Scooterlar trafikte rahatlığa mı yoksa karmaşaya mı neden oluyor?

Elektrikli scooterların kullanımı son yıllarda yaygınlaştı.

Büyükşehirlerde neredeyse her yerde onlara denk gelmek mümkün.

Çoğunlukla gençler kullansa da neredeyse her yaş grubundan insanlar scooterları tercih edebiliyor.

Bunda en azından yakın mesafelere gitmede sağladığı kolaylığın etkisi büyük.

Ancak büyükşehirlerdeki yolların scooter kullanımı için uygun olduğunu söylemek güç.

Yoğun trafik ve yolların uygun almaması nedeniyle kimi zaman ciddi sorunlar yaşandı.

Bazen ölüm ve ciddi yaralanma ile sonuçlanan kazalar meydana geldi.

Bu nedenle Ulaştırma ve Altyapı, İçişleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim bakanlıklarının birlikte hazırladığı "Elektrikli Scooter Yönetmeliği" 14 Nisan 2021 tarihinde Resmi Gazetede yayınlandı.

Yönetmelikte scooterların egzoz emisyonu ve karbon salımını azalttığı ve hareketliliği de artırdığı vurgulandı.

Yönetmelikle scooter kullanımında getirilen kurallar arasında en dikkat çekenler ise şunlar: 

"En fazla saatte 25 kilometre hızla gidebilecek.

Kullanım için yaş sınırı 15 olacak.

Yaya yollarında kullanılamayacak.

Bisiklet yolu veya şeridinin olduğu yerlerde taşıt yolundan sürülemeyecek.

Azami hız sınırı 50 kilometre ve üzeri olan karayollarında kullanılamayacak.

Bir şeritte yan yana sürülerek şeridin işgal edilmesi ve başka araçlara tutunup kullanarak sürülmesi de yasak.

Manevra için işaret verme anları dışında aracın sürekli iki elle kontrol edilmesi gerekiyor.

Birden fazla kişi binemeyecek. Sırtta taşınan çanta gibi eşyalar dışında yük taşınamayacak.

Park edilirken özel mülkiyet ihlal edilemeyecek. Yayaların veya engellilerin hareketlerini engelleyecek şekilde park edilmesi de yasak. Şirketlerin bu şekilde park eden araçları iki saate kaldırması gerekiyor."

Her ne kadar yönetmelikte bu kurallar sıralansa da şimdilik birçoğu kağıt üstünde kalmış görünüyor.

Öncelikle yayaların kullandığı kaldırımlarda olmamaları gerektiği halde pek çok sürücü bu kuralı ihlal ediyor. 

Çünkü pek çok yerde scooterların kullanılabileceği ayrı yol yok. Scooterlar dışında yine yasak olduğu halde kaldırımlara bisikletlilerin ve özellikle moto kuryelerin de girmesi yayalara zor anlar yaşatabiliyor.

Tabii ki tek ihlal edilen kural ihlali bu değil. Tek kişi binmek gerektiği halde iki kişiyle binilen scooterları da görmek mümkün.

Önceki gün Bursa'da çekilen bir görüntüde 6 kişinin birden aynı scootera bindiği görüldü.

Kimi zaman kaldırımın ortasına bırakılıp gidilen scooterlar da uyulmayan kurallar arasında.

Bazı yerlerde araçların arkasına takılan ve hız sınırını aşanlar da olabiliyor.

Bu sorunlara karşın scooterların tek kişilik ulaşım konusunda ciddi bir alternatif olduğu kesin. 

Artıları ve eksileri nedeniyle toplum içinde de scooterlara dair iki farklı görüş var.

Kullananlar memnunken, özellikle bir kesim de olumsuz bakıyor. En büyük gerekçeleri ise çalışırken gayet sessiz olmasından dolayı kaldırımda giderken scooterların yaklaştığını fark edememeleri, bundan dolayı yaşanan kaza riskleri.

Bu fikir farklılıkları zaman zaman toplum içerisinde bilinen kişilerin mesajlarına da yansıyor.

Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, 7 Ağustos 2022 Pazar Twitter'da yaptığı paylaşımda scooterlara dair şöyle bir ifade kullandı:

Arkadaşlar, scooterlar aşırı derecede tehlikeli değil mi? Neden motorlu araçların kaldırımda insanların arasında gezmesine izin veriliyor? Bu şirketlerin bilmediğimiz bağlantısı mı var? Kaldırımda çocuklarımız var, karşıdan scooterin üzerinde bilmem ne hızında uçarak geliyor… Bu araçlara ya özel yol yapılmalı ya da yasaklanmalı

Demirtaş'ın dile getirdiği görüşleri trafik konusunda uzman iki isme sorduk.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, sadece scooterların değil bisikletlerin bile yaya yollarını kullanamayacağına dikkati çekerek, elektrikli araçların özellikle kaldırımlarda çocuklara çarpması halinde öldürücü olabileceğini söyledi.

Ilıcalı'ya göre scooterlardan kaynaklanan sıkıntıların nedeni denetimlerin düzgün yapılmaması.

En doğru çözümün belediyelerin scooterlara ayrı yol yapması olduğunu kaydeden Ilıcalı, ayrı yol tahsis edilememesi halinde Demirtaş tarafından dile getirilen "Scooterlar yasaklanmalı" görüşüne şöyle bir cevap verdi:

"Yasaklamak çözüm değil. Öncelikle kullanıcılara eğitim verilmeli. Ne sertifikaları ne de plakaları var. Ayrı yollar yapılmalı ama yapılana kadar getirilen kurallara uyulması için denetlemeler artmalı. Trafikte de her gün kazalarda 20 kişi ölüyor ama 'trafiği yasaklayalım' demiyoruz. Onun için önce tedbirleri alalım. Şu an scooterlarla ilgili alanı çok boş bırakmış durumdayız." 

Bazı ülkelerde scooterlara plaka zorunluluğu getirildiğini söyleyen Ilıcalı, Türkiye'de de bu konuda bir çalışma olduğunu kaydederek, "Trafik bilinci oluşturamazsak ister scooter kullansın ister başka bir şey normal kazaya karışır. Bilinç oluşturmak, eğitim önemli. Bir de çok ciddi denetim gerekiyor yani. Denetimle birlikte caydırıcılığı da sağlayacak düzenlemeler de gerekiyor" dedi.

Scooterların ciddi bir ulaşım alternatifi olduğunu ve pandemide katkısının görüldüğünü kaydeden Ilıcalı, "Trafiğe ve sıfır gaz emisyonu üretmesinden dolayı hava kirliliğinin azalmasına katkısı var. Ekonomik değeri var ama iyi kullanılmazsa can yakar" diyerek sözlerini tamamladı.

Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Başkanı Sami Güleçyüz ise scooterların hem kullanıcısı hem de yayalar için riskli olduğunu ifade etti.

Öncelikle kask takma zorunluluğu olmasının ciddi bir risk oluşturduğunu aktaran Güleçyüz, "Motobisiklette var, bunda yok. Scooterların küçük tekerleklerinden dolayı yollardaki çukurlardan geçerken üstündekini tepe taklak devirme ihtimali yüksek. O açıdan çok sağlıklı bir araç değil" ifadelerini kullandı. 

Scooterlara yönelik hiçbir denetimin olmadığını öne süren Güleçyüz, "Plakaları ya da yetkili makamlarca verilmiş bir numaraları yok. Yolda bir hataya karışsa bunu nasıl tespit edeceksin? Trafik polisi ceza kesmeye çalışsa neye göre kesecek ortada bir numara yok sadece Kabahatler Kanunu'na göre trafik düzenini bozmaktan ceza kesebilir" diye konuştu.

Bireysel ve şirketlere ait scooterların olduğunu hatırlatan Güleçyüz, "En azından şirketlere ait scootterlara üzerinde bir denetim sağlanabilir. Kuruma ait scooter hatalı kullanıldığında caydırıcı bir ceza kesilmeli. Şirkette bunun için gerekirse kullanıcıdan önce bir kaparo alarak bunu tahsil etmeli ya da kendi ödemeli" görüşlerini dile getirdi. 

"Scooterlar sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde başa bela" iddiasında bulunan Güleçyüz, belli ülkelerde kurallara daha çok uyulduğunu ve denetimlerini de daha sıkı yapıldığını aktardı.

Avukat Sami Güleçyüz, scooterların yasaklanıp, yasaklanmaması konusunda şunları söyleyerek sözlerini tamamladı: 

"Bence tamamen yasaklanmalı. Benim oğlumda scootter kullanırken yaralandı, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Trafikte güvenli ulaşım aracı değil. Paten neyse scooter odur. Tekerlekli araçlar içinde tanıma uygun bir araç değil bu."

Independent Türkçe/ Ali Kemal Erdem 


PAYLAŞ