Karamollaoğlu: Ek bütçe teklifi devletin de geçinemediğini gösteriyor

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde bugün düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Konuşmasında Marmaris'te devam eden orman yangınına değinen Karamollaoğlu, "Maalesef Marmaris’te meydana gelen yangın bütün çabalara rağmen hâlâ söndürülemedi. ‘Efendim işte gece görüşlü uçaklar alındı mı, uçağımız var mı, yok mu’ ben şu anda o münakaşanın içine girmeyi doğru bulmuyorum.  Elbette görevliler üzerlerine düşeni yerine getirebilmek için büyük bir çabanın içine girecekler ama mühim olan netice alabilmektir. Bu sıcaklarda meydana gelen yangınları söndürmek kolay olmuyor, bu tüm dünyada böyle. Bu yüzden çok farklı tedbirlere ihtiyaç var. Tabii bu, bugün halledilecek bir mesele değil. Uzun vadeli ele alınması icap eden, bir yangın başladığında onun yayılmasını da önleyebilecek birtakım tedbirlere ihtiyaç olduğu kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.

Hükümetin 2021 yılı sonunda hazırladığı bütçe hedefini tutturamadığı için Meclis'e yeni ek bütçe paketi getirdiğini kaydeden Karamollaoğlu şunları kaydetti:

Normal şartlarda deprem, sel gibi doğal afetlerin yaşandığı olağanüstü durumlarda gündeme gelen 'ek bütçe' ne hikmetse, hükümete göre hiçbir sorunun yaşanmadığı bu ortamda gündeme geliyor.

Hükümet tarafından ‘genel fiyat artışları’ gerekçesiyle sunulan bu teklif, devletin de geçinemediğini gösteriyor. Talep edilen ek bütçe ile 1 trilyon 83 milyar lira ek vergi geliri toplanacak. Kim ödeyecek bunu? Vatandaş ödeyecek. 6 ay önce Meclis'ten geçen bütçenin yarısı kadar harcama ödeneği içeren 880 milyarlık bir ek bütçe. Hükümet giderlerinde yüzde 48'lik, gelirlerinde de yüzde 72'lik bir artış öngörüyor. İşte bu teklif gösteriyor ki, hükümetin bütçesi kendi elleriyle meydana getirdikleri ekonomik darboğaza sadece 6 ay dayanabildi. Şu artık çok nettir: Hükümet, bu ekonomiyi 1 yıl bile taşıyamadı, götüremedi. Ayrıca devlet bile yıl sonunu getiremezken, vatandaş bu şartlarda ay sonunu nasıl getirsin?.

Karamollaoğlu, bir polisin parmak sallayarak DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun üzerine yürümesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün konuyla ilgili açıklamasına da tepki gösterdi.

Karamollaoğlu şu ifadeleri kullandı:

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü münasebetiyle de -ülkemizde de gerçekleştirildi- bu hafta çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi, mülteci krizine sebep olanlar tarafından da epey süslü cümleler de kuruldu. Bu konuda denilecek çok şey var fakat bu hafta sadece Ankara-Kızılay'da Somalili ve Etiyopyalı iki göçmenin işlettiği ‘SAAB CAFE’ isimli mekanın önünde yaşanan vahim olaylara değinmekle yetineceğim. Her fırsatta kürsülerden sığınmacılar ve mülteciler üzerine hamasi nutuklar çeken ve bu konuda birinciliği kimseye bırakmayan İçişleri Bakanı bu hadiselerde de sınıfta kalmıştır. Kafe sahiplerine yapılan baskılardan tutun da bazı emniyet mensuplarının hadsiz, haksız ve hukuksuz davranışlarına ve olayın ardından Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamaya varıncaya dek hepsi birbirinden vahim. Özellikle de hadiseler esnasında bir milletvekili arkadaşımızın gayretleri karşısında bir polisin parmak sallayarak adeta kendisini tehdit etmesini kabul etmemiz mümkün değil. Burası demokratik bir ülke, milletvekillerinin de kendilerine mahsus elbette sorumlulukları var. Bu sorumlulukları yerine getirirken emniyet güçlerinin onları tehdit edecek bir tavrın içine girmesini kabullenmemiz mümkün değil.

Buradan uyarıyoruz; kalıcı hale gelen yoksulluk ve adaletsizlikten mağdur olan kalabalıklara, sığınmacıları hedef göstererek kimse kendi yanlışlarının üzerini örtebileceğini zannetmesin. İktidarda bulunanlar artık aklını başına alsın, bu meseleye oy hesabı üzerinden yaklaşmasın. Bu tavrın; daha vahim hadiselere sebep olacağını kimse unutmamalı.      

 

 

 

ANKA


PAYLAŞ