Bana Amy De: 'Oyun Amy'nin çevresi tarafından nasıl karanlığa çekildiğini canlı jazz-rock ve çağdaş dansla seyirciye yansıtıyor'

TÜKENMEZ HABER - 'Bana Amy De', çağdaş dans ve canlı jazz rock müzik eşliğinde özgün bir yorumla sunuluyor. Amy Winehouse'un son 3 gününü anlatan oyun, 5 Nisan Salı günü saat 20.30'da, Moda Sahnesi'nde seyirciyle buluşacak.

Winehouse'u canlandıran Cansu Tekoluk ile 'Bana Amy De' ve Türkiye'de tiyatroya karşı olan ilgi hakkında konuştuk.

- Bize biraz kendinizden ve 'Bana Amy De' oyunundan bahseder misiniz? Ne kadar zamandır sahneleniyor oyun? Gelecek gösterilerin tarihlerinden bahsedebilir misiniz? 

'ÖĞRENMEK SONSUZ BİR ŞEY'

"Merhaba ben Cansu Tekoluk, 1994 İstanbul doğumluyum. Sağlık Meslek lisesi diş protez teknisyenliğini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Diş Protez Teknolojisi bölümünü kazandım ve 2014 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldum. Tüm bu süre boyunca kendimi bildim bileli bir şekilde tiyatronun içinde var olmaya çalıştım ve çalışıyorum. 2015 yılında şu an ki yönetmenim aynı zamanda da hocam olan sevgili Kemal Başar ile tanıştım ve konservatuar sınavlarına hazırlandım. Ancak özel sebeplerden dolayı ne yazık ki gidemedim. 2016 yılında Neslihan Arslan ile sınavlara tekrar hazırlandım ve Bursa Uludağ Üniversitesini kazandım. 2020 yılında oyunculuk bölümünü bölüm birincisi olarak tamamladım. Bu süreçte oyunculuk üzerine psiko-fiziksel çalışmalar, araştırmalar yaptım ve hala yapıyorum, deneyimliyorum. Çünkü öğrenmek sonsuz bir şey.

'OYUN ULUSLARARASI BİR YAZAR OLAN KOSTA KORTİDİS'İN KALEMİNDEN ÇIKMIŞ'

Kemal Başar’ın öğrencisi olduğum süreç itibariyle bu zamana kadar yaptığı üretimleri ,eserleri takipteydim. ”Bana Amy De” Amy Winehouse Müzikali de onlardan biriydi.2019 yılında yolculuğuna başlamış ve seyircisiyle buluşmuş bir oyun. Ancak benim Amy ile yolculuğum 18 Kasım 2021’de başladı. 'Bana Amy de' oyunu uluslararası bir yazar olan Kosta Kortidis’in kaleminden çıkmış ve yine evrensel bir yönetmen olan Türkiye’de ve Avrupa’da da birçok eser yönetmiş ve en iyi yönetmen ödülüne de sahip usta oyuncu ve yönetmen Kemal Başar’ın imzasını taşıyor. 

'AMY'NİN ÇEVRESİ TARAFINDAN NASIL KARANLIĞA ÇEKİLDİĞİNİ CANLI JAZZ-ROCK VE ÇAĞDAŞ DANS İLE SEYİRCİYE YANSITIYOR'

Oyun Amy’nin hayatında önemli roller oynamış kişileri ve onun hayatına nasıl etki ettiklerini gösteren aynı zamanda çok genç yaşta şöhret basamaklarını hızla tırmanan genç bir kadının çevresi tarafından nasıl karanlığa çekildiğini canlı jazz-rock ve çağdaş dans ile seyirciye yansıtıyor. Bu oyunda Amy’ye en güvendiği çocukluk arkadaşı Juliette (Zeynep Yaylıcıoğlu), kahramanı olarak gördüğü babası Mitch Winehouse (Alkış Peker),en değer verdiği büyükannesi Cynthia Winehouse (Zeynep Yaylıcıoğlu), vazgeçilmez aşkı Blake (Savaş Alp Başar) ve son olarak oyundaki doktor (Zeynep Yaylıcıoğlu) eşlik ediyor. Amy’nin oyundaki geçişleri, yaşadığı duyguları yansıtması ve oyunun müzikalite seviyesine çıkması açısından tüm bu karakterlerin dışında orkestra büyük bir rol oynuyor.Oyunun müzikleri Savaş Alp Başar imzası taşıyor (Bateri-Güney Soysal, Bas Gitar-Kaan Yavuz, Elektro Gitar-Anıl Birgin, Vokal-Elektro Gitar-Savaş Alp Başar). 

'DAHA ÇOK ONU ANLAMAYA, DUYGUSUNU GÖRMEYE ODAKLANDIM'

Hazırlık sürecinde öncelikli amacım asla o olmak olmadı. Daha çok onu anlamaya, duygusunu görmeye odaklandım. Oyunda da dediği gibi; 'O da bir insan ya'.

'AMY'NİN HAYATA VEDA ETTİĞİ YAŞTAYIM VE BU YOLCULUĞA BAŞLAMIŞ OLMANIN DA SORUMLULUĞUNU YAŞIYORUM'

Sonuç olarak 27 yaş gibi bir yaşta çok erken hayata veda etmiş büyük bir sanatçı olmasının dışında hayatında çok ağır şeyler yaşamış bir “kadın”. Amy’nin hayata veda ettiği yaştayım ve bu yolculuğa başlamış olmanın da sorumluluğunu yaşıyorum elbette. Ancak oyunun belgesel niteliği taşımadığını da belirtmek yerinde olacaktır diye düşünüyorum. 

Oyunumuz en yakın 26 Mart Kültüral Performing Arts, 5 Nisan Moda Sahnesi, 21 Nisan Yenimahalle 4 Mevsim Tiyatro Salonu'nda seyirciyle buluşacak. Tiyatro Keyfi’nin bu ve diğer tüm oyunlarının detaylı bilgisi için sosyal medya hesaplarından güncel oyun bilgilerine ulaşabilirsiniz."

- Pandemi tiyatroyu ve tiyatro oyuncularını nasıl etkiledi? Kısıtlamalar kalkmasına rağmen halen etkisi devam ediyor mu? 

'TİYATRO HER DÖNEM BİR ŞEKİLDE AYAKTA KALMAYI BAŞARDI'

"Pandemi maalesef sadece tiyatroyu değil tüm dünyayı etkiledi. Bende pandemi döneminde mezun oldum. Elbette tüm kısıtlamaların öncelikle sanat alanında başlayıp genelleşmesi bizleri biraz daha zorladı. Ama üretmek arzusu oldukça her koşula ayak uydurmayı öğreniyor insan. Keşke daha özgür alanlarımız olsa tabi. Bu özgür alanları olusturmakta yine bizim elimizde. Pandemi bir yerden sonra işin bahanesi oluyor. Tiyatro her dönem bir şekilde ayakta kalmayı başardı ve üretmeye devam ettikçe de ayakta kalmaya ve dönüşmeye devam edecek. 

'KISITLAMALARIN ETKİSİ ELBETTE KENDİNİ GÖSTERİYOR'

Kısıtlamaların etkisi elbette kendini gösteriyor. Önlemler alındığı halde hala kapalı ortamlarda durmak istemeyen seyircilerimiz oluyor. Umarım bu pandemi sürecini bir an önce sağlıklı bir şekilde atlatır ve kısıtlamalar olmadan seyircilerimizle daha rahat buluşabiliriz."

- Türkiye'de tiyatroya karşı olan ilgiyi nasıl buluyorsunuz? Tiyatro ekonomik sebeplerden dolayı artık bir lüks olma yoluna girecek mi ya da girdi mi? 

'EVLERE EN ÇOK GİREN TELEVİZYON VE İNTERNET DAHA ÇOK RAĞBET GÖRÜYOR'

"Türkiye'de aslında tiyatro kökenlerimizde olan bir veri olmasına rağmen batılı dediğimiz tiyatro mantığı geçmiş dönemlerde olduğu gibi günümüzde de bana tam olarak yerini bulamamış gibi geliyor. Elbette seyirci var, yok diyemeyiz. Ancak bu alanda bence ülkemizdeki en büyük eksiklik çocukluktan başlayıp insanlara seyirci olmanın nasıl bir şey olduğu anlatılmaması ve öğretilememesidir. Bu alışkanlık ne yazık ki çok az okulda çocuklara aşılanıyor. Haliyle evlere en çok giren televizyon ve internet daha çok rağbet görüyor. Bu alanlarda tanınmamış, isimleri bile bilinmeyen çok yetenekli oyuncular mevcut. Toplum olarak araştırmaktan biraz yoksunuz sanırım. Önümüze gelsin istiyoruz.

'BENİM İÇİN TİYATRO HİÇBİR ZAMAN LÜKS OLMADI'

Maalesef günümüz ekonomisi de toplumu ciddi anlamda zorlayan bir noktada. İnsan geçim derdine düşmüş durumda. Seyirci açısından bakacak olursak bilet fiyatları elbette bir kriter. Ancak bu hayat öncelikleri ile alakalı diye düşünüyorum. Mesela o gün dışarda iki kahve içmek yerine tiyatroya gitmek bir tercih meselesi. Sadece bu durum parayı neye harcamak istediğimizle ile doğru orantılı. Tiyatro sadece oyuncusuyla, yönetmeniyle, teknik ekibi ile var olan bir oluşum değildir. Seyirci çok önemli bir noktada yer alıyor. Fiyatlar eleştirilirken günümüzün yaşam koşullarına da bakmak önemli. Sonuç olarak o parayla evini geçindiren, tiyatrosunu ayakta tutmaya çalışan insanlar da söz konusu. Baktığımızda aslında bilet fiyatları çok ortalama bir durumda. Kısaca anlatmak istediğim önceliklerinizi ne belirliyor? Benim için tiyatro hiçbir zaman lüks olmadı. Aksine bir ihtiyaç olarak görüyorum. Bunu mesleğim olduğu için söylemiyorum aynı zamanda bende bir tiyatro seyircisiyim.Tiyatro temelinde türü fark etmeksizin size yeni bir bakış açısına, başka bir düşünceye kapı açar. Aynı zamanda iyileştirici, birleştirici, kimine göre de arındırıcı bir sanat alanıdır. "


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR