Öztrak: Erdoğan, SADAT'ın kurucusu Adnan Tanrıverdi'yi ilk sıradan atamış

Fotoğraf: AA

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın SADAT kurucusu Adnan Tanvrıverdi'yi 9 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararla Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu’na atadığını hatırlatarak, "Kendi imzasıyla Adnan Tanrıverdi’yi, hem de ilk sıradan atamış. Peki Adnan Tanrıverdi kim? SADAT’ın kurucusu. Kendi güvenlik ve dış politika kuruluna ilk sıradan atadığı birini, tanımadığını söyleyen birine bu millet nasıl inansın?" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Öztrak, Erdoğan'ın SADAT ile ilgisinin olmadığı yönündeki açıklamasına dair "Karar, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulu’na yaptığı atamalara ilişkin. 8 Ekim 2018 tarihinde imzalamış. 9 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış. Kendine bağlı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu’na, kendi imzasıyla Adnan Tanrıverdi’yi, hem de ilk sıradan atamış. Peki Adnan Tanrıverdi kim? SADAT’ın kurucusu. Kendi güvenlik ve dış politika kuruluna ilk sıradan atadığı birini, tanımadığını söyleyen birine bu millet nasıl inansın? Erdoğan’ın içeride başka, dışarıda başka konuşması, bugün ak dediğine, yarın kara demesi vakayı adiyeden oldu..." diye konuştu.

‘ÇALIŞAN HER 100 GENÇTEN 38’İ KAZANDIĞIYLA MUTLU OLAMIYOR’

Genç işsizliğine dair konuşan Öztrak, TÜİK’in verilerine göre üç milyon gencin ne istihdamda ne eğitimde olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: "Ev genci sayısında, üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı içerisinde, Kolombiya’nın ardından, ikinciyiz. Bu ülkede analar, babalar, 'Yeter ki evladım okusun' diye yemiyor, evlatlarına yediriyor. Giymiyor evlatlarına giydiriyor. Okutuyor. Ama üniversite mezunları da iş bulamıyor. Her 100 işsizden 27’si üniversite mezunu. Üniversiteli işsiz sayısı, 1 milyonun üzerinde. TÜİK verileriyle 2021’de, 18-24 yaş arasındaki gençlerin beşte biri mutsuz. Oysa daha dört yıl önce, 2017’de, Gençlerin onda biri kendini mutsuz sayıyordu

Ucube Saray rejimi fiilen hayata geçtikten sonra, 4 yılda, ülkemizde mutsuz gençlerimizin oranı, ikiye katlanmış. Ucube Saray rejimi, gençlerimizin neşesini, gülüşünü ve mutluluğunu çalıp götürmüş. Bugün ülkemizde her 100 gençten 8’i, eğitimini yarıda bırakıyor. Eğitimden uzaklaşan gençlerimizin yarısı, ekonomik sıkıntılar nedeniyle okulunu bırakıyor.

Bu ucube yönetim insan sermayemizi yok yere tüketiyor. Çalışabilen şanslı gençlerimizi de, aldığı ücret ve maaş mutlu etmiyor. 2017’de, çalışan her 100 gençten 31’i kazancından mutsuz iken, 2021’de çalışan her 100 gençten 38’i kazandığıyla mutlu olamıyor."

‘AYDA 28 BİN 555 LİRA TAKSİDİNİ ÜLKEMİZDE KAÇ GENÇ ÖDEYEBİLİR?’

Öztrak'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Uçan konut fiyatlarını düşürmek için çıkardıkları son paket. İlk defa ev alacaklara, 0.99 faizle 10 yıl vadeyle 2 milyon lira kredi. Allah aşkına! Ayda 28 bin 555 liralık kredi taksidini, ülkemizde kaç genç ödeyebilir? Bunu ancak dolar, Avro kazanan yabancılar öder. İnşaat maliyetleri uçmuş. Eldeki konut sayısı azalmış. Sen kredi vererek, yabancılara konut satanlara teşvik vererek, Türk vatandaşlığını yabancıya eşantiyon diye vererek, talebi azdırıyorsun. Bu cahillik neticesinde, daha kredinin lafı duyulur duyulmaz, konut fiyatlarına zam yağdı. 'Fiyatı düşüreceğiz' diye yola çıkan iş bilmezler, konut fiyatlarını daha da uçurdu."

‘TÜRKİYE ÇOK CİDDİ BİR GIDA VE AÇLIK KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA’

"Ülkemiz sadece barınma kriziyle değil; çok ciddi bir gıda ve açlık kriziyle de karşı karşıya… İstanbul’un bazı ilçelerinde ekmek fiyatı 4.5 lirayı buldu. Bir litre karton süt, 20 lira oldu. TÜİK’in son açıkladığı makyajlı istatistiklere göre dahi, tarım ürünlerinde üretici fiyatları, nisanda yüzde 18, son bir yılda yüzde 119 artmış. Ama millete yansıyan gıda enflasyonu yüzde 91. Yani heybede daha çok turp var. Maliyet enflasyonunda şampiyonluk, baklagiller, tahıllar gibi bitkisel ürünlerde. Buradaki fiyat artışları yüzde 191. Son bir yılda, DAP gübresi yüzde 205, ÜRE gübresi yüzde 293 zam gördü.

Traktöre konacak mazotun fiyatı yüzde 240 arttı. Akaryakıta hâlâ zam üstüne zam geliyor. İşte bugün İstanbul’da benzinin litresi 23 lira 86 kuruşa çıktı. Sadece çiftçi değil, besici ve süt üreticisi de zamların altında eziliyor. Besi yemi de, süt yemi de son bir yılda yüzde 134 zamlandı. Bugün bir litre sütün raftaki fiyatı 20 lirayı geçtiyse, çiftçi üretmez hale geldiyse, bir kilo kıyma 150 lirayı bulduysa, bunun hesabı, bakkaldan, kasaptan, esnaftan, tüccardan, çiftçiden değil, çiftçiye kanunla vermeyi taahhüt ettiği desteğin, bu güne kadar yarısını bile vermeyen, milli paramızı pul eden, Erdoğan Şahsım hükümetlerinden sorulmalıdır.

‘TABAN FİYAT ORTADA YOK’

Çukurova bölgesinde buğday hasadı başladı, başlayacak. Ama ortada bir taban fiyat hâlâ yok. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız sıkıntılar ortada. Bizim çiftçimizden buğdayın tonunu 2 bin 250 liraya satın aldılar. Bir süre sonra aynı Toprak Mahsulleri Ofisi, dışarıdan tonu 6 bin 700 liraya buğday ithal etti.

Bizim çiftçiye verdiğinin üç katını başka ülkelerin çiftçisine verdi. Bugünkü dolar kuruyla ithal buğday (tonu) 7 bin 140 lira. Çiftçimizin kazanması, borçlarını kapatıp, seneye de tarlasını ekebilmesi için buğdayda taban fiyat en az 7.5 lira olmalıdır. Hükümet eve deli; ele iyi olmayı bırakmalıdır.

BÜTÇE AÇIĞINDA REKOR

Dövize endeksli mevduat sahiplerini, kur hareketlerinden korumak için bütçeden verdikleri para, 16 milyar 256 milyon lira. Buna bir de vazgeçtikleri 10 milyar liralık vergi tahsilatını da ekleyin. Dört ayda çiftçiye verdiklerinin 2 katını tek kalemde, bir avuç mevduat sahibine verdiler. Yine dört ayda, milletin alın terinden toplanan vergilerle, faiz lobilerine ödenen para 103 milyar 973 milyon 521 bin lira.

Tekrar ediyorum: Bir avuç tefecinin, faizcinin cebine konan para, 103 milyar 973 milyon 521 bin lira. Bu ucube hükümet, sadece vatandaşın bütçesini değil, devletin bütçesini de dikiş tutmaz hale getirdi. Bütçe, tek bir ayda 50 milyar lira açık verdi. Bu, nisan ayları itibarıyls en yüksek açık. Korkunç bir rekor…

‘MERKEZ BANKASI'NIN KASASINI BOŞALTTILAR’

Merkez Bankası'nın kasasını boşalttılar. Yetmedi faizi indirdiler. Milli paramızı pul ettiler. Buna rağmen cari açık rekorlar kırdı. Orta Vadeli Program'da, yılın tamamı için öngörülen cari açığa, nisan ayında ulaştılar. Sadece cari açığın finansmanı için, 8 milyar dolara yakın rezervimizi erittiler.

‘ATATÜRK HAVALİMANI’NIN PİSTLERİNİ KIRMAYA BAŞLADILAR’

Bir kuru inat uğruna, eşi, dostu zengin etmek uğruna, imar planında bile yer almayan bir proje için, Atatürk Havalimanı’nın pistlerini kırmaya başladılar. Ama dün Saray'ın kibirlisi gençlerle yaptığı toplantıda çıktı, “Bir ihtimal pistleri kaldırmayacağız” dedi. Şecaat arz ederken, sirkatin söylemek diye işte buna denir. Erdoğan bu yıkım işine nasıl plansız, programsız giriştiklerini, bir güzel itiraf etmiş. Devlet ihtimalle yönetilmez. Akılla ve bilimle yönetilir. Ama gerçekten bunlar akıldan azade…

‘SURİYELİLERİ EN GEÇ 2 YIL İÇİNDE ÜLKELERİNE GÖNDERECEĞİZ’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında, dış politikamızda temel ilkemiz, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' olacak. Devletimiz bölgesinde ve tüm dünyada, yeniden sözüne güven duyulan bir devlet olacak. Bizim yönetimimizde Türkiye, dostluğu aranan, Hasımlığından kaçınılan bir ülke olacak. Ülkemizdeki Suriyelileri en geç 2 yıl içinde, ülkelerine göndereceğiz. Komşularımızla başta ekonomik, diplomatik ve siyasi ilişkilerimizi geliştireceğiz. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı mutlaka kuracağız. Biz hazırız. Milletimiz hazır. Artık biran evvel seçim sandığının gelmesini bekliyoruz.

 


PAYLAŞ