Kemal Okuyan: Ankara'daki toplantıda 'ittifak görüşmesi' yapılmadı

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, HDP'nin çağrısıyla yapılan tpolantıyı değerlendirdi.

Sol TV Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Kazbek'in sorularını yanıtlayan Okuyan, Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri, HDP, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi'nin (TÖP) katıldığı toplantıyı değerlendirdi.

HDP'nin toplantı çağrısının ittifak çağrısı olmadığını belirten Okuyan, "Toplantıda da zaten böyle bir görüşme yapılmadı. TKP'nin ittifaktan anladığı şey ilkeli, ortak belli konularda anlaşan, belli bir programda anlaşan siyasi güçlerin yan yana gelip onu toplumsal güçlerle birleştirmesi. Bu açıdan baktığımız zaman o toplantıdaki siyasi güçlerle böyle bir ittifak olasılığı çok uzak" diye konuştu. 

"Ama biz bu toplantıya çok nazik bir davet aldı ve dedik ki 'Biz kendi düşüncelerimizi paylaşacağız sizinle ve dinleyeceğiz'. Toplantıya da bazı önerilerle gittik" diyen Okuyan, basın üzerinden tartışmak yerine kurumların görüşlerini doğrudan paylaşmasını istediklerini dile getirdi.

İttifak için 3 ilkelerini olduğunu söyleyen Okuyan, "Başta bir tarafında sermaye sınıfına, sermaye partilerine elini uzatmış bir yerde biz olmayız. İki, laiklik. Laiklik meselesinde de çok net bir tavrımız var. Üç, emperyalizm" ifadelerini kullandı. 

Kemal Okuyan'ın açıklamalarının bir bölümü şu şekilde:

Toplantıya çağrı bir ittifak çağrısı değildi. Toplantıda da zaten böyle bir ittifak görüşmesi yapılmadı. Bazı basın organlarında "Halk ittifakı yola çıktı" falan diye haberler çıkıyor. Bizim açımızdan da bu toplantı açısından da böyle bir tablo yok. Zaten biz defalarca açıkladık, Türkiye Komünist Partisi'nin ittifaktan anladığımız şey ilkeli, ortak belli konularda anlaşan, belli bir programda anlaşan siyasi güçlerin yan yana gelip onu toplumsal güçlerle birleştirmesi. Bu açıdan baktığımız zaman biz samimiyetle bu toplantıya giderken de toplantıdan çıkarken de aynı şeyi söyledik. O toplantıdaki siyasi güçlerle böyle bir ittifak olasılığı çok uzak.

Neden çok uzak? Bizim savunduğumuz temel meselelerde özellikle HDP açısından söylüyorum ki, HDP'nin kendisi de söylüyor, HDP'nin ittifak politikası solla sınırlı değil. Zaten HDP'yle bu temel meselelerde de önemli görüş ayrılıklarımız var. En azından HDP'nin resmi görüşü, çünkü HDP çok bileşenli biraz da çoğulcu yapısı olan bir parti.

Ama biz bu toplantıya çok nazik bir davet aldık ve dedik ki "Biz kendi düşüncelerimizi paylaşacağız sizinle ve dinleyeceğiz". Bu toplantıya da bazı önerilerle gittik. Neydi bu öneriler: Bir kere basın üzerinden tartışma olmasın, biz istesek de istemesek de bir tartışmanın parçası oluyoruz. Bunun yerine bu partiler yan yana gelsinler görüşlerini doğrudan birbirlerine anlatsınlar, bunun mekanizmalarını kuralım.

İki, Türkiye'de bir ittifaktan daha farklı olarak güncel bazı gelişmeler bazı gelişmeler oluyor. Biz mesela 1 Mayıslarda birlikte bir organizasyonda yer alıyoruz ya da Türkiye'de büyük bir iktidarın hukuksuzluğu, adaletsizliği, seçim usulsüzlüğü bunlarla karşılaşıldığı zaman ortak tepkiler verilebilir mi? Bunların da mekanizmalarını kuralım. Yoksa bazı ifadeler geçiyor solda birlik, ittifak gibi. Böyle bir amaçla yapılmadı bu toplantı, biz zaten böyle bir amaçla yapılsaydı böyle bir toplantıya gitmezdik. Toplantıda bunların konuşulmadığını biliyoruz yani somut olarak bir ittifak projesi konuşulmadı. Ama şu eğer şu sorulacaksa, bir demokrasi ittifakı deniyor, bir halk ittifakı deniyor değişik isimler geçiyor, biz böyle bir ittifakın parçası değiliz zaten.

Peki bu ne anlama geliyor, TKP ne yapmaya çalışıyor, nasıl bir ittifak oluşturmaya çalışıyoruz? Bizim seçimleri de kapsayan bir ittifak politikamızın 3 tane ilkesi var. Başta bir sınıfı şeyi, bir tarafında sermaye sınıfına, sermaye partilerine elini uzatmış bir şey, burada biz olmayız. İki, laiklik. Laiklik meselesinde de çok net bir tavrımız var. Üç, emperyalizm. Türkiye Komünist Partisi'nin NATO ve Avrupa Birliği başta olmak üzere emperyalist kurumlar, Türkiye'deki üsler, Orta Doğu politikası emperyalizmi yani bölge politikası bunlara dair tavrı belli. Buralarda ortak bir doğrultumuz olmayan kimseyle zaten ittifak yapamayız biz. Bu çok net.

Ama öte yandan şu da önemli: Türkiye Komünist Partisi işte sekter parti, kimseyle yan yana gelmez falan... Hayat insanları bazı konularda ortak bir mücadelenin parçası haline gelmeye zorlar zaten. Bu bir bu cinayet olabilir, bu bir haksızlık olabilir, bu bir çevre olayı olabilir. Buralarda ne yaptığınıza bakılır. Burada TKP sermaye ile, gericilerle, emperyalist projelerin uzantılarıyla burada titizlik gösteriyoruz, bizim bir titizliğimiz var. Bu kadar basit. Dolayısıyla bugün olan bir anlayış birliğiyle çünkü biz basın üzerinden tartışmadan bıktık, kendi derdimizi anlattık. Devam edecek bu. 


PAYLAŞ