Yıl yarılanmadan TBMM'ye ek bütçe sunuldu… Ekonomistler: Beceriksizliğin bir göstergesi

Türkiye'nin 2022 yılı merkezi yönetim bütçe gideri 1 trilyon 750 milyar 957 milyon lira olarak açıklanmıştı. 

AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla 17 Aralık 2021'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) onay alan bütçeye muhalefet partileri şerh koymuştu.

2022 yılı yarılanmadan önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan ek bütçe teklifi TBMM'ye sunuldu.

Bu kapsamda 2022 sonuna kadar 880,5 milyar liralık daha harcama yapılması öngörülüyor.

Hükümetin harcama kalemi olarak gösterdiği 880,5 milyar liralık bütçenin geliri ise tahmini olarak 1 trilyon 80 milyar lira artacak. Artışın büyük bölümü vergilerden sağlanacak.

AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç, ek bütçenin TBMM Başkanlığı'na sunulmasından sonra yaptığı açıklamada, kaynağın milletin refahı ve ülkenin kalkınması için harcanacağını iddia etti. 

Ancak siyasetçi ve ekonomistler daha yıl yarılanmadan meclise sunulan ek bütçeye tepki gösterdi.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda ek bütçeyi yanlış ekonomi politikalarına bağladı.

Eğilmez, "1,8 trilyon lira ile başlayan bütçe, yıl ortasında 2,8 trilyon liraya çıkıyor. Yanlış ekonomi politikasının getirdiği yer" ifadelerine yer verdi.

Eski Devlet Bakanı Fikri Sağlar ise yılın ilk 6 ayı bitmeden AK Parti hükümetinin 2022 bütçesini tükettiğini paylaştı.

Ek bütçeyle yeni zam ve vergilerin geleceğini savunan Sağlar, "AKP yılın ilk 6 ayı bitmeden 2022 yılı bütçesini tüketti. Şimdi ek bütçe ile 1,08 trilyon TL daha istiyor. Gerekçe enflasyon nedeniyle artan maliyetler. Enflasyonu uçuran AKP bedeli millete ödetiyor. Yeni zamlar, yeni vergiler gelecek" değerlendirmesinde bulundu.

Peki, Erdoğan'ın imzasını taşıyan 880 milyar liralık ek bütçe ne anlama geliyor?

Ekonomistler, ek bütçeyi Independent Türkçe'ye değerlendirdi.

Demokrat Parti Ekonomik İşler Başkanı Bülent Şahinalp, hükümetin TBMM'ye sunduğu ek bütçenin hesaplarının tutmadığının açık bir göstergesi olduğu görüşünde.

6 ay geçmeden ikinci bir bütçenin yapılmasının cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu ifade eden Şahinalp, "Doğrusu varsa da ben hatırlamıyorum. Evet, geçmişte ek bütçeler yapıldı ama yılın bitmesine 1-2 ay sınırlı bir zaman kala yapıldı. Zaten bütçe meclisin kapısından geçmeden geçersiz hale gelmişti" dedi.

Döviz kuru ve enflasyonun yüksek olduğu Türkiye'de ekim ayında hazırlanmaya başlanan ve aralıkta meclis tarafından kabul edilen bütçenin daha o zaman anlamını yitirdiğini aktaran Şahinalp, "Çünkü oradaki bütün rakamlar Türk lirası cinsinden olduğu için anlamını kaybetti" diye konuştu. 

Şahinalp, şöyle devam etti: 

"İlk düğme yanlış iliklendi ve ondan sonra bütün düğmeler yanlış iliklenmeye devam ediyor. Başlangıçta kur korumalı mevduatın (KKM) bütçede hiçbir karşılığı yoktu. Oysa geçen 5 ay içerisinde 21,1 milyar KKM devlet tarafından ödeme yapıldı. Ek bütçeye bakıyoruz KKM için 40 milyar liralık ödenek konuluyor. Bu tam anlamıyla hesapsız-kitapsız bir uygulamanın sonucudur."

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakçı da Şahinalp ile benzer görüşte.

Çanakçı, hükümetin 2022 yılı bütçesini daha meclise sunarken bütçenin gerçeklikten uzak, tutarsız ve yılı çıkarmaya yetmeyeceğini ekim ayında birçok defa dile getirdiklerini söyledi.

Bütçenin kur, faiz ve enflasyon varsayımının temelsiz ve gerçeklerden kopuk olduğunu aktaran Çanakçı, "Çünkü dolar kurunu 9,27, enflasyonu yüzde 9,8 ve faizi de yüzde 15 civarında varsaymışlardı. Ancak daha bütçe Meclis'e götürülürken bu parametrelerin hepsinin altüst olduğuna şahit olduk. Niye altüst oldu? Çünkü hükümet eylül başında bir maceraya girişti. Merkez Bankası'na talimatla faiz düşürtmeye çalıştılar ve netice itibariyle kur, faiz ve enflasyon patladı. Patlayınca da zaten bütçe artık tamamen yetersiz hale geldi" ifadelerini kullandı.

Daha başından beri bütçenin seneyi çıkarabilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Çanakçı, "Şimdi ise ek bütçeyle faiz, KKM ve garanti ödemeleriyle ilgili ek ödenek talep ediyor. Aslında bu ek bütçe hükümetin öngörüsüzlüğün, başarısızlığın, beceriksizliğin ve tutarsızlığının bir tescili oldu. Ek bütçeye bakıldığında yaklaşık 90 milyar lira faiz, 40 milyar lira KKM ve 11 milyara yakın kamu-özel işbirliği projelerinin garantileri için ödenek isteniyor. Bu kalemlerde hükümetin ülkeyi ne hale getirdiği, gelir ve servet dağılımını ne kadar bozduğunu ortaya koyuyor. Faizle mücadele tamamen bir safsatadan ibarettir" değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetin 2003-2017 döneminde 50 milyar civarında olan faiz ödemelerini 2022 bütçesinde yaklaşık 5 kat artışla 240 milyar dolara çıkardığını anımsatan Çanakçı, "Şimdi bu da yetmiyor, 90 milyar dolar daha verin, faiz ödemelerini 330 milyara çıkaracağım diyor. Hani faiz lobisiyle mücadele etmek için yola koyulmuştunuz? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

Ek bütçede vatandaşın derdine deva olabilecek bir ödenek yok. Bütçe fazlası veriyoruz diyorlar. Madem bütçe fazlası veriyorsunuz bunu vatandaş için kullanın. Açıkçası bu vatandaşa dokunan, halkı düşünen ve derine deva olabilecek bir bütçe olmaktan çok uzak. Tam tersine hükümet vatandaştan vergi yoluyla alıp, faiz geliri elde edenlere, KKM hesap sahipleri ve kamu-özel işbirliği projelerine gelir transfer ediyor. Tam anlamıyla servet ve gelir dağılımını bozan bir bütçedir.

Independent Türkçe/  Abdulhakim Günaydın


PAYLAŞ