Aile hekimleri: Biz sporcu değiliz, performansa göre değerlendirmeyin

Aile Sağlığı Merkezleri’nde çalışan hekimler bir süredir koşullarının iyileştirilmesini bekliyor. Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre, ihtar puanı almamış olmak şartıyla aile hekimlerine ne kadar çok hastaya bakarlarsa o oranda 'teşvik ödemesi' yapılacak. Aile hekimlerine göre yönetmelik çalışma barışını bozma, hekimlerin eylemliliklerini kırma amaçları taşıyor ve birinci basamak sağlık hizmetinin ruhuna aykırı.

Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu Başkanı Emrah Kırımlı’ya göre yönetmelik, “Uslu durun yoksa maaşınızı keseriz” anlamına geliyor. Aile hekimlerinin çok düşük gelirlere çalıştığını, esas işlerini yapamadıklarını belirten Kırımlı, “Sağlıkta performans olmaz, sporcunun performansı olur. Biz sporcu değiliz, performansa göre değerlendirmeyin” dedi ve şöyle devam etti:

“Sağlıkta yapılacak bir hizmet anayasal bir görevdir, sorumluluktur. Yönetmelik kamusal sağlık sistemini çökertir. Bu 3 kuruş 5 kuruş meselesi değil. Yönetmelik ek ödemesi bizi yoksulluk sınırının altında bırakır. Bizim talebimiz yoksulluk sınırının üstünde bir gelir. Bununla da yoksulluk sınırının üstüne çıkamıyoruz.”

Aile hekimlerinin randevuyla çalışmak istediğini, şiddete maruz kalmamak için hastalara bakmak zorunda kalacaklarını ifade eden Kırımlı, “Bu sistemde hasta, ‘Bana vakit ayırmıyorsun’ diyecek. 80 kişiye bakmak için benim ona 2 dakika ayırmam lazım. Bu sefer de ‘Sen bana vakit ayırmıyorsun’ diyecek” diye konuştu.

Yönetmeliğin “ayrımcı” olduğunu, çalışanları birbirine düşüreceğini ifade eden Kırımlı, “Çalışma barışının altına dinamit koydular. Beraber çalıştığına 300 lira, sana 5 bin lira. Aynı işi yapıyoruz aynı yerde çalışıyoruz aynı nüfusa sağlık hizmeti veriyoruz. Bu ayrımcılığı sebebi ne? Asgari ücrete yakın ücret alan ebeler hemşireler var. Burada çalışmaktan mutlu olan insanlara cezalandırıyorsunuz. Bu insanlar gidecek. Çocukların aşıları ne olacak o zaman? Kanser taramalarını aşıları bu arkadaşlarımız yapıyor. Onlar hor görüldüğü zaman burada durmaz, çalışmaz” ifadelerini kaydetti.

Tek ücret istediklerini, ek ödeme istemediklerini, yoksulluk sınırının altında kalmayacak bir gelirle çalışmayı talep ettiklerini belirten Kırımlı, aile sağlığı merkezlerinin yüksek kiralar karşısında kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da hatırlatarak, “Biz kamu hizmeti veriyoruz kamu binasında çalışmak istiyoruz. Biz emekliğimize yansıyan bir maaş istiyoruz. Biz şiddeti artırmayacak, sağlıkta kışkırtmayı arttırmayacak bir sistem istiyoruz. ASM’ler ticarethane değildir biz tek ödeme talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Aile hekimlerinin örgütlendiği Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Can Kirişçi’ye göre alınan karar “çok aşağılayıcı”. Her hastaya gereken süreyi ayırmak zorunda olduklarını, bir hastaya 10 dakika ayrıldığında dahi günde 40 hastaya bakılabildiğini belirten Kirişçi, “Burada 78 hastaya kadar bir ücret havuzu belirlemişler. 40’tan başlayarak 70’e kadar para verilecek. Bu eşit işe eşit ücret kuralı ve birinci basamağın ruhuna aykırı” dedi.

Atılan adımı, “Seçime dönük popülist bir yaklaşım” olarak nitelendiren Kirişçi, “Carilerdeki adaletsizlik devam ediyor. En ufak bir iyileştirme yok. Kiralar son derece zorluyor ve yavaştan kapanan Aile Sağlığı Merkezleri var. Bu konularda iyileştirme yok. Söz konusu uygulama da adaletsiz bir uygulama diye konuştu.

Aile sağlığı merkezlerine dair atılan adımın “iş barışını” bozacağını, hekimlere yüzde 40’ın üzerinde bir iyileştirme yaparken hemşirelere ise yüzde 1 iyileştirmenin yapıldığını belirten Kirişçi, “Gayeleri hemşireler açısından tümüyle iş barışını bozmak” dedi.

Bir aile hekiminin günde ideal 48 hastaya bakabileceğini, mecburiyetten dolayı günde 100 ile 150 arasında hasta bakan hekimlerin olduğunu söyleyen Kirişçi, “Sahte hasta girişleri olabilir. Siz insanları böyle bir kritere bağlarsanız hekim poliklinik sayısını yüksek göstermek için her şeyi yapabilirler” ifadelerini kullandı.

Hastaneye gitmek isteyenlerin randevu bulamadığını, “Hastaneye gidemiyoruz” dediğini, karşılanamayan muayene talebinin aile hekimleri üzerinden tamamlama derdinin olduğunu belirten Kirişçi, “Biz eylülde 5 gün iş bırakmayı planlıyorduk. Hiçbir zaman bu yönetim bizim yararımıza bir şey yapmadı. Ceza puanı alırsa bir, iki, üç aya kadar bu ek ödemenin kesilmesi söz konusu. Üç ay bir hekimin ücretini keserseniz 20 bin lira. Bu eylemliği kırmak ve iş barışını bozmak için güzel ve profesyonel planlanmış bir yönetmelik değişikliği” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) aile hekimlerine yönelik düzenlemeye sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla tepki gösterdi. “Sağlık Bakanlığı, yeni Aile Hekimliği Yönetmeliği’nde de hiç şaşırtmadı” ifadelerini kullanan tabipler şunları söyledi:

“Hastalarımıza zaman ayırmamızı istemeyen, performans ile 'daha çok hasta' dayatmasını körükleyen, özlük haklarımızı iyileştirmeyen düzenlemeler; ne hekimler ne sağlık çalışanları ne de toplum yararınadır!”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Hayırlı olsun” ifadeleriyle paylaştığı 'Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Daire Yönetmelik'e göre aile hekimliği birimince yapılan günlük muayene sayısının; 41-50 arasında olması halinde tavan ücretin yüzde 10'u, 51-60 arasında olması halinde tavan ücretin yüzde 21'i, 61-75 arasında olması halinde tavan ücretin yüzde 31'i, 76 ve üzeri olması halinde tavan ücretin yüzde 42'si oranında teşvik ödemesi yapılacak. Teşvik ödemesi kapsamında, aile sağlığı çalışanlarına da herhangi bir ihtar puanı almamış olmaları halinde, tavan ücretin yüzde 3'ü oranında ödeme yapılacak. Aile hekimliği birimince yapılan günlük muayene sayısının 40-60 arasında olması halinde tavan ücretin yüzde 1.5'i, 61 ve üzeri olması halinde tavan ücretin yüzde 3'ü oranında teşvik ödemesi yapılacak. Herhangi bir ihtar puanı almama şartı getiren yönetmeli, ‘teşvik ödemesinin’ 1-10 arası ihtar puanı alanlara bir ay, 11-20 arası ihtar puanı alanlara iki ay, 21 ve üzeri ihtar puanı alanlara ise üç ay süreyle yapılmayacağını da kapsadı.

Birlik ve Dayanışma Sendikası ‘teşvik ödeme’ kararına ilişkin açıklama yaptı. Aile Hekimliği Teşvik Ödeme Modeline göre, tavan ücret 16 bin 277.45 iken aile hekimlerinin eline geçecek net miktar 9 bin 981.33 TL şeklinde olacak. Aile sağlığı çalışanları ise bu teşvik modelinde 712.95 TL alacak. Aile hekiminin yapacağı 41-50 arası muayene sayısına bağlı net ödemede ele geçen bin 188.25 iken, aile sağlığı çalışanları 41-50 arası muayene sayısında 178.24 TL ödeme alacak.

Birleşik Kamu İş’e bağlı Genel Sağlık İş, yapılan ‘teşvik ödemesi’ yönetmeliğine karşı iptal davası açacaklarını belirttikleri bir yazılı açıklama yayımladı. Genel Sağlık İş Başkanı Dr. Derya Uğur imzalı yapılan yazılı açıklamada, “müjde” olarak lanse edilen yönetmelik değişikliğinin, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına “İş bırakmazsanız, sesinizi çıkarmazsanız, hukuka aykırılıklara göz yumarsanız, sizi ödüllendireceğiniz” söylemiyle eşdeğer olduğu belirtildi.

Genel Sağlık İş’in açıklamasının devamında şunlar yer aldı:

Müjde (!) veren Sağlık Bakanı’nın nereye baktığı bilinmemekle birlikte, “sağlığa bakmadığı”, sağlığı görmediği, sağlıktan bihaber olduğu, sahanın nabzını tutmadığı açıktır. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya soruyoruz:Müjdenizin içeriğinde günlük muayene sayısının 76 ve üzeri olması halinde aile hekimleri için tavan ücretin yüzde 42’si teşvik ödemesi olarak ödenecek iken, aile sağlığı çalışanları için günlük muayene sayısının 61 ve üzeri olması halinde nasıl, niçin, hangi gerekçeyle tavan ücretin yalnızca yüzde 3’ü teşvik ödemesi olarak ödenecektir?
Aile sağlığı çalışanlarının, “tavan ödeme tutarına” takıldığı için HYP ödemesi ve TİS ikramiyesi alamadığından, Türkiye Cumhuriyeti’nin Sağlık Bakanı olarak, tarafınızın haberi var mıdır?
Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerini teşvik etmeniz gerekirken, hasta muayene sayısı gibi bir kriterin teşvik ödemesine esas kabul edilmesinin, sağlık hizmetinin etkin ve verimli sunulmasıyla bağdaşan bir yanı bulunmakta mıdır?

Genel Sağlık-İş olarak, Anayasa’ya aykırı bu Yönetmelik değişikliğine karşı elbette sessiz kalmayacak, tüm sağlık çalışanlarının haklarını savunmaya devam edecek, Anayasa’ya aykırı Yönetmelik değişikliğine karşı Danıştay nezdinde iptal davası açacağız. Genel Sağlık-İş olarak, söz konusu hukuka aykırı Yönetmeliği yargıya taşıyoruz. Fakat Genel Sağlık-İş, anlamadan, dinlemeden, yasal düzenlemeleri incelemeden hareket etmez. Genel Sağlık-İş’in amacı, olabilecek en hızlı şekilde, altı en dolu başvuruyu gerçekleştirmek, işlemi yapmak ve davayı açmaktır. Bazı kötü örneklerde de görüldüğü üzere, ilk amaç hızlı hareket etmek olunca, sonuç da maalesef hukuki kazanımla neticelenmemektedir.


PAYLAŞ