TDK Başkanı: Dil olarak İbranice de Yunanca da Çince de bizim akrabamız

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Gürer Gülsevin, “Dil olarak İbranice de Yunanca da Çince de bizim akrabamızdır” dedi.

Gülsevin, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Kampüsü Atatürk Kongre Merkezi'nde düzenlenen, "Dilimiz kimliğimizdir" konferansına katıldı.

Resmi dil olmanın çok uzun bir statü olduğunu kaydeden Gülsevin, "Dünyada kaç tane devlet dili var diye bakarsak, 6 bin dil içinde taş çatlasa 193 tane devlet dili vardır ki Birleşmiş Milletler'de 193 tane devlet vardır. Hatta bunu bile diyemezsiniz çünkü devletlerin çoğunun kendi dilleri konuşma dili olsa bile resmi dilleri İngilizcedir, Fransızcadır ya da Almancadır. Asla 193 tane devlet dili de yoktur” dedi.

Devlet dilinin üzerinde de eğitim ve bilim dili statüsü olduğunu belirten Gülsevin, bazı ülkelerin devlet dili olmasına rağmen eğitim dilinin İngilizce, Almanca veya Fransızca olabildiğini anlattı.

Gülsevin, Türkçenin tarih sahnesine ilk çıktığı andan itibaren devlet dili olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bilge Kağan'ın dili, Atatürk'ün Nutuk'u gibi devlet başkanının halka hitabıdır. Son derece yüksek bir edebiyat vardır. Karşımıza çıktığında da yazı ve devlet dilidir. 6 bin dil arasında tarihsel sıralamaya bakarsak ilk sırada Çince gelir, sonrasında Aramice ve İbranice geliyor. 4. sırada ise Yunanca var. Dil olarak İbranice de Yunanca da Çince de bizim akrabamızdır. 10. sırada ise Türkçe geliyor. 687 yılındaki Orhun Yazıtları'dır. Bu diller arasında İngilizce, Fransızca, Rusça veya İspanyolcayı göremezsiniz. Göktürk Yazıtları'ndan asırlar sonra Almanca ve Fransızca dil haline gelmiştir. Bütün Avrasya'yı dolaşmış bir dil düşünün. Bizim bambaşka bir medeniyet ve kültürümüz varki çok geniş bir coğrafyadan beslenmiştir. Sibirya'dan Kosova'ya kadar Türkçenin hakim olduğu coğrafyadaki nüfusa bakarsak 240 milyon olarak karşımıza çıkar. Türkiye Türkçesi konuşan kişi sayısı ise 94,5 milyondur.”

‘YURT DIŞINDA ÇOK FAZLA TÜRK DİZİSİ İZLENİYOR’

Türkçenin dünyada en güzel günlerini yaşadığını belirten Gülseven, "1979 yılından beri Türk dili çalışan biri olarak bunu söylüyorum. Bu devletlerin ve kültürlerin prestiji ile ilgilidir. Türkçenin itibarını artıran kurum ve kuruluşlarımız var. Yunus Emre Enstitüsü bunların başında geliyor. Siz dil öğrenmek için Alman Kültür veya İngiliz Kültür'e gidiyorsunuz, yurt dışında Türkçe öğrenmek isteyenler de Yunus Emre Enstitüsü'ne gidiyor" diye konuştu.

Her yaş ve kesimden insanın Türkçe öğrenmek için Yunus Emre Enstitüsüne başvurduğunu vurgulayan Gülseven, Türkiye Maarif Vakfının da önemli bir misyon üstlendiğini ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde de önemli sayıda Türkçe öğretmeninin görev yaptığını söyledi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının zeki öğrencilere burs vererek Türkiye'ye getirdiğine dikkati çeken Gülseven, "Farklı alanlarda eğitim alan gençlerimiz ülkelerinde önemli görevlere geliyorlar. Türkçe diziler ise bunların arasında belki en fazla etkisi olan unsurumuz. Yurt dışında çok fazla Türk dizisi izleniyor. Dizi ihracatında ABD Hollywood ile ilk sırada, hemen arkasından Türkiye geliyor. Bu konuda ülke olarak da pastadan yüzde 25 pay alıyoruz” dedi.

AA


PAYLAŞ