Dılşat Cambaz: AKP’den çıkacak herhangi bir yapıya demokratik anlamlar yüklemeyiz

 Barış Kop - Tükenmez Haber

AKP’den ayrılanların iki ayrı parti ile siyaset sahnesine atılacakları gün beklenirken, tartışmalar da bir yandan sürüyor. AKP MYK ise Ahmet Davutoğlu ile beraber üç kişiyi kesin ihraç istemiyle merkez disiplin kuruluna sevk etti. HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, yeni parti çalışmaları ile ardında yaşanan tartışmalara ilişkin Tükenmez Haber'e konuştu.

 

“BABACAN, DAYANDIĞI SERMAYE VE ULUSLARARASI FİNANS, SİYASET ÇEVRELERİYLE OLAN İLİŞKİLERİ NEDENİYLE DAHA AVANTAJLI DURUYOR”

 

Yaşanan ayrılıkların AKP’yi belli oranda zayıflatacağını fakat olası etkilerini şu an için kestirmenin zor olacağını belirten Dilşat Canbaz, “Yerel seçimler sonunda açığa çıkan tablo AKP içinde var olan çatlağı derinleştirdi ve gözle görünür hale getirdi. İki kopuşun AKP’yi belli oranda zayıflatacağı bir gerçektir. Ancak etkileri ne olur? Bunu şimdiden kestirmek zor. Güncel siyaset, uluslar arası durum, ekonomi vs. birçok etmen bu tür hareketlerde etkili oluyor. Davutoğlu daha çok görünür olmaya ve kendisinin ifadesiyle ‘meydan’ okumaya başladı.

 

Bana göre Ali Babacan’ın hem dayandığı sermaye kesimleri hem de uluslararası finans ve siyaset çevrelerindeki daha ‘iyi’ ilişkileri nedeniyle Davutoğlu’ndan daha avantajlı gibi duruyor. Ancak her iki kesimde de ‘yeni’ bir şey yok. AKP’nin ilk çıkış dönemlerinin tekrar eden farklı türevleridir” diye konuştu.

 “Biz kişilerden ziyade programlarla ilgileniyor” diyen Canbaz, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylerken, “Esas mesele burada biz sosyalistlerin ve demokrasi güçlerinin izleyeceği yol” dedi.

HDP’den Babacan’ın partisine geçiş olur mu?


Canbaz, gazeteci Veysi Dündar tarafından yapılan “HDP’nin mevcut milletvekilleri arasından birçok ismin Babacan tarafından kurulacak olan partiye geçiş yapacakları” iddiası için ise şunları söyledi: 

“Böyle bir katılım olacağını düşünmüyorum. Özellikle vekil arkadaşlarım, MYK ve PM üyeleri HDP’de yürüttükleri siyaset konusunda samimi ve kararlı arkadaşlar. Buradaki siyaset çıkarsız ve ağır bir bedeli var. Bu ağır bedeli göze alanların menfaat için başka bir partiye gitmesi beklenemez. Babacan ekibinin, HDP’ye bir etkisinin olacağını düşünmüyorum. HDP’nin ve ittifak yaptığı sosyalist-demokratik kurumların kitlesi, siyasi duruşları ve tercihlerinde nettir.”

 

2023’teki seçimlerde Gül, Erdoğan’ın karşısına aday olarak çıkar mı?

Abdullah Gül’ün 2023 seçimlerinde muhalefetin ortak adayı olarak gösterilme ihtimali hakkında da konuşan Canbaz, “Böyle bir ihtimal görmüyorum. Ben Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) üyesiyim. HDP’nin böyle bir ihtimalde tavrı ne olur bilemiyorum. Bilemiyorum çünkü geçen cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP içinde Gül’ü olumlayan belli söylemlere şahit olduk. Bana göre HDP bu kamplaşmada kendi alternatif yolunu çizmelidir. Biz SMF olarak AKP ve içinden çıkacak herhangi bir parti veya yapıya demokratik anlamlar yüklememekteyiz. Bunlar demokrasi cephesinin değil aksine resmi ideolojiyle donanmış mevcut egemenliğin farklı türevleridirler” ifadelerini kullandı.

 

“DAVUTOĞLU, ERDOĞAN’DAN AZ SUÇLU DEĞİLDİR”

 

Son olarak, Davutoğlu’nun “Başbakanlığım döneminde yapılan her şeyin hesabı verildi. Saldırıların failleri yakalandı ve yargılandı” sözlerini de değerlendiren Canbaz, “Verilmiş hesap yok. Davutoğlu sorumluluğu üzerinden atmak istiyor. Bizler kitlesel katliamlar ve siyasi suikastların arkasında bir şekliyle devlet veya onun denetimindeki güçlerin olduğunu biliyoruz. Davutoğlu, Erdoğan’dan daha az suçlu değildir. Aksine bu sömürü ve katliamlara ortak olmuştur. Ancak bugün değilse de yarın mutlaka bunların hesabını hukuk önünde ve halklarımıza vereceklerdir” şeklinde konuştu.

 

NURİ GÜNAY: “31 MART VE 24 HAZİRAN’DAKİ YENİLGİ SONRASI ÇÖZÜLME SOMUT BİÇİM KAZANDI”

 

Bir yılını dolduran Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Nuri Günay, “23 Haziran baskın seçimlerinin üzerinden bir yıl bile geçmemişken başkanlık rejimi AKP için bile pulları dökülen bir model haline geldi. AKP ve tek adam rejimi karşıtları için ise zaten gayri meşruluğu tescilliydi. 31 Mart yerel seçimleri AKP-MHP bloğunun tarihsel yenilgisiyle sonuçlandı. Üzerine hukuksuz biçimde iptal edilen ve 24 Haziran’da tekrar edilen İstanbul seçimi iktidar bloğu açısından hezimetle sonuçlandı. Dolayısıyla yenilgi sonrası çözülme emareleri somut bir biçim kazandı” dedi.

 

“AKP’NİN BÖLÜNMESİNDEN MEDET UMULMAMALI, KENDİ MÜCADELEMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİYİZ” 

Günay, AKP’nin bölünmesinden medet umulmaması gerektiğinin altını çizerken; “Davutoğlu hala tasfiye edilmesini sindirememiş ve AKP içinde aktif bir yerde olması gerektiğini anlatıyor gibi görünüyordu ki, bu çaba ihraçla cevaplandı. Böylelikle Davutoğlu’nun üstü çizilmiş oldu. Babacan ve çevresi ise yeni parti sürecinde olduklarını gizlemiyorlar. Tüm bu yaşananları basit ve sıradan gelişmeler gibi algılamamak gerekir.

 

Ancak AKP karşısında mücadele edenlerin bu gelişmelere göre konumlanıp AKP’nin bölünmesinden medet ummaması gerektiğini düşünüyorum. Biz kendi mücadelemizi en iyi şekilde vermenin çabası içinde olmalıyız. Ülkemizde yaşayan milyonlarca insanın karşısına aynı siyasetin başka yüzle çıkarak ülkemizin birkaç yılının daha çalınmasına sebep olmasını engellemeliyiz” diye konuştu.

 

“AKP’DEN 5-10 PUAN ALSALAR, İKTİDAR AÇISINDAN ÖLÜMCÜL OLUR” 

 

Kurulması planlanan yeni partilerin etkili olma şanslarını da değerlendiren Günay, “Ortaya çıkacak oluşumlar AKP’den 5-10 puan bile alsalar iktidar açısından ölümcül olacaktır. Çünkü kurdukları sistem yüzde 51 alanın iktidar olduğu bir modeldir. Ancak bu konuda soğukkanlı davranmalıyız. Çünkü AKP iktidar olduğu günden bu yana “karşısında olan” bütün sağı bünyesinde eritti. 1-2 puanın dahi hesabını yaptı. Şimdi benzer girişim ve ittifakların yolunu arar ve bulurlarsa şaşırmamak gerekir. Bunu söylerken elbette bu dönem iktidarın geçmişle kıyaslanmayacak biçimde zayıfladığını da bilerek söylüyorum” ifadelerini kullandı.

 

“ORTAYA ÇIKACAKLAR AKP’NİN ALTERNATİFİ OLAMAZ”

 

Günay, yıllarca AKP’nin içinde yer alan ve ekonomiden, dış politikaya kadar birçok alanda söz sahibi olan Davutoğlu ve Babacan’ın alternatif olamayacağını söylerken, “Bizim açımızdan AKP dün de bugün de yapmak istedikleri, yaptıkları açısından aynı AKP’dir. Babacan ve Davutoğlu gibi isimler ülkenin bugünlere gelmesinde önemli roller üstlenmişlerdir” dedi.

 

 

GÜNAY: “ÜLKENİN BUGÜNLERE GELMESİNDE SORUMLULUK SAHİBİ OLAN BİR ŞAHSA UMUT BAĞLANABİLİYOR OLMASI GÜLÜNÇTÜR”

 

Abdullah Gül’ün 2023 yılında yapılması planlanan seçimlerde Erdoğan’ın karşısına muhalefetin ortak adayı olarak çıkarılması ihtimalini de değerlendiren Günay, “Artık böyle bir ihtimalin kalmadığını düşünüyorum. Geçtiğimiz seçimlerde bu konu ortaya atıldığında da tavrımız çok netti. Abdullah Gül’ün muhalefetin ortak adayı olması bizim açımızdan söz konusu dahi olamaz. Demokrasi, barış, eşitlik, laiklik gibi değerleri savunan kişi, örgüt, parti dâhil hiçbir yapının böylesi bir seçeneği desteklemesi düşünülemez.

 

Abdullah Gül de ülkemizin bugünlere gelmesinde sorumluluk sahibi olan isimlerin başında gelmektedir. Üstelik ortada, demokrasi, eşitlik, insanca yaşama dair yalan da olsa tek bir vaadi bile yoktur. Hepsinden öte hiçbir sorumluluk ve risk almayan bir şahsa umut bağlanabiliyor olması da gülünçtür” şeklinde konuştu.

 

Günay, son olarak Davutoğlu’nun “Başbakanlığım döneminde yapılan her şeyin hesabı verildi. Saldırıların failleri yakalandı ve yargılandı” sözleri hakkında ise şunları söyledi:

 

“Davutoğlu, Ortadoğu bataklığına ülkemizi sokan, yangına odun taşıyan siyasetin sorumlularındandır. 7 Haziran sonrası yaşanan savaş, katliamlar ve baskı siyasetinde imzası vardır. Göstermelik yargılamalarla mahkeme önüne birkaç kişinin çıkartılmasının zerre anlamı yoktur. Ülkemiz halkı bütün bu yaşananlarda kendisini baş sorumlulardan biri olarak görmektedir.”


PAYLAŞ