Modern futbolun acımasız yüzleri

Geçen yıl o kadar gürültü koparmıştı ki Avrupa Süper Lig tartışmaları, futbolun kurtuluşu sanki bu Süper Lig'in iptal olmasına bağlanmıştı.

Avrupa'nın birçok yerinde taraftarlar, ayağa kalkmış ve projeyi destekleyen kulüpleri protesto etmişti.

Özellikle Juventus ve Real Madrid'in başı çektiği projede, İngiltere hükümetinin İngiliz kulüplerine yaptırım tehdidi bile gündeme gelmişti.

UEFA, taraftarlar ve ülke federasyonlarının desteği ile futbol kurtulmuş ve proje ölü doğmuştu.

O süreçte Paris St Germain ve Bayern Münih'in projede yer almayacaklarını açıklamaları, dikkat çekiciydi.

Hatta projenin, futbolda rekabeti bozacağını belirtmeleri de futbol kamuoyunda sempati yaratmıştı.

Sonuç olarak, futbol ve rekabet kurtulmuştu.

Peki, futbol gerçekten kurtulmuş muydu ya da ortada kurtulacak futbol kalmış mıydı?

Aslında futbolda rekabet, çoktan öldü. Ve bununla beraber oyunun ruhu da ölmüş oldu.

Ve ölen rekabetin en büyük sebeplerinden biri de para ile futbolun artık bir bütün olarak yaşamasıydı.

Futbolun yumuşak güç olarak kullanılması ve bir yatırım aracına dönüşmesiyle rekabet, zenginlerin arasına hapsoldu.

Mesela Erling Haaland'ın, Mancherter City'e mi yoksa Barcelona'ya gideceği, cevabı belli bir soruydu aslında.

Parası daha fazla olana gidecekti Erling Haaland.

Mesela geçen yıl, Avrupa Süper Lig'ine karşı olduğunu açıklayan futbolun yapay çocuğu Paris St Germain, Kylian Mbappé için yıllık 150 milyon euro harcayacak.

Fransız kulübü, bu transferi bir başarı olarak sunarken, aslında futbolun cellatlarından biri oldu belki de.

Fransa liginde kaç kulübün bütçesini toplasak, 150 milyon euro eder ki mesela...

Ya da Rennes ve St Etienne, hangi rekabet ve hangi amaç için futbol maçına çıksın ki Paris St Germain karşısında?..

Hangi görsel zevk ve futbol aşkı, bu maçlar için değer yaratsın ki... Zaten sonu belli maçlar.
 

1 (1).jpg

Kolaj: Independent Türkçe

 

Avrupa'da bir Süper Lig uzun süredir var

Örneğin hafta sonu şampiyon olan Manchester City, hangi başarı için gururlansın ki.

Haaland'a 5 yıl için 350 milyon Euro para harcayan Manchester City, hormonlu bütçeleri ve sürekli deldikleri Financal Fair Play ile futbolun ruhunu zaten çok öldürdü.

Paris St Germain ve Manchester City, Haaland ve Mbappé için sözleşme sürelerince toplamda, 850 milyon euroya yakın bir para harcayacaklar.

Ve sonra tüketicilere de bu takımlardan birini desteklemek düşecek.

Mesela yeni nesil yorumcular tarafından, sürekli kutsanan Manchester City ve Pep Guardiola'nın oyunu, popüler kültürün görsel showlarından biri aslında.

Çünkü artık sadece güçlü ve parası olan, zenginler arenasında çarpışmaya hak kazanıyor.

Bu yüzden Süper Lig projesi, ölü doğmadı belki de. Çünkü Avrupa'da, zaten bir Süper Lig vardı.
 

1 (2).jpg

Kolaj: Independent Türkçe

 

Futbolun içinde futbol kalmadı 

2004 yılından beri Şampiyonlar Ligi finallerinde, hep aynı takımlar var mesela.

Yani Süper Lig projesinde olması planlanan takımlar, zaten hep o finallerde ve yarı finallerde varlar.

Dolayısı ile pastanın büyük dilimi, zaten onların midesinde ve istedikleri kadar da harcıyorlar çoğu zaman.

Bakıldığında futbol artık, 3-4 kutuplu bir yere doğru gidiyor. Kloop'un Liverpool'u, Guardiola'nın Manchester City'si ve paranın Paris St Germain'i olarak.

Oyunları ve oyuncuları ne kadar değerli olursa olsun, içinde futbol az kalıyor bu şekilde.


Sonuç olarak, futbolu özlüyoruz. Haaland ve Mbappé'nin bu kadar para etmeyeceği futbolu.

İçinde sürprizlerin, hataların, hikayelerin olduğu ve sadece belirli kulüplerin kazanmadığı futbolu.

Üstelik bu özlemin yanında, modern futbolun da acımasızlığına mahkûm kaldık.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR