HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay: Roboski'de esas önemli olan faillerden hesap sorulması

HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, partisinin haftalık olağan basın toplantısını Diyarbakır'da gerçekleştirdi. Gündeme ilişkin konulara değinen Günay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Roboski Köyü’ne yapacağı ziyaretle ilgili kısa bir değerlendirme yaptı.

"Roboski bu ülkede kanayan bir yara. Roboski’nin görülmesi önemli, ama bu geç kalınmış bir durum. Roboski uzun süredir adalet bekleyen ve kanayan bir yara ve yüzleşilmesi gereken bir mesele. Gidip yüzleşmek ve faillerinden hesap sormak esas önemli olan" diyen Günay, konuşmasında Aysel Tuğluk'tan zorla savunma alınmasına ve Çevik Bir’in tahliye edilmesine de değindi.

Günay, cezaevi idaresinin demans hastası Aysel Tuğluk'a zorla dilekçe hazırlattığı, mahkeme heyetinin savunma yapmaya zorladığını söyledi. Hastanelerin "Tek başına cezaevinde kalamaz" raporlarına rağmen, ATK’nin Aysel Tuğluk için cezaevinde kalabilir kararı verdiğini hatırlatan Günay şöyle devam etti:

"Ancak aynı ATK, Çevik Bir hakkında hem de ilk başvuruda ‘cezaevinde kalamaz’ kararı verebiliyor. Çevik Bir’i demans gerekçesiyle tahliye edip aynı durumdaki Aysel Tuğluk’u cezaevinde tutmak ve psikolojik şiddet uygulamak Kürt düşmanlığıdır, açık bir işkencedir, daha önemlisi rehine politikasıdır.

"Bu ayrımcılığın tek sebebi var, Aysel Tuğluk'un Kürt kadın siyasetçi olmasıdır. Binlerce siyasetçi, hukukçu, hekim Aysel Tuğluk'un bir an önce serbest bırakılması için aylardır çağrı yapıyor, 'bu işkenceye, bu zulme son verin' diyor. Başta Aysel Tuğluk olmak üzere, tüm hasta tutsakların bir an önce salıverilmesi bu en temel insan haklarının bir gereğidir."

80 yaşındaki Makbule Özer, 85 yaşındaki Mehmet Emin Özkan gibi hasta tutukluların durumuna dikkat çeken Ebru Günay, Turgat Deniz adındaki tüberküloz hastasının hastanede öldükten sonra ailesine haber verildiğini aktardı.

İHD’nin hazırladığı bir rapora göre Nisan ve Haziran aylarında 13 hasta tutuklunun cezaevlerinde hayatını kaybettiğini belirten Günay konuşmasına şöyle devam etti:

"Birçok işkence ve kötü muamele yaşandı. Ama Adalet Bakanlığı ve iktidar yetkilileri tek bir olayı dahi araştırmayarak hepsinin üzerini örtüler. Böylece 90'lı yılların faili meçhul cinayetlerinin yerini cezaevlerinde gerçekleşen cinayetler ve hasta mahpusların ölümleri aldı."


PAYLAŞ