Türkiye, ekonomik özgürlükte 165 ülke arasında 114. sırada

Türkiye’de Ekonomik Özgürlükler Raporu 2021 sonuçlarına göre Türkiye’nin 2019 yılı verileriyle oluşturulan endeks puanı 6.54’e indi. Türkiye endeks kapsamında incelenen 165 ülke arasında, Fiji ile beraber 114. sırada ve en az özgür olan ülkeler kategorisinin bir basamak üstünde yer aldı. Türkiye 2018 yılında 6.69 puanla 100. sıradaydı.

Özgürlük Araştırmaları Derneği’nin, Fraser Enstitüsü’nün Ekonomik Özgürlükler Endeksi’nden (EÖE) faydalanarak yaptığı Türkiye’de Ekonomik Özgürlükler Raporu 2021’in sonuçları yayımlandı. 

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre, aralarında Prof. Dr. Uğur Emek, Prof. Dr. Murat Çokgezen, Doç. Dr. Özge Öner’in de bulunduğu uzmanlar tarafından hazırlanan raporda şu tespitlere yer verildi:

'YOLSUZLUKLAR CEZASIZ KALDI'

İş piyasası düzenlemelerinin içerisinde Türkiye’nin 2019’daki en kötü notu 1.74 ile ekstra ödemeler/rüşvet/adam kayırma alanında.

Türkiye’nin iş piyasaları notu 2016’da 6.80 iken 2019’da 6.43’e indi. En önemli etken yolsuzluk algısının giderek artması, yeterince mücadele edilememesi hatta yolsuzluk soruşturmalarına ve davalarına siyasi baskılar uygulanması. Bu durum cezasızlık algısını artırmakta. 

Son dönemde sıklıkla görülen ve ekonomik özgürlüklere darbe vuran otoriter uygulamalar, Türkiye’nin hem hukuk hem de ekonomi alanındaki endekslerde alt sıralara düşmesine neden oluyor.

Türkiye’de 2020’de toplanan vergilerin yüzde 65’ini dolaylı vergiler oluşturuyor. Aynı yılda gelir, kâr ve sermaye kazançları üzerinden alınan vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüzde 30, gelir vergisin payı ise 18.6’dır. 2000 yılından günümüze dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüzde 42’den, 2010’da 48’e çıkmıştır.

 2013’ten 2019’a gelir dağılımında da ciddi bir bozulma söz konusu. Türkiye’de son 10 yılda hukuk devleti alanındaki gerileme Hukuk Devleti Endeksi skorlarında da gözlemlenmekte. 2015 raporunda Türkiye’nin ortalama puanı 0.46 iken, 2021’de 0.42’ye düşmüştür. Sıralamada ise 80. sıradan 117. sıraya geriledi.

'AĞIR FİNANSAL KRİZ RİSKİ ARTIYOR'

2019’dan bu yana geçen süre içerisinde Türkiye ekonomisinin sağlam para konusunda karnesi pek parlak değil. Ekonomi yönetiminin genel görünümünü belirleyen keyfilik, idari zafiyet ve değişkenlik para karnesini de bozuyor.

Merkez Bankası 2011 sonrasında gitgide asli görevlerinden uzaklaşarak döviz kuru seviyesinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi gibi farklı kaygıların söz konusu olduğu bir kurum haline geldi. Geleneksel anlamıyla enflasyon hedeflemesi stratejisini terk etmiştir.

Finans piyasalarının sağlığında üstü şimdilik örtülü sıkıntılar söz konusu olup hem bankaların hem hane halkının bilançoları yorgun. Orta-uzun vadede muhtemel bir finansal krizin maliyetleri beklenenin çok üstünde gerçekleşebilir.”


PAYLAŞ