Amerika'nın kirli başkanlık kampanyalarının uzun tarihi

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 2020 başkanlık seçimleri yaklaşırken politikacıların seçim kampanyası dahilinde sosyal medya hesaplarından yaptıkları saldırgan paylaşımlar…  Amerika’da dünden bugüne politikacıların kirli seçim kampanyalarıyla rakiplerini alt etmesi…  The Independent’tan Andrew Buncombe’un hazırladığı “Amerika'nın kirli başkanlık kampanyalarının uzun tarihi” dosyası Trump’tan Nixon’a ABD başkanlarının kirli başkanlık kampanyalarını anlatıyor:

Joe Biden bunamış olmalı. O videoyu gördünüz mü? Konuştuğu yeri, tarihi ya da yılı bile hatırlayamadı. Donald Trump da öyle. Kelime uydurmaya devam etti ve görünüşe bakılırsa donakaldı. Peki ya Nancy Pelosi? Sarhoş gibiydi. Keşke bir aile üyesi devreye girip bir şeyler söyleseydi. Gerçekten üzücü.

Bu, en azından, 2020 seçim dönemi için ortam ısınırken ve şiddetlenirken son aylarda sosyal medyada çok fazla zaman geçiren herkeste oluşabilecek türden bir izlenim.

Bazıları diğerlerine göre daha kaba ve apaçık sahte videolar birbiri ardına dolaşıma girerek, fısıltıları ve suçlamaları kamuoyunun gündemine yerleştirdi ve Amerika'nın -hepsi de 70’lerinde- en önemli üç politikacısının meşruiyetine dair soru işaretlerini artırdı. Önümüzdeki 11 ay boyunca sergileyecekleri performans, ülkenin gidişatını büyük ölçüde belirleyecek.

Bu zehirli ve saldırgan reklam kampanyası şok edici görünüyorsa, daha da şaşırtıcı olan kısmı bunun çok da yeni olmadığıdır. Kirli politikalar, başkanlık kampanyalarında sürekli yer almış ve seçim sürecini sık sık belirleyen bir unsur olmuştur.

Siyasi söylem ve medya yayınlarına Trump’ın yağmur gibi durmadan akan temelsiz ve küstah saldırılarının hakim olduğu bir dönemde, bugün bazıları tarafından "saygın" bir Cumhuriyetçi başkan timsali sayılarak müdafaa edilen George W. Bush’un destekçilerinin 2000’de ön seçimde rakip John McCain'in Afro-Amerikalı bir kadından “gayrimeşru” bir çocuk sahibi olduğu konusunda yalan söylentiler yaydığını hatırlamak şaşırtıcı gelebilir.

İftiraların acı verici yanı, McCain ve eşi Cindy'nin Bangladeşli Bridget adlı küçük bir kızı evlat edinmeleri gibi bir gerçeğe dayanmasıydı. Gerçek görüş almak yerine söylentiyi yaymak için tasarlanan bir telefon anketinde seçmenlere şu soru soruldu: 

“Siyahi bir kızın gayrimeşru babası olduğunu bilseydiniz John McCain’e az ya da çok oy verir miydiniz?”

“Maverick” (aynı düşüncede olduğu parti ya da gruba karşı bağımsız hareket edebilen kişi kastediliyor ed.n.) kampanyası New Hampshire'da ön seçimde sürpriz zafer kazandıktan hemen sonra Güney Karolina'ya geçen McCain, elde ettiği galibiyetin karalamaların bedeli olduğunu söyledi. McCain, hatıralarını kaleme aldığı Worth the Fighting For: The Education of an American Maverick (Uğruna Savaşmaya Değer: Bir Amerikan Maverick’inin Eğitimi) adlı kitapta, "Hakkımdaki karalamaların aksine davranmak dışında, itibarımı hedef alan gizli saldırılar karşısında yapabileceğim hiçbir şey yoktu” diye yazdı. Bush’un kampanya sorumluları bu işle herhangi bir ilgileri olmadığını söyledi ancak Bush, Güney Karolina’yı kazandı, Cumhuriyetçi aday olmayı başardı ve küçük bir farkla -Florida’da 537 oyla- Demokrat Al Gore’u yenerek Beyaz Saray’a girdi.

Bush’un babası da kirli politikalara bulaşmıştı. 1988'de Michael Dukakis'le girilen başkanlık yarışında Bush’un kampanyası, şimdilerde kötü şöhretli Willie Horton reklamını kullanarak Demokrat Dukakis'i, valisi olduğu Massachusetts'te izin programıyla geçici olarak salıverilen ve daha sonra bir kadını öldüren Afro-Amerikalı bir mahkumla ilişkilendirdi. Dukakis anketlerde önde görünüyordu ancak ırkçılık yüklü kampanyadan büyük zarar gördü ve Cumhuriyetçiler başkanlığı art arda üç kez elde ederek nadir bir başarı kazandı.

Amerika'nın ilk seçimlerinden bu yana böyle şeyler oluyor. Tarihçi Rick Shenkman, Presidential Ambition: Gaining Power at Any Cost (Başkanlık Hırsı: Bedeli Ne Olursa Olsun İktidarı Elde Etmek) adlı kitabında kirli numaraların cumhuriyetin başlangıcına kadar nasıl uzandığını ayrıntılı olarak anlatıyor.

The Independent'a konuşan Shenkman, “İlk iki seçimimiz çok temizdi ancak sonra kirlenmeye başladı (...) (Amerika'nın ilk başkanı) George Washington bile, İmparator Neron’dan daha fazla saldırıyla göğüs germek zorunda kaldığından dert yanmıştı” diyor. 

Medyanın şimdi olduğundan daha partizan olduğu bir zamanda ülkenin üçüncü başkanı Thomas Jefferson, kölelerinden birinden çocuk sahibi olduğu suçlamalarıyla mücadele etti. Jefferson, görevdeki John Adams'ı yenmeyi başardı, o tarihten 200 yıl sonraysa, Jefferson’ın Monticello çiftliğinde çalışanlarından biri olan Sally Hemings’le uzun süreli ilişkisi tarihçiler tarafından sonunda kabul edildi. Çiftin 6 çocuğu vardı.

Uzmanlar, sıklıkla işe yaradığı için Nixon'ın 1972'de George McGovern'a karşı mücadelesinden günümüze kirli siyaset uygulamalarının devam ettiğini söylüyor.

Brookings Enstitüsü'nde etkili kamu yönetimi merkezi direktörü ve Harvard Üniversitesi'nden bilim insanı Elaine Kamarck, “Kirli siyaset çok sık etkili oluyor (...) Bir kampanyanın standart işleyiş prosedürü olumlu başlıyor ancak bumerang gibi kendilerine dönmeyeceğinden emin olduklarında olumsuz da olabiliyor” diyor. 

Kamarck, internetin mesajlaşma miktarını ve yayılabilen yanlış bilgilendirmeyi artırmanın yanı sıra belirli grupları hedef alabilen bir yol olduğunu söylüyor. McCain-Feingold Yasası olarak da bilinen 2002 tarihli “Reklamının Arkasında Dur” yasası, televizyonda ya da radyoda bir kampanyadan veya partiden gelen herhangi bir reklamın, genellikle “Bu mesajı onaylıyorum” diyen aday tarafından sahiplenilmesini gerektirirken, giderek daha önemli bir savaş alanı olarak ortaya çıkan internet dünyası içinse böyle bir mecburiyet bulunmuyor. 

Bu, seçmenlerin belirli bir adayın Müslümanlardan nefret ettiğini öne süren bir reklamın resmi bir mesaj mı, geniş ölçüde finanse edilen birçok siyasi eylem komitelerinden (PAC) birinin icraatı mı, yoksa Rusya tarafından yayılan yanlış bilgilendirme mi olduğu konusunda daha az bilgiye sahip oldukları anlamına geliyor.

Aynı zamanda, sosyal medya devleri de bu tür içerikleri takip etme ve düzenlemede en iyi yola karar vermeye çalışıyor. Pelosi'nin üzerinde oynanmış videolarının en kötü şöhretlisini, standartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle YouTube kaldırdı ancak Twitter ve videonun sahte olduğunu kabul etmesine rağmen teknoloji firması Facebook tutmaya devam etti. Neticede, milyonlarca kişi Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi Başkanı’nı görünüşte kelimeleri ağzında yuvarlayarak telaffuz ederken gösteren videoyu izledi.

Virginia Commonwealth Üniversitesi'nden davranış bilimci Caroline Orr, olumsuz kampanyaların ve kirli siyaset numaralarının duygulara hitap ettiğini belirtiyor.

Orr, şunları söylüyor:

“Duyguları harekete geçirme niyetiyle tasarlanırlar, böylece insanlar bilgiyi normalde yapabilecekleri ciddiyetle değerlendiremez ve öylece benimseyiverir (...) Çoğu zaman başarılıdır, çünkü insanların önceden var olan inançlarını besler. Biri göçmenler hakkında şüpheciyse ve bu konuda kışkırtıcı bir reklam görürse, o kişinin ölçüp tartmadan inanması daha olasıdır. Defalarca ispatlandığı üzere, duygusal çekicilik en etkili yöntemdir.”

Orr, insanların haber kaynağı olarak sosyal medyaya daha çok bel bağladıkça diğer bakış açılarından giderek daha fazla soyutlandığını, zira “algoritmaların kişilerin ne okumak istediğini çözdüğünü” söylüyor.

Trump’ın başkan olarak teamülleri çiğnemede başvurduğu birçok yoldan biri, saldırgan reklamlara bizzat öncülük etmek oldu. 73 yaşındaki Trump birçok kez 76 yaşındaki Biden’ın aklını kaybettiğini iddia etti. 

Trump bu yaz gazetecilere verdiği bir demeçte, kampanyası sırasında birbiri ardına gaf yapan eski başkan yardımcısının bir kalabalığa “yoksul çocuklar da en az beyaz çocuklar kadar yetenekli ve zeki” demesinden sonra “Bakın, Joe'nun tahtası noksan” dedi. 

Trump ayrıca, avukatı ve vekili Rudy Giuliani’yle birlikte, Pelosi'nin üzerinde oynanmış birçok videosundan birini retweet etti ve paylaşımına eklediği notta, "PELOSİ BASIN TOPLANTISINDA KEKELEDİ" ifadelerini kullandı.

Sağ kanattaki kadar büyük olmasa da solda Trump hakkında saldırı reklamları üreten büyük bir ekosistem olmasına rağmen, Biden henüz Başkan’a yönelik hakarete başvurmadı.

Kendisi ve kampanya yöneticileri, yaşıyla ilgili bazı destekçileri arasındaki şüpheye rağmen, eskisi kadar keskin kalma konusunda ısrar ediyor. Biden, bir dereceye kadar Demokrat adaylar arasında önde olmaya devam ediyor ve hangi anketi göz önünde bulundurduğunuza göre değişmekle birlikte rakiplerinden 4 ila 8 puan arasında farkla önde gidiyor. 

Washington Examiner'ın kıdemli gazetecisi ve Going Dirty: The Art of Negative Campaigning (Kirli Siyaset: Negatif Kampanya Sanatı) kitabının yazarı David Mark, Trump'ın bir diğer icraatının, neyin şok edici olduğuna dair çıtayı yükseltmek olduğunu söylüyor.

Trump kampanyasının ilk danışmanları arasında, uzun zamandır “siyasi dalavereci” olarak ün salmış olmaktan memnun kıdemli ajan Roger Stone da vardı. Stone ocak ayında, Rusya’nın 2016 seçimlerine müdahale ettiği iddiası ve Trump kampanyasıyla muhtemel bağlantısına dair Robert Mueller’in yürüttüğü soruşturmanın bir parçası olarak Mueller tarafından kendisine yöneltilen tanığı ifadesini değiştirmesi için tehdit etme suçlamasını reddetti. 

Önümüzdeki aylarla ilgili, “Kirli siyaset kesinlikle, daha da yoğunlaşacak” diyen Mark, Biden’ın Demokratların adayı olması halinde, 1980'lerde neredeyse kel bir senatörken bugün saçlarının daha fazla olduğu göz önüne alındığında, saçları hakkında çok sayıda saldırı beklememiz gerektiğini söylüyor.

Mark, şu ifadeleri kullanıyor:

“İşler her zamankinden daha fazla çirkinleşecek olmasına rağmen, insanlar böyle şeylere alışkın olduğundan bunun çok etkili olacağından emin değilim (...) Bugünlerde insanları siyaset veya başka bir konuda şok etmek epey zor. Bir şeyin yerleşmesini sağlamak için gerçekten iyi bir yol bulmalısınız ve bu giderek zorlaşıyor.”

Çeviren: İsmail Aydın


abd

PAYLAŞ