TİP'ten barınma krizine karşı kanun teklifi

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ile TİP Milletvekilleri Sera Kadıgil, Ahmet Şık ve Barış Atay, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz koşullarıyla birlikte milyonlarca yurttaş için her geçen gün daha da hayati bir sorun haline gelen barınma sorununun giderilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına kanun teklifi sundu.

Kanun teklifinde konut kiralarının Türkiye'de yaşayan milyonlarca emekçi, öğrenci ve ezilen sınıfların omzuna büyük bir yük yüklediği belirtilirken, "Konutun barınma hakkı olmaktan uzaklaşarak finansallaştığı, zenginleşmek için yatırım aracı olarak kullanıldığı, kullanım değerinin yerine mübadele değeriyle ikame edildiği bir düzende emekçiler, öğrenciler yerinden ediliyor ya da en iyi ihtimalle evinden çıkarılma korkusuyla güvencesiz bir geleceğe sürükleniyorlar" denildi.

Barınma hakkının tüm insanlar için ulusal ve uluslararası yasalarla korunma altına alındığını belirten TİP Milletvekilleri, "İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme gibi uluslararası anlaşmalarda da devletlerin yurttaşlarına elverişli, erişilebilir konutlar sunma görevi tanımlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Kanun teklifinde Türk Borçlar Kanunu'nda kiracı ile kiraya veren arasındaki anlaşma usulleri tamamen bireylerin inisiyatifine bırakıldığı belirtilerek, hem konut hem de işyeri kirası ilişkilerinin sistem içinde dahi sözleşme serbestisi anlayışına bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

Konutu metalaştıran, inşaat ve emlak şirketlerinin sermayesine sermaye katmasını sağlamayı hedef tutan ekonomi ve kent politikalarının konut ve kira krizine yol açtığı ve bu krizin pandemi koşullarının da etkisiyle daha da derinleştiği ifade edilen kanun teklifinde, mülkünde ikamet etmeyen mülk sahiplerinin konut varlığı üzerinden zenginleşmesinin önüne geçmek amacıyla varlıklara uygulanan vergilerin artırılması gerektiği vurgulandı.

Kanun teklifinde ayrıca kentlerdeki boş konut ve iş yerlerinin tespit edilerek boş konut sayısının kamuoyu ile paylaşılması gerektiği belirtildi.

Kira bedeli artışında esas alınan Tüketifi Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) kiracının korunması maksadıyla kiraya vereni sınırlayan bir gösterge olarak ele alındığı ancak artan enflasyon nedeniyle TÜFE'nin kiracıları korumak yerine kiracıların sırtında bir yük halini aldığı ifade edildi.

Konut ve kira krizinin tüm emekçiler ve ezilen sınıflar için yakıcı bir sorun halini aldığı ve özellikle başka illere eğitim amacıyla taşınmayı planlayan öğrencilerin elinden bu imkanı aldığı belirtilen kanun teklifinde, Türkiye'deki kentsel dönüşüm süreçlerinin de sadece rant elde etme amacna hizmet ettiği ve kentsel dönüşüm süreçlerine ilişkin yasal düzenlemelerin ve fiili uygulamaların sadece "mülkiyet hakkı" üzerinden ilerlediği için bu durumun, kiracıların dönüşüm süreçlerinin her aşamasında mağdur edildiği bir düzlem yarattığı belirtildi.

TİP'in TBMM'ye sunduğu kanun teklifinin maddeleri ve gerekçeleri şöyle sıralandı:

MADDE 1-  Madde teklifi ile konut veya çatılı işyeri niteliğinde gayrimenkul sahibi olan gerçek ya da tüzel kişilerin elde ettiği kira gelirleri ikiden fazla ise bu kişiler vergi muafiyetlerinden ve istisnalardan yararlandırılmaması ve bu kira gelirleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu düzenlemeleri uyarınca her bir gayrimenkul için alınan gelir vergisinin yüzde beşi oranında ek vergi alınarak Barınma Fonuna aktarılması amaçlanmaktadır.

MADDE 2- Madde teklifi ile Emlak Vergisi Kanunu düzenlemeleri uyarınca değerli konut vergisine tabii gayrimenkullerin, bina vergi değerinin, asgari ücretinin 1000 katı ve üzeri olması durumunda değerli konut vergisine tabii tutulması, gayrimenkulün mülkiyet, intifa, kira vb. haklara dayanılarak kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızın, değerinin yüzde ikisinin değerli konut vergisi olarak alınması, değerli konut vergisine tabii gayrimenkullerin vergi muafiyetlerinden ve istisnalardan yararlandırılmaması, elde edilen vergilerin Barınma Fonuna aktarılması amaçlanmaktadır.

MADDE 3- Madde teklifi ile konut veya çatılı işyeri niteliğinde gayrimenkul sahibi olan gerçek ya da tüzel kişilerden bu gayrimenkulleri için Emlak Vergisi Kanunu düzenlemeleri uyarınca her bir gayrimenkul için alınan emlak vergisinin, gayrimenkullerin aynı ilde ve kiralanmış olması durumunda, kiralanan ikinci konut için 2 kat, üçüncü konut için 3 kat, dördüncü konut için 4 kat, 5 ve daha fazlası için yüzde 50 oranında ek vergi alınarak Barınma Fonuna aktarılması amaçlanmaktadır.

MADDE 4- Madde teklifi ile konut ve çatılı iş yeri niteliğindeki gayrimenkullerden mülkiyet, intifa, kira vb. haklar kapsamında kullanılmadığın ve boş olduğunun tespit edilmesi, tespit edilen bu gayrimenkullerin tespit tarihinden itibaren iki aylık süre içinde aynı durumda olduğunun tespit edilmesi halinde vergi cezasının tahakkuk ettirilmesi, bu cezaların Barınma Fonuna aktarılması amaçlanmaktadır.

MADDE 5- Derinleşen konut krizi ve ekonomik kriz sebebiyle kira bedellerinin fahiş şekilde artması yurttaşları, barınma giderlerini dahi karşılayamayacak noktaya getirmiştir. Madde teklifi ile, ülke nüfusunun ciddi bir kısmının barındığı meskenlerde kiracı olduğu düşünülerek, derinleşen kriz karşısında yurttaşlara kira desteği sağlayabilmek için kaynak temin etmek adına Barınma Fonu kurulması ve kurulan fonun gelir kalemlerinin belirlenmesi, kaynakların dağıtılması ve denetimine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 6– Madde teklifi ile, barınma ve konut krizinin etkilerini en yakıcı şekilde hisseden öğrencilere eğitim hakkı ile tamamlayıcı nitelikte olacak şekilde kira yardımı desteği yapılması amaçlanmaktadır.

MADDE 7- Madde teklifi ile, kiralanacak konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesinde kira tavan fiyat uygulamasına geçilmesi amaçlanmaktadır. Öte yandan, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin sonlandırılması kiraya veren bakımından belirli hallerin mevcudiyeti ile sınırlandırılmıştır. Piyasa koşullarının kira bedellerini etkilemesi ve kiralananın yeni kiracıya oldukça yüksek bedeller ile kiraya verebilmesinin yolu kanunda sayılan bu sınırlı sebepler aracılığıyla açılarak halihazırdaki konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin sonlandırılması ve kiralananın yeni kiracılara yüksek bedeller ile kiraya verilmesi ile neticelenmektedir. Madde teklifi ile, kiralayanın yeni kiracısı ile yapacağı kira sözleşmesini, ancak eski kiracının ödediği son kira bedeli üzerinden yapabileceği yönünde bir sınırlama getirilmesi amaçlanmaktadır. 

MADDE 8- Barınma hakkının temel bir yaşam hakkı olduğu ya da mekanlar aracılığıyla kentlerin, yaşam biçimlerinin şekillendirildiği ve dahası ideolojilerin yansıtıldığı düşünülerek hem konut hem de işyeri kirası ilişkilerinin sistem içinde dahi sözleşme serbestisi anlayışına bırakılmaması elzemdir. Uzatma ile 10 yıllık süresini dolduran konut kira sözleşmeleri, kiralayanların konutu daha yüksek bedelle kiraya verme yönündeki iradesi ile sonlandırılmakta, kiracılar ise yıllardır yaşadığı yerlerinden edilmektedir. İşyerleri de yüksek kira bedeli talebinin yanı sıra sosyal dokunun dönüştürülmesi için araçsallaştırılmaktadır. Madde teklifi ile, 10 yıllık kira sözleşmesinin sonlandığı durumlarda eski kiracının hakkının korunması ve yerinden edilmesinin önüne geçilmesi için yeni yapılan sözleşmelerde eski kiracıya öncelik hakkı tanınması, kira bedelinin eski kira bedeli üzerinden kira artış usulüne uygun olarak artırılması için yasal zeminin oluşturulması amaçlanmaktadır.

MADDE 9- Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde yasal kira artış oranı TÜFE olarak belirlenmiş ve kira artış miktarı bu oranla sınırlandırılmış ise de hali hazırda uygulanan ekonomi ve kent politikaları ile TÜFE, kiracıları korumak şöyle dursun kiracıların sırtında bir yük halini almıştır. Artan konut taleplerine rağmen boş konutların piyasaya arz edilmemesi ise kira bedellerinin yasal artış oranını aşar nitelikteki zamlar için gerekçe gösterilmektedir. Madde ile, sözleşme serbestisi ilkesi gözetilerek barınma hakkı ve konut hakkını aşındıran hatta söz konusu hakları ortadan kaldıran uygulamaların önüne geçilmesi, mevcut ekonomik düzenin kiracılar üzerindeki etkisinin azaltılması için TÜFE oranları ve piyasa koşulları gözetilerek 2022 Ocak ayından itibaren geçerli ve devam eden 2 yıl ile sınırlı olmak üzere, konut ve çatılı işyerlerine ait kira sözleşmelerine konu kira bedellerinin dondurulması amaçlanmaktadır.

MADDE 10- Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde yasal kira artışının sınırı TÜFE oranı belirlenip kiracıların bu yasal artış sınırı ile korunması hedeflenmiş, ancak hakkaniyeti sağlama gerekçesiyle uzayan konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin beşinci yılında kiraya verene kira tespit davası açma hakkı tanınmıştır. Kira bedellerinin serbest piyasa koşullarına göre belirleniyor oluşu gelinen noktada kiraya verenlerin kira tespit davası açma haklarını kötüye kullanmaları ile neticelenmiş vaziyettedir. Madde teklifi ile, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin beşinci yılının dolması sebebiyle kira tespit davası açılması yönündeki yasa düzenlemesinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 11- Madde teklifi ile, kentsel dönüşüm projeleri gerekçesiyle meskenlerinden olan kiracılara, riskli olduğu tespit edilen ve yıkım kararı verilen gayrimenkuller için karara itiraz hakkı tanınması ve bu kiracıların kira yardımı alabilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 12- Madde teklifi ile, kentsel dönüşüm projesiyle yıkılıp yeniden inşa edilen binalarda kiracı sıfatıyla ikamet eden kiracıların yeni yapılan binada tekrar kiracı olabilmesi için hukuki ve ekonomik güvence oluşturulması amaçlanmaktadır.

Independent Türkçe


PAYLAŞ