Basın örgütlerinden sansüre ve baskıya karşı mücadele çağrısı

AKP ve MHP tarafından Meclis’e sunulan 40 maddelik “Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Muhalefetin “sansür ve toplumu susturma” olarak tanımladığı yasanın Genel Kurul’dan geçmesi halinde, basın kartı verilmesine dair yetki İletişim Başkanlığı’na verilecek. Basın İlan Kurumu (BİK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yetkileri arttırılacak. Kanun teklifinde en tartışmalı olan 29’uncu madde kapsamında Türk Ceza Kanunu’na (TCK) yeni suç tanımı getiriliyor. Bu kapsamda “halkı yanıltıcı bilgi yayma” iddiasıyla eklenen yeni suç tipi ile gazetecilerin ve sanal medya kullanıcılarına hapis cezası getiriliyor. Ayrıca BTK, iletişim platformlarından bilgiler isteyebilecek. Sanal medya ağ sağlayıcılarına da yönelikte ciddi yaptırımlar getiriliyor. 

Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleleri de içeren kanun teklifine karşı hem muhalefet hem de gazeteci meslek örgütlerinin itirazları sonucu teklifin Genel Kurul görüşmeleri yeni yasama dönemine ertelendi. 

Kanun teklifinin içeriğini Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Can Güleryüz ve DİSK Basın-İş İç Anadolu Bölge Temsilcisi Turgut Dedeoğlu değerlendirdi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Güleryüzlü, yasa teklifinin var olan baskı ve sansür uygulamalarını arttıracağını belirterek, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik keyfi uygulamalarında önünün açılacağını söyledi. Güleryüzlü, “Teklif, Anayasa’da yazan, ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ hükmünü içeren 28’inci, Türkiye'nin de altında imzası bulunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘ifade özgürlüğü’ başlıkla 10’uncu maddesinin yanı sıra, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin çeşitli kararlarına aykırılık taşımaktadır” diye belirtti.

Güleryüzlü, yasanın sanal medyada iktidara yönelik paylaşım yapanların düşünce ve fikirlerine ket vuracağını sözlerine ekleyerek, şöyle devam etti: “Düzenlemenin en fazla muhatabı olacak meslek grubu gazetecilerdir. Yazacakları her haber iktidarı rahatsız ediyorsa, bu düzenleme kapsamına sokularak cezalandırılacaktır. Teklifin özellikle 29’uncu maddesinin, eleştirel ve araştırmacı gazetecilik yapanları suçlama aracına dönüşmesi kaçınılmazdır. Söz konusu maddede yer alan ‘kamu barışını bozmak’ suçlaması, muğlak ve keyfi yoruma uygundur. Bu açıdan rahatsız edici her türlü haber, ‘kamu düzenini ve barışını, genel sağlığı bozmak’ suçlaması kapsamında istenildiği gibi engellenecek, cezalandırılacak.”

Yasa teklifinin getirilmesi ardından Meclis’te partilerle görüştüklerini ve itirazlarını dile getirdiklerini söyleyen Güleryüzlü, “Yapılan düzenlemenin Türkiye’yi, zaten çok geri olan ifade ve basın özgürlüğü alanında daha da karanlık bir noktaya götüreceğini ısrarla vurguladık. Yaşanacak sorunların sadece gazetecileri kapsamayacağı, neredeyse toplumun her kesimini bir şekilde etkileyeceğini göz önüne alarak, demokratik sivil toplum örgütleriyle yan yana geldik, gelmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

DİSK Basın-İş Bölge Temsilcisi Turgut Dedeoğlu, “Dezenformasyon yasası AKP iktidarını ve onun medyasının önünü açan bir yasa olacaktır. Kanuna baktığımızda, içinde iyi ve güzel olan hiçbir şey yok. Basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biridir. Dezenformasyon yasası özgür basına büyük bir engel doğuracaktır” şeklinde konuştu. 

Haberler üzerinden örnekler veren Dedeoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela bir orman yangını var, ‘Helikopterler neden gitmedi’ diye bir haber yaparsanız, bu yasadan dolayı yargılanacaksınız. ‘Helikopterden insanlar neden atıldı’ bunu haberleştirirseniz, yasadan dolayı da yargılanacaksınız. AKP, yasayla birtakım boşlukları dolduracak. Özgür basının haber yapmasını engelleyerek, özgür basının yasal olarak yargılanmasının önünü açacak” dedi. 

Dedeoğlu, İnternet medyasında çalışan gazetecilere de basın kartı verilmesinin önünün açıldığını ancak uygulanacak cezai yaptırımlarda da sansür ve oto sansürün başlayacağını vurguladı. Dedeoğlu, şunları söyledi: “Sosyal medya kapsamında ise, siz bir habere gittiniz ya da bir yerden geçerken açıklama yapıldı ya da AKP'li bir vekil bir yolsuzluk yaptığı zaman onu haberleştirirseniz, bu suç sayılacak. Yasayla, gazeteciler 3 kat daha fazla ceza almış olacaklar.”

Yasayla birlikte gazetecilerin artık daha çok örgütlü olması gerektiğinin altını çizen Dedeoğlu, “Gazeteciler bu saatten sonra daha örgütlü olmak zorunda. Bu iktidarın en çok korktuğu şeylerden birisidir. Sokağa çıkmak, hakkını arayabilmek. Artık sesimizi basın açıklamalarıyla değil, daha etkili örgütsel çalışmalarla duyurmalıyız” diye seslendi. 

MA


 


PAYLAŞ