Yargı: Atatürk Orman Çiftliği'ne emniyet binası yapılamaz

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği’nde tarihi SİT alanında emniyet hizmet alanı yapılmasına ilişkin, Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın imar planı değişikliğinin iptali için dava açmıştı. Davada yürütmeyi durdurma talebi reddedilince mimarlar davayı bir üst mahkemeye taşıdı.

Bölge İdare Mahkemesi 5. Dava Dairesi, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin itirazını kabul ederek, yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik olarak Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç zararına yol açacağı açık bulunan dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

'ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ ALANLARINI KORUMAK İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan şunları söyledi:

"Atatürk Orman Çiftliği plan değişiklikleriyle sürekli olarak talan ve ranta açılmak istenmektedir. Atatürk Orman Çiftliği’nde ağaçlandırılacak alan statüsünde olan tarihi SİT bölgesinde emniyet hizmet binası yapmak için plan değişikliği yaptılar. Saraya yakın balanda sarayın güvenliği için yapılan emniyet hizmet binası plan değişikliğini yargıya taşıdık ve telafisi mümkün olmayan zararlar verilmesin diye yürütmeyi durdurma ve iptal isteminde bulunduk. 11.İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma talebimizi reddetti. Bölge İdare mahkemesine itiraz ettik, Bölge idare mahkemesi Atatürk Orman çiftliği alanları tarihi sit alanıdır emniyet hizmet binası yapamazsın dedi ve telafisi mümkün olmayan zararlar verilmesin diye yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Bölge İdare Mahkemesi gerekçesinde de, ‘Tarihi sit alanlarında zorunlu altyapı uygulamaları ve bu uygulamalar kapsamında yapılacak olan resmi kurum yapıları dışında hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağı son alınan ilke kararı ile ortaya konulduğundan, tamamı tarihi sit statüsüne sahip planlama alanının zorunlu altyapı uygulamaları kapsamında değerlendirilmeyecek ‘Kamu Kurum Alanı’ olarak planlanmasına yönelik dava konusu planlama kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır’ denilerek plan değişikliğinin hukuka aykırılığı ortaya konmuştur. Kaçak Sarayı yakından ilgilendiren 1700 sayılı ilke kararında Tarihi SİT alanlarında kamu yapıları yapılabilir kararının Danıştay tarafından iptalinden sonra Atatürk Orman Çiftliği Tarihi Sit alanında kamu yapısı yapılamayacağını ifade ederek, yürütmeyi durdurma vermesi oldukça önemlidir. Bu kararla birlikte hem Atatürk Orman Çiftliği alanlarında emniyet hizmet binası yapılmasına olanak sağlayan plan değişikliğinin yürütmesi durduruldu, hem de 1700 sayılı ilke kararına atıfta bulunması ile Kaçak Sarayı’n kaçaklığını da ortaya koyan kararın altını bir kez daha çizilmiş oldu. Bu karar o açıdan da çok sevindiricidir.

Bu kararın gerekçesi ile birlikte, 1700 sayılı ilke kararının Danıştay tarafından iptali ile sarayın kaçaklığı hukuken de bir kez daha tescillenmiş oldu. Kaçak Sarayın tahliyesi için hukuksal ve kurumsal süreçleri başlatacağız. Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyeti ihlal edilerek hukuk katledilerek yapılan ve her defasında ilke kararları değiştirilerek kılıf bulunmaya çalışılan Kaçak Saray ülkenin hukuk garabetinin simgesi olmuştur. Bu karar Atatürk Orman Çiftliği alanlarında yürüttüğümüz bütünlüklü hukuk sürecinde çok önemlidir. Bugün yaşadığımız tüm süreçler, ülkenin aynı zamanda kaçak bir yapıdan yönetilmesindendir. Bunun değişmesi kaçınılmazdır."


PAYLAŞ