Futbol tiyatrosunda kara mizah örnekleri

Haftalar önce hemen hemen herkes, Trabzonspor'un şampiyonluğunu nerdeyse kabul etmişti. Geçen yıllara göre düşük rekabet düzeyi ve oluşan puan farkının, gerginliği de azaltması gerekiyordu aslında. Bu yüzden de bu sezon, en rahat yıl olabilirdi hakemler için.

Fakat o kadar puan farkına ve liderin zirvede yalnız olmasına rağmen, hakemler yine öne çıkmayı başardılar bir şekilde.

Adana Demirspor-Trabzonspor maçında, maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu'nun VAR'a rağmen verdiği karar, Türk futbolundaki çaresizliğinin görüntüsüydü aslında.

Çünkü bu hakem kararı, bozuk sistemin çarpık bir kararıydı aslında.

Ve hakemlerin rekabet bozucu kararların bedelini, Avrupa'da ödüyor takımlar. Gecen yıl Beşiktaş'ın Avrupa'da yaşadığı başarısızlık, aslında sürpriz değildi.

Ve gelecek yıl da Trabzonspor'un işi kolay olmayacak. Çünkü baz alınabilecek bir rekabet ve seviye yok Süper Lig'de.

Türkiye'de saha içi istatistiklerin de bir değeri yok. Çünkü futbolu yönetenlerin futbolu berbat yönetmesi ile ortaya çıkan durum, oyunun kendisine çelme takarak, oyunun gelişimini engelliyor.

Aynı zamanda başarısız yönetimler, büyük boşluklar yaratıyor. Bu boşlukların sonucu olarak, düşmenin kaldırılması teklif edilebiliyor ve kimse böyle bir durum olmaz diyemiyor mesela.

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, TBMM genel kurulunda Süper Lig'de küme düşmenin kaldırılmasını teklif ederken, hem Türkiye Futbol Federasyonu hem de Kulüpler Birliği'nden hala konu ile ilgili bir açıklama yok.

Futbol tiyatrosunda abartılmış Fair Play gösterisi

Mesela Fair Play ruhu bile farklı bu topraklarda. Hafta sonu oynanan Gaziantep FK-Göztepe maçında, yaşanan abartılmış Fair Play gösterisi, her şeyin nasıl da birbirine girdiğini gösteriyor.

Olağan bir pozisyonda, gol olduğu için kalesini rakibe açan Göztepe ve durup dururken son dakikada penaltı vuruşunu dışarı atan Gaziantep FK oyuncusu Muhammed Demir.

Ne neden yapılıyor, pek anlaşılır değil. Zaten Fair Play ruhu, rekabetin en sert anında kaybetmeyi göze alınca değerlidir aslında.

Her paydaşının katkısı ile birbirinin içine girmiş ve ne olduğu anlaşılmayan bu futbol tiyatrosunda, oyuncular artık seyirciyi de önemsemiyor.

Bir siyasinin küme düşmenin kalkmasını teklif etmesi, bir hakemin herkesin gözünün içine sokarak VAR'a rağmen tuhaf bir penaltı vermesi, oyuncuların anlamsız Fair Play gösterileri, sezon devam ederken 13 hakemi görevden alınması ve onları görevden alan MHK Başkanı'nın istifa etmesi, yeni normaller olarak yaşanıyor futbol kamuoyunda.

Fakat bunlar yaşanırken, oyun da can çekişiyor yeşil sahalarda.

Çünkü Türk futbolunun gerçeklikle arasında mesafe, gittikçe uzuyor ve daha da içe kapanıyor yerel futbol.

Süper Lig'de teknik adam görev süresi ortalama 132 gün

Bu içe kapanma durumu, hem saha dışında hem de saha içinde veriler ile ortada.4 büyüklerin son 9 aylık bilançosunda zarar 1,1 milyar TL. Süper Lig lideri Trabzonspor, zarar olarak da lider.

Yani şampiyonluk için büyük maliyetleri göze almış durumda. Şampiyonluk oldukça pahalı kalıyor ve şampiyonluğun getirilerinin bu zararı karşılaması zor.

En azından geçmiş şampiyonların, şampiyonluk yıllarından sonra nasıl finansal problemler yaşadıkları, bilançolarında gözüküyor zaten.

Bununla beraber Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi'nin (CIES), çalışması ilginç.

Çalışmaya göre, dünyada teknik adamların görev süresi sıralamasında sonlardayız. Süper Lig'de bir teknik adamın görev süresi ortalama, 132 gün.

Ve Türkiye Süper Ligi, listede Arnavutluk, Ermenistan, Endonezya, Bolivya ve Peru ligleri ile listenin en sonunda bulunuyor. Teknik adamları değiştirme sıklığı, takımların dolayısı ile ligin plan ve sistemsizliğini, yani akışına göre yönetildiğini gösteriyor.

Artık sürekli çözüm ve çözüm önerileri konuşulmak zorunda.

Bıkmadan, usanmadan...

Yoksa Türk futbolu, bir hakemin çarpık kararına mahkûm olmaya devam eder.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR