Sağlık emek ve meslek örgütleri: Ek ödeme değil yaşayabilecek temel ücret istiyoruz

Sağlık Personeline Döner Sermaye Ek Ödemesi Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Sağlık emek ve meslek örgütleri yöneticileri, hekim ve sağlık emekçilerinin ekonomik taleplerini karşılamayan bir yönetmelik olduğuna vurgu yaparak; emeklerinin karşılığı olan, emekliliğe yansıyacak ve insanca yaşamaya yetecek bir temel ücret talep ettiklerini belirtti.

Sağlık Bakanlığı, sağlık emekçilerine yapılan ek ödemelerine ilişkin yönetmelik değişikliğini Resmi Gazete’de yayınladı. Yönetmeliği sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Bir gün bir yönetmelik okuduk, Türkiye’de doktor olmanın anlamı değişti.’ İleride böyle denecek” dedi.

Döner sermaye ödemelerinde asıl pay yönetici kadrolarına ayrılırken son yıllarda hızla eriyerek yoksulluk sınırının altına inen ücretlerinin insanca yaşamaya yetecek bir düzeye çıkarılması isteyen sağlık emekçileri ve hekimler, ek ödeme yönetmeliği ile birlikte hastane yöneticilerinin insafına bırakıldı. Yönetmeliği değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Vedat Bulut, yönetmelik hazırlanırken her zaman olduğu gibi yine sağlık emek ve meslek örgütlerine sorulmadığını söyledi. Meclis’te sağlık çalışanları için verilen önergelerin Cumhur İttifakı tarafından reddettiğini hatırlatan Bulut, "Yönetmeliğe baktığımızda, katsayı maddelerini kanun çıkınca yönetmelik çıkmadan uygulamaya koyamamışlardı. İlk elden baktığımızda aile hekimlerinin olmadığını görüyoruz. Üniversiteler yok. Bununla ilgili uygulama için YÖK yönetmelik yayınlayacak. Bunun dışında bu bir ceza yönetmeliği. Bir hekim hakkını ararsa, itiraz ederse yapılan uygulamaya diğer ay ödeme yapılmaz ifadesi geçiyor. Susarsanız para alırsınız, susmazsanız alamazsınız. Bununla tehdit ediyor” dedi.

Yönetmelikte temel ücrete dair bir ifadenin olmadığına dikkat çeken Bulut şöyle konuştu: "Tamamen yine performansa dayalı eşitsiz bir ücret dağılımını öngören bir yönetmelik. Sağlıkta dönüşüm programının bir uygulaması ve iflas etmiş sistemde ısrar ediyorlar. Hekim ve sağlık çalışanlarına temel ve geçinilebilecek bir ücretin verilmesi gerekiyor asıl olarak. Yoksa ne kötüyü önleyebilirler ne de sağlık hizmetlerinin iyileşmesi sağlanabilir. AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana satın alma gücünün üçte biri kadar geriledi. 2003 yılından şu zamana baktığımızda kayıplarımızın karşılanması için yüzde 200’lük bir zam gerekiyor. Kayıplar karşılanmadan, gerçek bir iyileştirme yapılmadan bu yönetmelikle sorunlar çözülmez. Sağlık iyileştirmesi, bu yönetmelikle olacak bir şey değil. Sağlık çalışanları mutsuz.”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) MYK üyesi Eylem Kaya Eroğlu ise ek ödemenin temel mantığında kimin hastaneye, havuza ne kar birikim yaptığı ve buna yönelik olarak da katsayıların yükseltildiği bir sistem olarak ifade ederek, “Bu yaklaşımlar gelir getirme üzerine. Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikte inceleyebildiğimiz kadarıyla bu katsayıların belirlenmesinde hükümetin sağlığa yaklaşımını, rekabeti arttıran tavırlar içerisinde olduğunu görebiliyoruz. Hekimler arası eşitlik yok, hekim dışı katsayıları da çok düşük. Hemşirenin yapmış olduğu işlem puanları gibi bir faktör eklenmemiş. Sadece hastanelerde işlem yapan hekimlermiş gibi bir durum var. Bu tür şeyler yaralıyor hepimizi. Emeğin görünmemesidir yapılan. Bu yönetmeliklerin temel sıkıntısı da bu zaten. Biz bu hizmeti birlikte üretiyoruz. Bizim temel talebimiz emeğimizin karşılığı olan emekliliğe yansıyacak ve insanca yaşamaya yetecek bir temel ücret. Elbette artışlar olmuştur ama temel talebimiz karşılanmamıştır” diye belirtti.

Yönetmelikte toplu sözleşmeyle bağdaşmayan ifadelerin olduğunu söyleyen Eroğlu, "Ücretlerin azaltma ve artırmada yetkilinin Bakanlık olduğu söyleniyor örneğin. Sendika yasasıyla ilgili olarak bazı maddelerin dikkatli hazırlanması gerektiğini düşünüyorduk ama var olan eksiklikler yine bu yönetmelikte de giderilmemiş olduğunu görüyoruz. Yoruma açık olan, açık olmayan ifadeler var. Bu da uygulamada sıkıntı yaşanmasına neden oluyor” dedi.

Evrensel/ Damla Kırmızıtaş


PAYLAŞ