Türkiyeli sosyalist partiler: Türkiye NATO’dan derhal çıkmalı

TÜKENMEZ HABER - Rusya Devlet Başkanı Putin dünyanın gözleri önünde Ukrayna'ya ‘özel operasyonun' emrini verdi. Ardından NATO ve AB’den gelen açıklamalarla savaş başka bir boyuta taşındı.

Ukrayna'nın çeşitli bölgelerinden patlamalar yaşanırken, siviller Kiev’i terk ediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Donbass'a 'özel operasyonun' emri verdi. Putin "Rusya, Ukrayna'yı silahsızlandırmaya çalışacak" derken, ölüm haberleri geliyor.

Operasyon haberlerinin ardından Türkiye’nin alacağı pozisyon da merakla bekleniyor. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Türkiye'den Boğazları Rus gemilerine kapatmasını talep ettiklerini açıkladı. Beştepe’de ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında Güvenlik Toplantısı devam ediyor.

Savaş seslerinin ardından Türkiyeli sol ve sosyalist partilerden de ‘barış’ sesleri yükselmeye başladı.

‘DIŞ POLİTİKADA EMPERYALİZME KARŞI DURACAĞIZ’

Tükenmez Haber’e konuşan Türkiye Komünist Partisi’nin Genel Sekreteri Kemal Okuyan, “Türkiye'nin iç politikasında nasıl laikliği savunuyorsak, nasıl emperyalizme karşı duruyorsak, dış politikada da bu politikaları savunmalıyız” dedi.

Türkiye’deki sol harelerin ‘savaş karşıtlığını sınıf eksenine taşıması’ gerektiğini savunan Okuyan şöyle devam etti;

“Türkiye'de sol, ne NATO'nun ne de Rus saldırganlığının arkasında yer alamaz. Rusya’nın başlattığı bu operasyonla dünya artık farklı bir boyuta geçmiştir ve bizler bunun tanıklarıyız. Bizim ‘savaş karşıtlığını bir sınıf eksenine taşımamız' gerekiyor.

Sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde değil, kendi ülkemizden de biliyoruz ki savaşların arkasında büyük tekeller var. Büyük tekellerin ‘kim haklı kim haksız’ kavgasında halklar taraf olamaz. Dolayısıyla insanlık kurtuluşunu şu ya da bu süper gücün diğerine üstün gelmesinde aramamalı…”

‘NATO HER DURUMDA BAŞ DÜŞMANIMIZ’

Türkiye’nin NATO’dan çıkması gerektiğini de altını çizen Okuyan değerlendirmelerine şöyle devam etti;

“NATO her durumda bizim baş düşmanımız. NATO, Ukrayna'da her ne kadar ‘aciz görünse’ de, NATO'nun dünyadaki hakimiyeti kırılmış değil. Peki Türkiye ne yapmalı? Türkiye gerçekten tehlikeli de bir pozisyonda. Türkiye ilk olarak derhal NATO’dan çıkmalı. Hükümetin yaşadığı akıl tutulması karşısında çok sağlam bir hat örülmesi lazım. Yine ikinci olarak Türkiye Montrö'ye sadık kalmalı. Bu karara yönelik bir geri çekilme intihar hatta büyük bir yıkım olur.”

‘AKP hükümetini de silah ticaretine son vermesi gerektiğini’ söyleyen Okuyan “Yine AKP hükümetinin, silah satışlarının da sorgulanması gerekiyor. Türkiye bir taraftan Rusya'dan silah alıyor ama bir taraftan da Ukrayna'ya silah satıyor. Bu ticaretin ‘ulusal çıkar’ olarak yutturulmasına izin veremeyiz. Bu çok yönlü 'dış politika’ değildir” değerlendirmesinde bulundu

‘TÜRKİYE SURİYE’DEN ÇEKİLMEK ZORUNDA’

‘Türkiye Suriye'den de çekilmek zorunda’ diyen Okuyan şöyle devam etti;

“Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden söz eden bir siyasi iktidar o zaman Suriye'nin toprak bütünlüğünü de savunmalı. Şu anda Türkiye’nin güvenliğini sağlayacak tek şey; ülkenin ve vatandaşlarının güvendiği bir siyasi iktidar, halkın güvendiği bir siyasi iktidar. İç politikayı, dış politika tamamlar. Türkiye'nin iç politikasında nasıl laikliği savunuyorsak, nasıl emperyalizme karşı duruyorsak, dış politikada da politikaları savunmalıyız.”

‘TÜRKİYE’NİN GÜVENCESİ NATO OLAMAZ’

Sosyal medyadan açıklama yalan Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Tırmanan gerilim ve savaş karşısında Türkiye’nin güvencesi NATO olamaz. NATO emperyalist bir savaş örgütüdür. Türkiye NATO’dan çıkmalı, emperyalist savaşlarda Türkiye’yi taraf yapan tüm anlaşmalar iptal edilmelidir” çağrısı yaptı

Akdeniz’in sosyal medyadan yaptığı açıklamalar şöyle;

"Ukrayna’da, Dombas’da patlayan silahlar bütün dünya haklarını tehdit ediyor. Bu savaş halkların savaşı değil, silah tekellerinin ve emperyalistlerin savaşıdır. Bize, halklara düşen; bulunduğumuz her yerde tepkimizi ortaya koymak, barışın sesini yükseltmektir.

Ülkemizdeki emek ve demokrasi mücadelesi, emperyalist savaşa karşı mücadeleyle birleşmek zorunda. Vakit kaybetmeden! Yerel platformlar bir an önce toplanmalı, eylem takvimi çıkarmalı. Olmayan yerlerde savaş karşıtı platformlar kurulmalı. 

Emperyalist savaş ve işgalin büyüme olasılığı karşısında Türkiye’nin dış politikası nasıl belirlenecek? Sermaye ve onun hükümeti karşısında barışın teminatı halkımızın yükselteceği barış sesidir.

Emperyalist savaş sadece ölüm değil açlık, yoksulluk, yeni göçler, kitlesel işsizlik demektir. Uluslararası işçi sınıfı ve halklarla birlikte bu vahşete dur diyelim!

Tırmanan gerilim ve savaş karşısında Türkiye’nin güvencesi NATO olamaz. NATO emperyalist bir savaş örgütüdür. Türkiye NATO’dan çıkmalı, emperyalist savaşlarda Türkiye’yi taraf yapan tüm anlaşmalar iptal edilmelidir.

SOL PARTİ’DEN HÜKÜMETE ÇAĞRI

Yazılı bir açıklama yapan SOL Parti ise “AKP iktidarı emperyalist müdahalenin parçası olma hevesinden, ABD ve NATO’nun dümen suyunda ülkeyi yeni felaketlere götürecek her tür hamleden vaz geçmelidir” çağrısında bulundu.

TİP: TÜRKİYE BARIŞIN TARAFI OLMALI

Türkiye İşçi Partisi'ndan yapılan açıklamada "Rusya'nın saldırısına da NATO'nun genişlemesine de dur diyoruz" ifadeleri yer aldı

 Türkiye İşçi Partisi (TİP) "Rusya’nın Ukrayna’ya dönük askeri harekatı başladı. Moskova iktidarının, yayılmacı girişimleri için kimi tarihi referansları gerekçe göstermesi kabul edilemez. Dünya halklarının refahı, kanlı sömürgeci ve milliyetçi mirası yüceltmekle değil barış adımlarıyla sağlanacaktır. Rusya ordusunun harekâtı derhal sona ermeli, bölgeye istikrar ve barış getirecek kapsamlı müzakere süreci bir an önce başlamalıdır" ifadelerine yer verdi.

"Yalnız Rusya-Ukrayna hattını değil, yerkürenin pek çok bölgesini istikrarsızlaştıran başlıca etken NATO’nun kendisi ve genişleme hedefleridir" denilen açıklama şöyle devam etti:

Başını ABD’nin çektiği ve emperyalizmin savaş aygıtı olarak işlev gören NATO, dünya halkları için en önemli tehdit anlamına gelmektedir. Kapsamlı müzakere sürecinin birincil hedefi NATO’nun genişleme perspektifini ve yayılmacı politikalarını masaya yatırmak olmalıdır.

Silahlanma yarışı, dünya halkları için bir diğer önemli tehdittir. Gerek Türkiye’nin de aralarında olduğu NATO müttefikleri, gerek Rusya, gerekse Çin ve Hindistan gibi ülkeler dünya tarihinde eşine az rastlanır bir silahlanma yarışı içine girmişlerdir.

Washington ile Moskova arasında, Sovyetler Birliği’nin var olduğu günlere dayanan kitle imha silahlarını dizginlemeyi amaçlayan anlaşmalardan son yıllarda geri adım atılması, yapıcı ve uzlaşmaya dayalı bir anlayışın terk edildiğini göstermesi bakımından kaygı vericidir. Kapsamlı çözümün bir diğer ayağı da silahlanma yarışını denetim altına alacak bir zemin oluşturmaktır.Ülkemizi de çok yakından ilgilendiren bu savaş, tüm bölge halkları için büyük bir tehdit anlamına gelmektedir. Askeri gerilim ve çatışmalar, savaş ve işgaller ölüm, yıkım, yoksulluk, kitlesel göç ve istikrarsızlık getirmektedir.Türkiye İşçi Partisi, askeri çözüm arayışlarına, saldırganlığa, emperyalist ve yayılmacı girişimlere karşıdır. Ülkemizde, ateşe benzin dökmek isteyenler, silahlanma yarışının parçası olmayı hedefleyenler, çatışmadan medet umanlar olduğu açık. Oysa çözüm kapsamlı müzakereler ve barıştadır.

TİP'ten yapılan açıklamada iktidara bir de uyarı vardı. Açıklamada "Herhangi bir taraftan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ihlali anlamına gelecek tüm talepler reddedilmelidir. İstikrarsız ve ateş hattındaki bir bölgede savaşı ve silahlanmayı desteklemek halkımızın çıkarına değildir. Türkiye barışın tarafı olmalı, bunun için gerekli girişimleri başlatmalıdır" denildi.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR