Avukatları tutuklu, aileler öfkeli: Soma için neden adalet yok?

“Bu bir paçavradır. -Yargıtay’ın Soma davası kararını kast ediyor- Bütün bu feryat paçavraya karşıdır. Bu paçavraya ne kadar para harcadılar, hangi cemaatlerle iş tuttular bilmiyoruz ama buna boyun eğmeyeceğiz...

“Yargıtay’ın vermiş olduğu karara direnin. Bu paçavrayla kendinizi sınırlandırmayın. 5 iş günü içinde binlerce sayfalık dosyayı inceleyen 3 Yargıtay üyesi sorumluluk taşısın. Bu dava ekmeğini kazanırken kimse ölmesin diyedir. Tekrar söylüyorum bu yükü taşımayın...”

Okuduğunuz bu cümleler Sosyal Hakları Derneği (SHD) kurucularından avukat Can Atalay’dan.

Şimdi okuyacaklarınız da Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) kurucularından avukat Selçuk Kozağaçlı’dan.

“Bu ülke tarihinin en büyük işçi kıyımı, dünya madencilik tarihi içinde ise ilk üçe girer. Çok büyük bir felaketle karşı karşıyayız ama doğal felaket değil. İnsan yapısı, aşırı kar hırsı, elverişsiz alanlarda yüksek rekolteli madencilik, rödovans denilen performansa dayalı kazanma…

“Bunların hepsi iş güvenliği noksanları, işçiye değer vermeme ile bir araya geldiğinde böyle büyük bir katliam oluyor. Bu nedenlerle kaza demiyoruz; kaza değil bu. Öngörülebilir ölümler hiçbir zaman kaza diye adlandırılmamalı...”

Sekiz yıl önce bugün, Manisa Soma Maden’de patlama gerçekleşti. 

Patlamanın ardından önce evlere sonra haber merkezlerine tek tek ölüm haberleri ulaşmaya başladı. 1,2,3,4,..... Tam 302 emekçi çalışırken öldü. Onlarca çocuk babasız kaldı, Soma’da hayat durdu. Bazıları "iş kazası" dese de yaşanan önce, "iş cinayeti", sonra da "Soma Katliamı" olarak hafızalarda iz bıraktı.

Sorumlular hakkında iddianameler hazırlandı, davalar görüldü. 2015’te görülen ilk duruşmada, Somalı ailelerin “adalet istiyoruz feryadı” medyanın yoğun ilgisi ile ekranlara yansırken, yıllar geçtikçe her duruşmada mahkemeye olan ilgi azaldı.

Somalı ailelerin adalet talebinin yerini, Soma Maden Şirketi’nin faaliyet geçip geçmeyeceği tartışması aldı.

Bugün gelinen noktada, Soma’da yaşamını kaybeden 301 işçinin ailesinin haklarını mahkeme salonlarında arayan iki avukat Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı tutuklu, ihmaller sonucu bir katliama neden olan Soma’nın sorumluları ise serbest.

Adının haberde yer almasını istemeyen Soma’da eşini kaybetmiş olan kadın Somalı ailelerin düşüncelerini bianet'e şöyle özetledi:

“Ne söyleyeceğimizi bilmiyoruz. Öfkeliyiz, elime bir balta alıp duvarları yıkmak istiyorum. Bizim iki avukatımızı tutukladılar. Bize yardım etmek, hakkımızı aramak suç mu?”

Sosyal Haklar Derneği’nden (SHD) Avukat Akçay Taşçı, “abi” diye söz ettiği Can Atalay’ın Soma başta olmak üzere birçok davada mağdur taraflar için avukatlık yaptığını hatırlattı.

Soma’lı ailelerin Selçuk Kozağaçlı’nın ardından avukat Can Atalay’ın tutuklanması nedeniyle çok öfkeli olduğunu belirten Taşçı, şöyle dedi:

“Aileler diyor ki ‘kim bizim hakkımızı savunsa, onu tutukluyorlar. Biz bunu nasıl kabul edelim? Bize kim yardım etmek isterse kim bizim yanımızda olursa onu cezalandırılıyorlar. Ama bize zarar verenler sevdiklerimizin ölümüne neden olanlar serbest, biz bunu kabul etmiyoruz…’

“Aileler çok tepkili ve birçoğu da artık çok bunalmış durumda. Ne diyeceklerini bilemiyorlar. Bugün Soma’da mitingdeyiz. Bizim hakkımızı vermedikleri gibi hakkımızı savunanları da tutukluyorlar.

“Can abinin tutuklanması yeni değil. Mücadele edenler, gerçekten elini taşın altına sokan avukatlar tutuklanıyor. Sekçuk Kozağaçlı gibi, Can Atalay gibi...

“Can abi Soma’lı ailelerden tutun da İstanbul’daki kent suçlarına kadar birçok davada halkın yanında avukatlık yapıyordu. Tek suçu mücadele ederken samimi ve sahici olması. Mağdurların örgütlenmesinden mahkemeye başvurmaları gereken döneme kadar her aşamada avukatlık yapıyordu bilinçlendiriyordu. Bunu kaldıramadılar, bunun devam etmesini istemedikleri için onu tutukladılar.

"En acı olan da bugün Soma Maden'de işçiler için koşullar değilmiş değil. İşçiler hyeni faciaların eşiğinde. Kimse bu iş cinayetlerini durdurmak için önlem almayı düşünmüyor."

“Soma’da bugün adalet mitingi var. Türkiye’nin pek çok noktasından avukat, hak savunucusu, mağdur aile Soma’da olacağız bugün. Can abi bugün düzenlenen mitingi organize eden isimlerden biriydi. Örgütlediği mitinge kendisi katılamıyor.

“Herkese çağrımızdır, bugün Can abi için gözünüz kulağınız Soma’da olsun. Can’ın hissi ile herkesi Soma’ya bekliyoruz. Can’ın bıraktığı yerden Somalı ailelere yalnız olmadıklarını hissettirmememiz gerekiyor. 

“Bugün Can’ın yokluğunu hissettirmeme zamanı. Biz Sosyal Haklar Derneği olarak bugün Soma’dayız. Ailelerin yanındayız. Can abinin istediği gibi, Somalı ailelerin haklarını savunmaya devam edeceğiz...”

Mahkeme eliyle iş cinayetleri nasıl meşrulaştırıldı?
Soma’da yaşamını kaybeden 301 işçinin ailesinin adalet arayışı 2015'te başladı. Davada 5'i tutuklu 51 kişi yargılandı.

İDDİANAME

2 Mart 2015'te iddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, beşi tutuklu 8 kişi için, "Olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20-25 yıl, "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istendi.

Tutuksuz yargılanan 43 sanık için de "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ancak bu kişilerden, 25'inin cezalarının, kusur durumundan dolayı 3'te 1 oranında artırılması talep edildi. Sekiz tutukludan üçü serbest bırakıldı

25 Aralık 2015'teki duruşmada tutuklu sanıklardan maden mühendisleri Hilmi Kazık ve Yasin Kurnaz, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

2018'in Temmuz ayında sonuçlanan davada 37 kişi beraat etti. 14 sanık, taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermekten cezalandırıldı.

Mahkeme, sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı 15 yıl, Genel Müdür Ramazan Doğru'yu 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik'i 18 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti.

Can Gürkan, 18 Nisan 2019'da yurtdışına çıkış yasağıyla tahliye edildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30 Eylül 2020'de kararı bozdu. Can Gürkan'ın da aralarında bulunduğu dört sanığa "olası kastla 301 kez öldürme ve 162 kez yaralama" suçundan ceza verilmesini istedi.

Ancak iki Yargıtay savcısı bu kararın düzeltilmesi için 8 Ocak 2021'de başvuruda bulundu. Dilekçede, sanıklar hakkında "taksirle ölüme neden olmaktan" ceza verilmesi talep edildi.

Ardından dosya Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne geri döndü. Bu sırada 5 kişilik heyetteki 3 üye değişti. Yeni heyet ikiye karşı üç oyla önceki kararı bozdu. Kararda, Can Gürkan'ın bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmaktan yargılanması gerektiği belirtildi.

Bu karar doğrultusunda aralarında patron Can Gürkan'ın bulunduğu 4 kişi "bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan tekrar hakim karşısına çıkması kararlaştırıldı. Dava 13 Nisan'da Akhisar Ceza Mahkemesi'nde tekrar görülmeye başlandı.

2021'in Şubat ayında ise Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, yardımcısı İsmail Adalı'nın yattıkları süre göz önünde bulundurularak Soma İnfaz Savcılığı tarafından serbest bırakıldı. 3 tutuklu sanığın cezaevinden serbest bırakılmasını ardından Soma davasında cezaevinde tutuklu sanık kalmadı.

Duruşmada mütalaasını okuyan savcı, Can Gürkan, Efkan Kurt ve Adem Ormanoğlu'nun bilinçli taksirle çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmalarını, Haluk Evinç'in ise beraatini istedi.

Heyete verdikleri karar sebebiyle tepki gösteren maden işçilerinin avukatları, sanıkların tutuklanmalarını, bir sonraki celselerde de duruşma salonuna getirilmelerini talep etti. Mahkeme heyeti duruşmayı 24 Mayıs'a erteledi. Sanıklardan hiçbiri tutuklanmadı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin kendi verdiği kararı bozmasının ardından yeniden görülen davanın 4. Duruşmasında Manisa Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, “Bilinçli taksirle öldürme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla yargılanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a 20 yıl hapis cezasına hükmetti.

Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi, bilirkişi raporlarında acil eylem planı yöneticisi olarak tespit edilen Haluk Evinç beraat etti.

Maden mühendisleri Efkan Kurt ile Adem Osmanoğlu hakkında 12'şer yıl 6'şar ay hapis cezası verildi.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan SEBGİS aracılığıyla katılırken diğer sanıklar katılmadı. Sanıkların hiçbiri tutuklanmadı.

AYM'YE TAŞINDI 

301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin davada, yerel mahkemenin verdiği kararın Yargıtay tarafından onanması, 10 Mayıs 2022’de Anayasa Mahkemesi'ne taşındı.

ÇHD'li ve SHD'li avukatların başvurusunda yaşam hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği ifade edilerek, yeniden yargılama ile tazminat talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına neden olan mahkeme kararı ve bu kararın Yargıtay tarafından onanması tartışma yaratmıştı.

Patron Gürkan'ın hapiste kaldığı süre ve infaz düzenlemesinden yararlanması sayesinde 2 yıl 6 ay daha hapis yatarak cezasını tamamlayacak.

Toplamda 7 yıl hapiste kalacak olan Gürkan, 301 madencinin her biri için 8 gün hapis yatmış olacak.

Bianet/ Evrim Kepenek


PAYLAŞ