Süper Lig'de tek sihir, transfer sezonunda yapılıyor

Her şey ne kadar kötü gözükürse gözüksün, ne kadar "para yok" denirse densin, ne kadar borç fazla olursa olsun, transfer sezonu geldiğinde bir anda milyon euroluk anlaşmalar ortaya çıkmaya başlıyor.

Süper Lig, tek sihrini belki de transfer sezonunda yapıyor.

Kulüpler seyirciye boş ellerini gösterirken, bir anda hünerli bir gösteri ile ellerinin içinden sayısız transfer çıkıyor.

Ve o hünerli gösterilere de seyircinin çılgınca alkışları eşlik ediyor.

Fakat bu sihrin etkisi, oldukça çabuk geçiyor.

Geçmişe bakıldığında, transferlerin zaman kazandırmaktan başka bir işe yaramadığı ortada.

Çünkü transferlerin birçoğu, bir oyun veya bir yapı inşa etmekten çok, bir umut yaratma üzerine yapılıyor.

Mesela geçen yıl gençleşme operasyonu yapan Galatasaray, geçen yıl yaptığı her şeyin yanlış olduğunu gösteren transferler yaptı adeta bu sezon.

Geçtiğimiz sezon gençleşen Galatasaray'ın, bu yıl yabancı transferlerinde yaş ortalaması 29,6.

Yani geçen yıl gençleşen sarı kırmızılılar, bu yıl yaşlanmış oldu.

Geçen yıl antrenör takımı olmaya çalışan ve buna yönelik transferler ile yapılandığını açıklayan Galatasaray, bu yıl ise transferlere dayalı bir takım olmayı seçerken, geçen yıl 23 milyon euroluk bir para da gençleşme altında heba edilmiş oldu.

Ve bu sürede bir başkan, bir teknik adam ve sayısız oyuncu değişmiş oldu.

Ya da son 4 yılda 75'e yakın transfer yapan Fenerbahçe'nin kadrosunda, 22 yabancı oyuncu bulunuyor son transferler ile.

Her yıl yeni teknik adamlarla başlayan Fenerbahçe, bu yüzden birçok oyuncuyu atıl hale getiriyor. Yani her yıl, sil baştan yapıyor sarı lacivertliler.
  

TFF'nin 21 yabancı tescil kararı kulüplerin müsrifliğini destekliyor

Tabii ki kulüplerin bu plansızlık ve hoyratlık halini destekleyen bir futbol yönetimi de var.

Sürekli değişen ve esneyen kurallar ile transfer müsrifliğini desteklemiş oluyor Türkiye Futbol Federasyonu.

Saha içinde farklı sayı, saha dışında farklı sayı olan değişken yabancı kuralının, kulüplere bir yararı görünmüyor.

En son esnettiği kural ile TFF'nin, kulüplere kadrolarında 21 yabancı oyuncuyu tescil ettirme izni vermesi, saha içi rekabeti destekleyen bir uygulama değil aslında. 

Bu uygulama, oyunun ve rekabetin gelişiminden çok kulüplere konfor alanı sağlama amacı taşıyor.

Sonuç olarak kulüpler, transferler ile rekabet etmeyi ve psikolojik üstünlüğü ele almayı seçiyor. TFF de bunu, bazı uygulamalarla destekliyor. 
 
Kulüp başına düşen oyuncu sayısı 33,5

Transfer dönemi de kulüpler ve taraftarlar için bağımlılık yaratmış durumda.

Vücuda alınan şeker gibi yemesi keyifli ama fazlası ise ciddi sorunlar yaratıyor.

Kulüplerin kadroları, atıl oyuncu dolu ve bu atıl oyuncular yerine yine yeni atıl oyuncular alınıyor her sezon.

Takım başına oyuncu sayısı 33,5 ve oldukça fazla bu sayı.

Aynı zamanda Avrupa'nın en yaşlı ligi Süper Lig, 28,6 yaş ortalaması ile.

Her sezona farklı hikayeler ile başlıyor kulüpler. Bazen gençleşme, bazen yeni hoca, bazen yeniden yapılanma bazen de Avrupa hedefi ile.

Ama ne olursa olsun, kazanan kulüp yok bu hikayelerde.

Ve maalesef Süper Lig, kendi kazananlarını ve elitlerini yaratırken sihirli transfer dönemleri ile yıllar geçiyor.

İçinde başarı ve futbol olmadan hem de.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir. 
 


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR