskı altında olduğunu belirten Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şubesi, çalışan gazeteciler günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “İktidarın politikalarını eleştiren, usulsüzlüklerini yazan gazetecilere halen soruşturma ve davalar açılıyor. Basın özgürlüğü, iktidar ve onun güdümündeki yargı tarafından açıkça tehdit ediliyor. 34 gazeteci cezaevinde. Sulh ceza hâkimlikleri eliyle her gün onlarca habere erişim engeli getiriliyor” dedi.

Sokakta haber takibi yapan basın mensuplarının güvenlik kuvvetleri tarafından fiili olarak engellendiğini, Basın İlan Kurumu’nun muhalif medyaya sistematik ilan ve reklam kesme cezası uyguladığını, RTÜK’ün Halk TV, Tele 1, KRT, FOX TV ve Habertürk TV’ye 71 ceza verirken “iktidarı destekleyen kanallara” ise hiç dokunmadığını belirten TGS Ankara Şubesi açıklamasında şunları kaydetti:

“Bu ağır şartlar altında Türkiye’de gazeteciler, asla mesleklerini yapmaktan geri durmayacak. Bu nedenle TGS Ankara Şube olarak, başta iktidar ve medya patronlarına çağrıda bulunuyoruz. Gazeteciler üzerindeki her türlü baskı son bulmalı. İfade ve düşünce özgürlüğünü kullanacak ortam sağlanmalı. Basının önündeki yasal veya bürokratik engeller kaldırılmalı. Gazetecilerin özlük hakları, insani seviyeye çekilmeli. Gazeteciler yoksulluk sınırının altında maaş almamalı; enflasyonun altında ezilmemeli. Gazetecilere, pandemi sürecinde her türlü sağlık hizmetinden yararlanma imkanı sunulmalı, ekipman desteği verilmeli. Buradan bir çağrı da meslektaşlarımıza... Bütün gazetecileri, ekonomik ve soysal haklarımız için Türkiye Gazeteciler Sendikası çatısı altında örgütlenmeye ve basın özgürlüğüne yönelik her türlü baskıya karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. 10 Ocak’ta bir kez daha yüksek sesle dile getiriyoruz; ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’”

Çalışan Gazeteciler Günü Raporu hazırlayan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün “2021 Dünya Basın Özgürlüğü” endeksinde Türkiye’nin 180 ülke arasında 153’üncü sırada yer aldığını hatırlattı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre, en az 130 davada 250 gazeteci haberleri nedeniyle yargılandığını, en az 50 gazeteci gazetecilik faaliyeti nedeniyle gözaltına alındığını, RTÜK, 71 kararla televizyonlara 21 milyon 500 bin lira idari para cezası verdiğini hatırlatan Tanrıkulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kutlanmasına vesile olan 212 sayılı Basın Kanunu, gazetecilerin çalışma koşullarında önemli gelişmeler ve ilerlemeler getiriyordu. Kanunun kabul edildiği 1961 yılından bugüne geçen 61 yılda (20 yılı AKP iktidarı döneminde) ise gazetecilerin çalışma koşulları inanılmaz derecede kötüleşti. Gazetecilerin iş güvencesi, tazminat hakkı yok edildi. 12 Eylül döneminde başlayan basını sermayenin kontrolüne alma çabaları AKP döneminde ivme kazandı, etik değerler yok edildi. ‘Muhalif olmasına gerek yok, gerçeği yazıyorsa, biat etmemişse, bizden değilse teröristtir’ yaklaşımı hâkim kılındı.”

AK Parti iktidarıyla birlikte gazetecilerin “kırıntı düzeyinde var olan hak ve özgürlüklerinin” de yok edildiğini ifade eden HDP Basın Yayın ve Propagandadan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, çalışan gazeteciler gününe ilişkin yaptığı açıklamada, “Hem ulusal ve hem de uluslararası raporlar Türkiye’de basına yönelik ağır saldırıların vahametini gösteriyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın “Goebbels’in Propaganda Bakanlığı” görevini üstlendiğini söyleyen Temel, “İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde savcılarla ortak mesai harcayan, tutuklanacak muhaliflerin listelerini hazırlayıp savcıların önüne koyan 'gazeteciler’ peydahlandı ve muhabirlikten muhbirliğe ‘“terfi eden’ bu şahıslar gazetecilik mesleğinin yüz karası olarak tarihteki yerini şimdiden aldı” dedi ve şunları kaydetti:

”Her şeye rağmen meslek onuruna sahip çıkan, gerçekleri topluma ulaştırmaya çalışan, bu uğurda bedel ödeyen ama bir an bile geri durmayan gazeteciler de var. İktidarın kuşatmasını tüm risklerine rağmen aşarak topluma yönelik saldırıları, talanı, yalanı, yoksulluğu ve yaşanan felaketleri araştıran ve halka sunan gazeteciler var. İşte hakikatin peşinde olan bu gazeteci meslektaşlarımızın varlığı Türkiye’de özgürlük ve demokrasinin umududur. Bu umudu var eden ve bütün zorluklara rağmen meslek onuruna sahip çıkan bütün gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyoruz.”

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu da “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ve Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Karnesi” başlıklı açıklama yaptı. Açıklamasında, “Türkiye Çalışan Gazeteciler gününü demokrasi ve basın özgürlüğü endekslerinde giderek gerilediği, gazetecilerin kalemlerini özgürce kullanamadığı, medyanın tekelleştiği, gazetecilerin keyfi olarak yargılandığı, tutuklandığı, baskı rejiminin her alana sirayet ettiği korku ikliminde kutlamaktadır” diyen Yeneroğlu şunları kaydetti:

“İktidar, medyayı haber alma hakkının bir parçası, basın özgürlüğünü ise Anayasal bir hak olarak görmemekte, medyayı kendi iktidarının kalıcılaşması ve kötü yönetiminin ifşa olmaması için kendi aparatı olarak kabul etmektedir. RTÜK, özgür yayın yapmaya çalışan televizyonlar üzerinde ‘iktidar sopası’dır. Mevzuat gereği görevi görsel iletişim ve ifade özgürlüğünü, farklı görüşleri ve çoğulculuğu güvence altına alıp, tekelleşmeyi önlemek olan RTÜK, ne yazık ki bu amacından tamamen uzaklaşmıştır. DEVA Partisi olarak gazetecilerin görevlerini bağımsız bir şekilde ve kaygı duymaksızın yapabildiği çoğulcu, özgür ve mutlu bir Türkiye bilinci ile görevini ifa etmeye çalışan ilkeli gazete, radyo ve televizyonlar ile gerçek gazetecilerin “Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutlarız.”

CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, her ay düzenli olarak yayınladığı Basın Özgürlüğü Raporlarının ardından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde 2021 yılı Basın Özgürlüğü Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı.
Mahkemelerde haber takibi yapması gereken gazetecilerin 2021 yılında da haberlerini savunmak zorunda bırakıldığını, aralarında Alican Uludağ, Sibel Hürtaş, Çiğdem Toker, Yılmaz Özdil, Olcay Büyüktaş, Nagehan Alçı, İpek Özbey, Melis Alphan’ın da bulunduğu yüzlerce gazeteci en az 475 kez hakim karşısına çıktığını belirten Çakırözer şunları kaydetti:
“2021 yılı gazeteciler için mesleklerinin yapılmasını engelleyen bir yıl oldu. Gazeteciler 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü de baskı ve engellemelerle karşıladı. Her ay açıkladığımız basın özgürlüğü raporlarında gazetelere, gazetecilere, televizyon kanallarına yönelik baskı ve engellemeler arttı. Gazetecilerin nefesi kesildi. Görevini yapan gazeteciler ölümle tehdit edildi.”

CHP PM Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada “Gazetecileri sansür ve oto sansür kıskacına alan AKP iktidarı, basını tek tipleştirerek halkın haber alma hakkını gasp ediyor. Tüm baskılara rağmen halkın haber alma hakkını savunan gazetecileri ise tehdit etmekte, hedef göstermekte hiçbir sakınca görmüyorlar” diye konuştu.
Gazetecilere yönelik baskının olağan hale getirildiği, gazeteciliğin özellikle son yıllarda ateşten gömlek giymek haline geldiğini belirten Yüceer, “Özgür basın ve ifade özgürlüğü, çoğulcu, çağdaş ve katılımcı demokrasinin ana unsurlarındandır. Bu özgürlüklerin olmadığı bir toplum bağımsız olamaz ve gelişemez. Bu nedenle bunlar sadece gazetecilerin değil tüm toplumun sorunudur” dedi.


PAYLAŞ