Can Candan, Boğaziçi Üniversitesindeki 15 yıllık ofisini boşaltmak zorunda bırakıldı

Fotoğraflar: @yunusunbabasi/Twitter

Boğaziçi Üniversitesi yönetimi, mahkeme kararına rağmen okulla ilişiğini kestiği akademisyen Can Candan’a ofisi boşaltması için tebligat gönderdi. Yönetim, ofisi boşaltması için Candan’a 3,5 saat süre verdi.

Candan, kararı Twitter hesabından “13:30’da bana tebliğ edilen genel sekreter Hasan Fehmi Topal imzalı yazı ile kitap ve filmlerle tıka basa dolu 15 yıllık ofisimin mesai saati sonuna kadar boşaltılması isteniyor! Bana verilen süre 3,5 saat" sözleriyle duyurdu.

Candan, daha öncesinde de cuma gününden beri okulun personel daire başkanlığından arandığını ve kendisine bir belgenin tebliğ edileceğini söylediklerini dile getirmişti. Candan, kendi Boğaziçi uzantılı e-posta adresinin habersiz şekilde kapatıldığını ve personel daire başkanlığının bu yüzden kendisine ulaşamadığını aktarmıştı.

Candan, akşam saatlerinde Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla, eşyalarına zarar verilmemesi için 15 yıllık ofisini meslektaşları, öğrencileri, Boğaziçi mezunları ve çalışanlarıyla birlikte boşalttığını aktardı. Candan, "Benim atanmışların bana ofis vermesine ihtiyacım yok. Benim Boğaziçi Üniversitesi'nde yüzlerce ofisim var" dedi.

Candan'ın paylaşımları şöyle:

"Bugün bana 13:30'da tebliğ edilen yazının üzerine şunu yazdım ve altına imzamı attım: 'İnsani olmayan bu kararınızı şiddetle kınıyorum. Her türlü yasal hakkımı kullanacağımı belirtirim.' Bu yazıyı alınca atanmış yönetimin araştırma merkezlerimizi nasıl itina ile boşalttıkları aklıma geldi... Başta Mina Urgan'dan miras kilim olmak üzere, şahsi eşyalarıma, kitaplarıma, film arşivime ve film ekipmanlarıma atanmışların zarar vermesini istemediğimden dolayı, meslektaşlarım, öğrencilerim, mezunlarımız ve çalışanlarımız ile hep birlikte Boğaziçi Üniversitesi ofisimi boşalttık.

Ofisimi boşaltırken haksız, hukuksuz yere ofislerini boşaltmak zorunda bırakılan ve bu haksızlığın ve hukuksuzluğun devam etmesi yüzünden halen ofislerine dönmemiş olan yüzlerce meslektaşım Barış Akademisyenleri hep aklımdaydı...

Sadece belgesellerimin posterlerini bıraktım ofisimin duvarlarında ve koridora bakan camlarında...

Benim atanmışların bana ofis vermesine ihtiyacım yok. Benim Boğaziçi Üniversitesi'nde yüzlerce ofisim var. Bizim mücadelemiz ofisler, ünvanlar, makamlar için değil, ilkelerimiz için verilen bir mücadele. #ÖzerkÖzgürDemokratikÜniversite için 20 aydır #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz!"

Can Candan'a yaşatılanlara tepki gösteren Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, "Rezalet! Utanç! Bu görüntüler sıradanlaşırsa 'Sıradan Faşizm' filmi sıradanlaşır. Bilim kaybederse halk kaybeder. Karanlığa karşı Can Candan hocanın yanındayız" paylaşımını yaptı.

Barış Akademisyenleri'nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda da "Hukuksuz yollarla görev süresi uzatılmayan, bugün apar topar ofisini boşaltması istenen sevgili hocamız Can Candan’ın daima yanındayız, #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz!  #ÖzerkÖzgürDemokratikÜniversite" denildi.

Akademisyen Nisan Aksakallı "Can Candan gittiği her yeri okula çevirir. Varlığı yeter. Duvarlara, çatılara, binalara, unvanlara ihtiyacı yok.  Dinlemek, öğrenmek isteyen olursa, bunca yıl öğrendiğimiz, biriktirdiğimiz her şeyi anlatırız. Bize her yer akademi" dedi.

Sanatçı ve akademisyen Nazım Dikbaş da "#ÖzerkÖzgürDemokratikÜniversite için verilen bu onurlu, kararlı, güleryüzlü direnişin her anı zafer. Can hocamızın yanındayız, #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz!" mesajını paylaştı.

Akademisyen Aslı Odman ise "Bugün de sen hep bir çoğumuzun aklındaydın... 'Ofis'ini kaybetmiş, kaybetmediği için suçluluk hissine gömülmüş.. O ofislere geri dönüş günlerini hayal ettim. Ama dediğin gibi 'opus facere', eser vermek için 'atanmışların ofisine' ihtiyaç yok! Sevgili Can Candan" mesajını paylaştı.  

Akademisyen Zeynep Erk Emeksiz de Boğaziçi Üniversitesi yönetimine "Can Candan dönecek. Biz de döneceğiz! Ama siz gideceksiniz" diye seslendi.

NE OLMUŞTU?

Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim görevlisi ve belgesel sinemacı Can Candan, 16 Temmuz 2021 tarihinde dönemin "kayyum rektör vekili" Naci İnci tarafından görevden alınmıştı.

Candan, 3 Ağustos 2021’de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne yürütmenin durdurulması ve iptali için dava açmıştı.

Davada 16 Şubat’ta oy çokluğuyla yürütmenin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ve Candan’ın görevine iade edilmesine hükmedilmişti.

Candan’ın 18 Temmuz’da yaptığı duyuruya göre mahkeme daha sonra kararı hukuksuz bularak iptal etmişti. Ayrıca, Candan’a yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının faiziyle ödenmesine karar vermişti.

Candan, 8 Ağustos’ta, vereceği derslerin, seçilmiş dekan görevden alınarak dışarıdan yerine getirilen fen edebiyat fakültesi dekanı tarafından onaylanmadığını bildirmişti.

Candan, 10 Ağustos’ta ise "kayyum rektörün" oluruyla görev süresinin uzatılmamasına karar verildiğini duyurmuştu. 


PAYLAŞ