HDP Sözcüsü Günay Kubilay: AKP-MHP iktidarından kurtulmadan işçilerin talepleri karşılanmaz

Özlem TEMENA


TÜKENMEZ HABER - Asgari Ücret Tespit Komisyonu, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan 15 kişilik heyetle toplantılarına başladı. 2020'de geçerli olacak asgari ücret dört toplantının ardından belirlenecek.

 Türkiye'de 7 milyona yakın çalışanın gözleri bu görüşmede.

 2020 için asgari ücret görüşmeleri sürerken, hem işçilerin talepleri hem muhalefet partileri hem de sendikalarla ‘insanca yaşam için asgari ücret’i konuştuk. Dosyamız emek ve ekenomi alanında yaptığı çalışmalarla bilinen HDP Sözcüsü Günay Kubilay'la devam ediyor. 

HDP: EMEĞİN HER ZAMAN YANINDADIR 

Asgari Ücret Tespit Komisyonu (AÜTK), 2020 yılında uygulanacak asgari ücreti belirlemek için ilk toplantısını 2 Aralık günü yaparak çalışmaya başladı. AÜTK ikinci toplantısını 10 Aralık günü gerçekleştirdi. Komisyonda görüşmelere sürerken, Halkların Demokratik Partisi tarafından ‘Ekonomi Konferansı’ düzenlendi. Konferansta “Asgari ücrette düşüş yaşandığı ve 2008’den beri hiç gelir elde edilmediği” vurgulandı. HDP Parti Sözcüsü - Emek, Ekonomi ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, emek ve ekonomi alanında çalışma yürüten isimlerden. Günay Kubilay’la HDP’nin asgari ücret politikasını Tükenmez haber için konuştuk.

‘PATRONLARIN İSTEDİĞİ DÜZEYDE ARTIŞ YAŞANACAK’

Görüşmelere dair izlenimlerini paylaşan Günay Kubilay, ‘Bakanın açıklamalarına bakınca patronların istediği bir düzey ve oranda düzenleme yapılacağı açık’ diyor; “İlgili bakan asgari ücretin belirlerken ‘istihdamı koruma’ya öncelik vereceklerini söyledi. İşçiler adına katılan Türk İş ise ‘yaşam maliyeti’ diye ifade ettiği açlık sınırı olan 2578 liradan aşağı olmaması gerektiğini belirtti.  15 kişilik Asgari Ücret Tespit Komisoynu’nun bileşimi’ne ve bakanın açıklamalarına bakınca patronların istediği bir düzey ve oranda düzenleme yapılacağı açık. 15 kişilik komisyon 5 hükümet, 5 işveren, 5 işçi temsilcisinden oluşuyor. Hükümet sermayenin, patronların hükümeti. Türk İş eskisi gibi ‘sarı sendika’ bile değil. İşçileri temsil edemez ve patronların ve onların politik sözcüsü AKP iktidarı karşısına işçileri canla başla temsil etmesi, çıkarlarını gözetmesi mümkün olamaz.”

‘KOMİSYONUN İŞLEYİŞİ İŞÇİNİN YARARINA DEĞİL’

‘Komisyonda işçilere 1/3 yer ayrılmasının ‘işçi lehine bir karar çıkmasını engellediğini’ söyleyen Kubilay, “İronik olarak Türk İş işçilerin hakları ve taleplerine özen gösteren tutarlı bir tavır sergilese bile komisyonun 2/3’lik bileşimi daha baştan işçilerin aleyhine bir eşitsizliği ifade ediyor. Bu bileşimle komisyonun nitelikli oy çokluğuyla patronların lehine karar vereceğine kuşku yok. B fotoğrafta sözde işçiler de masada oturuyormuş gibi gözükse de o masada işçilerin temsilcileri bulunmuyor ve her şey patronların ve iktidarın iki dudağının arasında.” yorumunda bulunuyor.

DİSK: EN AZ 3 BİN 200 OLMALI

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, asgari ücretin “geçim maliyeti” olan 2 bin 578 TL olmasında ısrarlı. DİSK ise, bir evde 2 kişinin çalıştığı varsayımı üstünden, asgari ücretin yoksulluk sırının yarısı (3 bin 200 TL) olmasını istedi. 

KUBİLAY ÖNERİLERİNİ DÖRT MADDEDE SIRALADI

HDP Sözcüsü Kubilay, asgari ücretin belirlenme yöntemine ilişkin dört madde sıralıyor;

“Birincisi, asgari ücret her şeyden önce grev yapma hakkıyla birlikte ulusal düzeyde toplu sözleşme yöntemiyle belirlenmelidir.

İkincisi, asgari ücret bütün işçilerin bekar olduğu varsayımına dayanarak belirleniyor. Ancak, bu gerçekçi değil.

Üçüncüsü, vergiden muaf tutulmalı.

Dördüncüsü, yıllık değil, dönemsel olarak belirlenmeli. Asgari baz olarak resmi değil gerçek enflasyon dikkate alınmalı. İktidarın direktifleriyle TÜİK tarafından açıklanan yüzde 8,5 gibi bir resmi enflasyona karşılık çarşıda pazarda halkın enflasyonu yüzde 39’dur. Ekonomik krizin patlak verdiği Ağustos 2018’den bu yana bütün temel ihtiyaç maddelerine yüzde 40 ile 52 arasında zam gelmiştir. 2018’in net asgari ücreti 2020 lira bugün açlık sınırının bile çok çok altındadır.”

‘İŞÇİLER TEPKİLERİNİ ORTAYA KOYMALI’

HDP sözcüsü ‘görüşmelerin işçiler tarafından yakında takip edildiğini’ belirtiyor. Kubilay’a göre,  işçiler görüşmeleri takip etmekle kalmamalı, aynı zamanda tepkilerini ortaya koymalı; “Asgari ücretle çalışan işçiler, görüşmeleri dikkatle izliyorlar. Ancak, izlemekle yetinmemeleri gerekiyor. Sendikal örgütlenme içerisinde hiç olmazsa asgari temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ücret için kitlesel taleplerini ve tepkilerini ortaya koymaları gerekiyor. Son haftalarda pek çok dünya ülkesinde, başta Şili olmak üzere işçiler, emekçiler, ezilenler hükümetlerin izlediği emek karşıtı neo liberal politikalara karşı isyan bayrağını yükseltiyor ve hükümetlere geri adım attırıyorlar.”

MUHALEFETİN ASGARİ ÜCRET BEKLENTİLERİ

İşçilerin olduğu kadar muhalefet partilerinin de gözü bu görüşmelerde. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Asgari ücret net 3 bin 200 TL olmalıdır. Ve bu konuda işçilerin haklı, meşru ve insanca taleplerinin yanındayız, onların mücadelesi bizim de mücadelemizdir" açıklaması yaparken, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’dan da, “Yüzde 22 zam yapılması” gerektiği önerisi geldi.

‘AKP- MHP İKTİDARI EMEKÇİLERİN TALEPLERİNİ KARŞILAYAMAZ’

HDP’nin emekçilerin ve ezilenlerin bir partisi olduğunu belirten Kubilay, partisinin çalışmalarını şöyle sıralıyor; “HDP, ister parlamento içinde olsun ister dışında olsun her zaman emeğin ve alınterinin yanındadır. Yukarıda belirttiğim asgari ücret belirleme yöntemleri dahil, 2020 yılı asgari ücretinin en az 3200 lira olması için gerekli ve etkili muhalefeti yapacak, emek karşıtı iktidar politikalarını gün ışığına çıkarmaya devam edecektir. 2020 yılı bütçe görüşmelerine ve AKP-MHP iktidarının bu bütçedeki politik tercihlerine baktığımız zaman emeğin yok sayıldığı, kamu kaynaklarının üç beş yandaş sermaye grubuna peşkeş çekilmek istendiğini, işçiler, emekçiler, emekliler için olmayan kaynağın silah tekellerinin kasalarına nasıl milyar dolarlar aktardığını görüyoruz. Sonuç olarak, 31 Mart’ta büyük bir seçim yenilgisi almış, çoğunluk desteğini yitirmiş, bu gayri meşru AKP-MHP iktidarından kurtulmaksızın ne işçilerin, emekçilerin temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir asgari ücret olabilir, ne de toplumsal ihtiyaçları eksen alan bir ekonomi politikası hayata yön verebilir.”


PAYLAŞ