Covid-19 vakaları artıyor

Covid-19 pandemisinde Mart 2022'den itibaren azalan vaka sayısı, haziranın ikinci yarısından itibaren tekrar artış eğilimine girdi.  

Dünyanın farklı noktalarında ve Türkiye'de yaşanan vaka artışlarına sebep olarak Omicron varyantının BA.4 ve BA.5 adlı alt varyantları gösteriliyor.  

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı haftalık rapora göre, geçen hafta dünya genelinde 5,7 milyon Covid-19 vakası tespit edilirken, vakalarda önceki haftaya göre yüzde 6 artış yaşandı.  

Dünyadaki vaka artışlarına paralel olarak Türkiye’de de ağırlaşan korona virüsü tablosu hakkında bilgi veren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, günlük vaka sayılarının 40 katına çıktığını, hastane yükünün ise üç kat arttığını açıkladı. 

Covid-19 salgınında ‘yeni bir dalga’ olarak nitelendirilen ve sonbahardan itibaren virüsle mücadelenin iyice zorlaşabileceği uyarısı yapan uzmanlar, ‘acil önlem’ çağrısında bulunuyor.  

Uzmanlar özellikle son dönemde aksatılan PCR testlerinin yapılması ve bu sonuçların yine günlük paylaşılması gerektiğine dikkat çekerken, eksik aşıların ve hatırlatma dozlarının tamamlanmasına vurgu yapıyor.  

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut’a göre yükselişe geçen salgın tablosuna karşı planlı bir salgın yönetimi şart. Sağlık Bakanlığı’nın uzun süredir Covid-19 tablosunu ‘haftalık veriler’ ile açıkladığını hatırlatan Bulut, bu kapsamdaki son verilerin 4-10 Temmuz arasına ait olduğuna dikkat çekti.  

Prof. Dr. Vedat Bulut, açıklanan veriler içerisinde de ne kadar kişiye test yapıldığına, Türkiye’de hangi varyantın daha yaygın olduğuna ilişkin bir bilgiye yer verilmediğine vurgu yaparak şunları söyledi:
"Sağlık Bakanlığı hali hazırda günlük olarak hem vaka sayısını hem de test sayısını açıklamıyor. Mesela yaygın olan varyanta karşı aşılar ne kadar etkili? Bu sorunun da cevabı verilmiyor. Sağlık Bakanlığı'nın, şu saatten sonra iyi bir sağlık yönetimi planlaması yapılabilmesi için günlük olarak test sayısını, vaka sayısını, vefat sayısını, yoğun bakım oranlarını ve aşıların bölge bölge hangi popülasyonda yapıldığını açıklaması gerekiyor. Bu süreçte önleyici tedbirler de şart. Maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymak lazım." 

Son dönemde aksatılan PCR testlerinin yapılması ve bu sonuçların yine günlük paylaşılması gerektiğini söyleyen Bulut, vaka tablosuna ilişkin net bilginin ancak bu yöntemin uygulanmasıyla alınabileceğini söyledi.  

Bulut, "Son süreçte PCR testlerinden neredeyse tamamen vazgeçilmiş durumda. Bu da vaka sayının tespitini zorlaştırıyor. Bize, hastanelere test için başvuranların bu konuda zorluk yaşadıklarına dair şikâyetler geliyor" ifadelerine yer verdi.  

Kısa süre önce Covid-19 belirtileri gösteren eşi ve 2 çocuğu ile test için hastaneye başvuran bir öğretmen, PCR testi yaptırmak istediklerini ancak "gerek yok, evde dinlenin, birkaç güne geçer" karşılığını aldıklarını söyledi. Genel durumunun kötü seyretmesi nedeniyle çok fazla üzerinde durup ısrar edemediğini ifade eden öğretmen, sürece ilişkin şunları anlattı: 
“Bize "bundan sonra virüs bizleri hep bulacak. Evde vitamin alıp dinleneceğiz. Başka yapacak bir şey yok" dediler. Daha önce de Covid-19 geçirmiştik; ancak daha sağlamdık. Bu sefer çocuğum sabahlara kadar ateşlendi, bizler de kötü olduk. Aşılarımız tam olmasına rağmen sanırım bu seferki daha ağır seyreden bir varyanttı. Şimdi aradan 10 gün geçti. Negatife döndük mü? Dışarı çıkmalı mıyız kara kara düşünüyoruz." 

Prof. Dr. Bulut, bu tarz şikâyetlerin kendilerine de geldiğini, bu durumun salgını topluma daha da yayabileceğini söyledi.  

Korona virüsü vakalarının artmasıyla hatırlatma dozuna ilginin de artığını belirten Bulut, "Hastanelerde aşı kuyrukları oluşmaya başladı. Bu insanların vaka artışlarını ciddiye aldığı ve önemsediği anlamına geliyor. Sağlık Bakanlığı da aynı ölçüde salgını ciddiye alarak yeni bir yönetim planı hazırlayıp kamuoyuna açıklamalıdır" diye konuştu. 

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul da vaka sayılarında yaşanan artışla ağırlaşan tablonun, Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunda olduğunu söyledi.  

Covid-19 sürecinde tedbirlerin tamamen ortadan kaldırıldığı bir rahatlamanın hata olduğunu hatırlatan Ertuğrul, "Bundan bir buçuk ay önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, "Biz bu işi başardık. Artık hastalık grip gibi, merak etmeyin" minvalinde yaptığı açıklamalar salgının sona erdiği algısı yarattı. Bu topluma rehavet olarak geri döndü. Bu süreçte de vakaların artmasıyla hastaneye yatışlar başladı. Bir süre sonra da ne yazık ki vaka artışlarının can kayıplarına yansıması olacaktır" dedi. 

Ağırlaşan tablo karşısında test sayılarındaki yetersizliğe dikkat çeken Ertuğrul, salgında ne durumda olunduğunun ancak PCR testlerinin artırılmasıyla anlaşılabileceğini kaydetti. Ertuğrul, "Bu dönemde hem insanlar test yaptırmaktan kaçınıyorlar hem de kamuda üstten gelen talimatlar doğrultusunda olduğunu düşündüğüm şekilde test sayıları da çok düşmüş durumda. Bu düşük test sayılarına karşın günlük 15-16 bin hasta bandına yaklaşmış durumdayız. Bu da vaka sayılarımızın mevcuttan çok daha yüksek olduğunu gösteriyor" diye konuştu.  

"Ya toplum sağlığını önceleyip tekrar önlemleri gündeme getirerek salgının yükselişini önleyeceksiniz ya da bu salgından etkilenebilecek olan risk grubunu korumaya alacaksınız. Bunu da aşıyla yapabilirsiniz. Ancak geldiğimiz noktada Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 'hatırlatma dozu' uyarısının ardından aşı randevuları yeniden açıldı. Aşılar bu süreçte kapatılmış mıydı ki? Bu önemli bir soru. O yüzden şu an içinde bulunduğumuz durumun hiç de iç açıcı olduğunu söyleyemem." 

Prof. Dr. Ertuğrul, Bakan Koca’nın Covid-19’un bittiği minvalinde yaptığı ılımlı açıklamaların ‘hatırlatma dozu’ aşılamasını da olumsuz etkilediğini işaret ederek, "Bizler ilk pandemi dönemlerinde de böyle açıklamaların aşılanma oranlarını düşürdüğünü söyledik. Bir ara neredeyse aşıda durma noktasına geldik. Hâlâ üçüncü doz aşı yaptıranlar 27 milyon civarında. Ama bu süreçte duyarlı insanların hemen aşılarını olmaya başladığını görüyoruz. Ama tereddütte olan insanları ikna etmek, risk grubunda olanların ‘hatırlatma dozu’ yaptırmalarını sağlamak gerekiyor. Önleyici tedbirlerin alınması, aşılamanın yaygınlaştırılması, sekans analizlerinin oranlarının artırılması –şu an Türkiye’de hangi alt varyantın etkili olduğunu biz bilmiyoruz- gerekiyor. Tedavi süreçlerini yeniden güncellemek gerekiyor. Mesela şu an risk grubundaki insanların ne kadarına Molnupiravir ilacı veriliyor? Bu ilaç hastaneye yatışları yüzde 30 engelliyor. Salgını engellemek için bütüncül bir yaklaşımın ele alınması gerekiyor" ifadelerine yer verdi. 

Duvar/ Müzeyyen Yüce


PAYLAŞ