Evrensel Yazı İşleri Müdürü Erdi Tütmez: İnsanların bir gazete ile dayanışmasından suç unsuru çıkarılamaz

TÜKENMEZ HABER- Basın İlan Kurumu (BİK), Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam yayınlama hakkını iptal etti. BİK'in Evrensel'in ilan hakkını iptal etme kararına ilişkin Evrensel'in yazı işleri müdürü Erdi Tütmez ile konuştuk.

Tütmez, "Bu kararının hukuksuz olduğunu, tamamen siyasi olduğunu söylemek istiyorum" ifadelerini kullandı. 'Evrensel’e çok daha fazla sahip çıkma zamanı şimdi' diyen Tütmez sözlerini şöyle tamamdı;

"Gazetemiz Evrensel’i bayiden almak çok önemli. Çağrımız gazetemizin bayilerden alınmasıdır. E-gazetemize abone olmak da bu susturma girişimine verilmiş güçlü bir yanıt olacak."

'İNSANLARIN BİR GAZETE İLE DAYANIŞMASINDAN SUÇ UNSURU ÇIKARILAMAZ'

BİK'in kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? AYM kararına rağmen resmi ilan ve reklam yayımlama hakkının iptal edilmesi neyin işareti?

"Öncelikle, en başta bu kararının hukuksuz olduğunu, tamamen siyasi olduğunu söylemek istiyorum. 2019 Eylül ayından beri ilan hakkı hukuksuz şekilde dondurulan gazetemizin şimdi de resmi ilan hakkı tamamen iptal edildi. BİK Genel Müdürlüğü okurlarımızın bayilerden birden fazla gazete satın alması; siyasi partilerin ve belediyelerin kurum olarak aldıkları gazeteleri iptal kararına gerekçe gösteriyor. Dünyada böyle bir ‘suç’ yok. İnsanların bir gazete ile dayanışmasından suç unsuru çıkarılamaz. Ayrıca belediyeler, siyasi partiler, sendikalar da bir gazeteyi alıp okurlarına dağıtabilir.

Bir örnek vereyim. Tebligatta İzmir'e ait iki nokta var.  İki yer de İzmir Büyükşehir Belediyesinin İzelman üzerinden kurumsal abone olarak aldığı işyerleri. Bu alımlar toplu sözleşmede yer alıyor İşçilere günlük gazete alınması maddesi gereğince yapılıyor.  Şunu belirtmek istiyorum. Eylül 2019’a kadar sayısız denetime uğradık ancak bu kurum abonelikleri hiçbir zaman gündeme gelmedi. Şimdi sorun yapılması da bu kurumun kasıtlı hareket ettiğini gösteriyor. Diyelim ki BİK doğru söylüyor ve sendika, siyasi parti ve belediyeler tarafından alınan gazeteleri ‘usülsüz’. Bizce bu kesinlikle böyle değil ancak doğru kabul etsek bile bu rakamların toplamı 700 civarı.

'HER 6-7 GAZETEDEN 5-6'SININ BİRER İKİŞER BAYİLERDEN SATILDIĞI GÖRÜLÜYOR'

Günlük tirajımız, aylık ortalama tirajımız, baskı sayımız dikkate alındığında zaten okurlarımızın büyük çoğunluğunun esas olarak gazetemizi bayilerden teker teker aldığı görülüyor. Turkuaz dağıtımın bayi satış dökümleri de bunun ispatı. Her 6-7 gazeteden 5-6'sının birer ikişer bayilerden satıldığı görülüyor. Ve şunu belirtmek istiyorum ki gerekçe gösterilen yönetmelik maddesinde bu konuda somut bir oran da yok. Burada da ağır bir keyfiyet var.

'İKTİDARA YAKIN BİR BASIN ORGANI HİÇ CEZA ALMIŞ MIDIR, İLANLARI KESİLMİŞ MİDİR?'

Bu kurumun kuruluş ilkelerine herkes baksın. Basın İlan Kurumunun sitesinde yer alıyor. Hiçbir ayrım yapılmadan basının desteklenmesi gerektiği belirtiliyor. Ancak bunun tam tersi bir görüntü var. Bizi adeta ‘açık bulmak’ için tüm Türkiye’de araştıran, bayileri tek tek gezen bu kurum iktidara yakın basın organlarını araştırıyor mu? Çıksınlar açıklasınlar. İktidara yakın bir basın organı hiç ceza almış mıdır, ilanları kesilmiş midir?  Ayrıca bu konuda da bir önerimiz var. TBMM’de kurulacak bir araştırma komisyonu gazetelerin gerçek tirajlarını araştırsın, BİK’i de araştırsın. Şişirilmiş tirajlarla rant sağlayanlar da bunlara göz yumanlar da ortaya çıkarılsın. 

'BASIN İLAN KURUMU BİZE VERDİĞİ CEZAYLA AYM'YE 'SENİ DİNLEMİYORUM' DA DEMİŞ OLDU'

Anayasa Mahkemesi verdiği kararın gerekçesini 10 Ağustos’ta açıkladı ve ilan kesme cezalarıyla basın ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini söyledi. AYM ‘burada yapısal sorunlar var’ diyor. Basın İlan Kurumu bize verdiği cezayla AYM’ye ‘seni dinlemiyorum’ da demiş oldu. Herkes için bağlayıcılığı olan bir yüksek mahkemeyi bile dinlememe cüretti gösterebiliyorlar. Yargıyı bile ayaklar altına alan kurum adil olabilir mi?"

'ELEŞTİREL TEK BİR SESİN BİLE OLMASINA TAHAMMÜLLERİ YOK'

Seçim sath-ı mailine girilen bir dönemde böylesine kararlar basın özgürlüğünü nasıl etlileyecek?

"Ülkede zaten uzun bir süredir basın özgürlüğü büyük bir baskı altında. Daha yakın bir tarihte Diyarbakır’da gazeteci arkadaşlarımız tutuklandı. Hemen hemen her gün adliyelerde gazeteciler var, yargılanıyorlar. İktidar seçim yaklaştıkça kuşkusuz bu baskıyı arttırmak isteyecek, bunun emareleri de var. Eleştirel tek bir sesin bile olmasına tahammülleri yok. Çünkü biz ve iktidarın karşısında duran basın organları gerçekleri söylüyor. Yoksulluğu anlatıyorlar. Öğrencilerin barınma sorununu anlatıyorlar. Dış politikadaki yıkımı anlatıyorlar. Sanata yönelik baskıları teşhir ediyorlar. Tabi ki bunlar iktidarın hoşlanmayacağı şeyler. Bunun için sık sık cezalar veriliyor, davalar açılıyor. Seçim yaklaştıkça da bunun dozu artacaktır. Bugün bu baskılara karşı güçlü bir çıkış olursa iktidar bu kadar rahat davranamaz. Güçlü bir karşı çıkış olursa bu günleri de aşarız."

'TOPLUMUN HEMEN HEMEN HER ALANINDAN EVRENSEL'E DESTEK MESAJLARI YAĞIYOR'

Kararın ardından nasıl tepkiler aldınız? işçiler, emekçiler, akademisyenler, basın emekçileri...

"O kadar güzel dayanışma mesajları alıyoruz ki… Bu işte Evrensel’in gücünü gösteriyor. Evrensel’in 27  yıldır nasıl bir yayıncılık yaptığını gösteriyor. İşçiler kampanyalar yapıyor, mektuplar yazıyor. Kadınlar kendi imkanlarıyla videolar çekiyor, dayanışma gösteriyor. Bunlar tamamen doğalında olan şeyler. Bunun dışında çevre alanından, siyasetçilerden, akademisyenlerden, köylülerden. Toplumun hemen hemen her alanından Evrensel’e destek mesajları yağıyor. Bu zaten Evrensel’in dayandığı yer. Bu zaten onun yaşama sebebi. Okurlarımız da kamuoyu da bu hukuksuzluğun farkında ve gazetelerine sahip çıkıyor. Çünkü biliyorlar ki Evrensel onların sesi. Kendilerinin diğer medya organlarında yer almadığını çok iyi biliyorlar. ‘Yoksulluk yok’ diyen bir basına güvenmiyorlar. Çünkü hayatlarının bu olmadığını en iyi onlar biliyor. Çünkü Evrensel’in direkt hayatın içinde olduğunu, onların yaşamını dert edindiğini biliyorlar. Bu bağlılığı da kimse engelleyemiyor görüldüğü gibi. Tabi ki bu dayanışmanın daha da büyümesi gerekiyor.

Şunu çok emin bir şekilde söylüyorum. Evrensel bu saldırıları da daha güçlü bir şekilde atlatacak. Bunu da gazetemize bugüne kadar sahip çıkan okurlarımızdan aldığımız güçle söylüyorum. Bu hukuksuzluğun her yerde konuşulması lazım. Her yerde anlatılması lazım. Evrensel’e çok daha fazla sahip çıkma zamanı şimdi. Çünkü bu halkın haber alma hakkına çıkma anlamı taşıyor. Gazetemiz Evrensel’i bayiden almak çok önemli. Çağrımız gazetemizin bayilerden alınmasıdır. E-gazetemize abone olmak da bu susturma girişimine verilmiş güçlü bir yanıt olacak.."

'TÜM HUKUK YOLLARINI SONUNA KADAR İŞLETECEĞİZ'

Bundan sonraki adımlarınız ne olacak?

"Bize itiraz için gerekli bir süre verildi ve bu süre içerisinde Basın İlan Kurumu’na itiraz edeceğiz. Tüm hukuk yollarını sonuna kadar işleteceğiz. Basın İlan Kurumu bu hukuksuzluğunda ısrar ederse Anayasa Mahkemesi, AİHM… Kaç yıl sürerse sürsün, nereye giderse gitsin bu hukuksuzluğun peşinde olacağız. Basın İlan Kurumu bu yanlıştan bir an önce dönmeli, Anayasa Mahkemesinin son kararını dikkate almalı. Bunu yapmak zorunda, hukuku dinlemek zorunda."


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR