Avrupa maçları Süper Lig'e ayna tutuyor

Mayıs ayının gururlu ve havalı şampiyonuna, sıradan bir Avrupa maçında küçük bir ayna tutuldu sadece.

O küçük aynada, kocaman bir resim belirdi adeta.

Geçen yıl rakiplerine puan farkı atan Trabzonspor'un, Danimarka'nın Kopenhag takımına elenmesi ile Süper Lig rekabetinin, ne kadar yanıltıcı olduğu çıktı bir kez daha ortaya. 

Trabzonspor'un başarısızlığı, sadece bordo mavililere ait değil aslında.

Bu başarısızlık, Süper Lig'in ne kadar düşük seviyeli bir lig olduğunun bir kanıtı açıkça. Ve her yıl Avrupa'da yüzümüze, vuruluyor bu seviye.

Yine Süper Lig'ini üçüncü bitiren Konyaspor'un, Vaduz'a elenmesi de Süper Lig seviyesini gösteriyor.

Bizim de gerçeğimiz ve futboldaki çaresizliğimiz bu.

Avrupa'nın elit ve para getiren liginde, bize yer yok. 


UEFA sıralamasında 12 yılda 10 sıra geriledik

Şampiyonlar Ligi'nde 2010 yılından itibaren 72 maçta 14 galibiyet, 41 mağlubiyet alan Süper Lig'in şampiyonları, bu maçlarda 65 gol atmış ve 141 gol yemiş.

Ve 12 yılda 3 defa gruptan çıkılmış. Yani bugün değil sadece, geçmiş de başarılı sayılmaz.

Sonuç olarak, 2010 yılında UEFA sıralamasında 11'inci olan Türkiye, 12 yılda İsrail'in arkasından 21'inci sıraya kadar gerilemiş oldu.

Geçen yıl rakipleri ile arasında, büyük puan farkı açmıştı Trabzonspor.

Süper Lig'i domine ediyor ve hatta ligin en iyi oyununu oynayan takım olarak gösteriliyordu.

Bununla beraber, bazı hakem tartışmaları ile yine kaos vardı ligde.

Ve Süper Lig'in yıpratıcı kaosunda gelen şampiyonluklar, daha da keyif verici oluyordu.

Ve 38 yıl aradan sonra, mayıs ayında şampiyonluğa ulaşınca Trabzonspor, zafer daha da anlamlı olmuştu.

Türkiye'de şampiyonluk kutsaldı ve her şeyi unutturuyordu. Ve kim olursa olsun şampiyon, hemen bir başarı hikayesi yaratılıyordu.

Fakat hikayeler, hep yarım kalıyordu.
 

1.jpg

 

Bir önceki yıl Beşiktaş kutsal zafere ulaşmıştı ama sonrasında Şampiyonlar Ligi'nde büyük başarısızlık yaşamış ve teknik adamı ile yolları ayrılmıştı.

Ama işte o içine şampiyonluklar ve sonunda gelen başarı hikayeleri, bir Avrupa maçı ile yerle yeksan oluyor.

Kulüp sözcüsü gibi davranan yorumcular ve bir kısım spor medyası ile taraftarlar manipüle edilirken, pahalı şampiyonluklara ve transfer zaferlerine teslim oluyor futbol kültürü.

Hangi takım kollanırsa kollansın, hakemler şampiyonluğa ne kadar etki ederse etsin, kimin şampiyonluk yıldızı daha fazla olursa olsun, derbiler kazanmak zafer sayılarsa sayılsın, TFF istediği kadar adil olduğunu düşünürse düşünsün, şampiyon olmuş teknik adamlar kendilerini ne kadar başarılı sayarsa saysın, yöneticiler en iyi transferleri yaparsın yapsın, biz o Şampiyonlar Ligi'nde yokuz işte.

Sadece Abdullah Avcılı Trabzonspor değil, geçen yıl Sergen Yalçınlı Beşiktaş, önceki yıl Okan Buruklu Başakşehir, ondan önce de Fatih Terimli Galatasaray'da başarısız kaldı Şampiyonlar Ligi'nde.

Takımlarımız kasaba takımlarına eleniyor, Şampiyonlar Ligi'ne kalamayınca Süper Lig şampiyonluğu borç yaratıyor, yerelde şampiyon olan Türk teknik adamlar Avrupa'da yetersiz kalıyor, Süper Lig'in üçüncüsü Vaduz'u eleyemiyor, ülkesinde savaş olan Dinamo Kiev, Fenerbahçe'yi eliyor bir şekilde.
 

2.jpg

Fotoğraf: AA

Süper Lig şampiyonluğu para getirmiyor

Gelecek yıllarda Şampiyonlar Ligi'ne direkt gidemeyecek Süper Lig şampiyonu.

Hatta ikinci olan takım, Şampiyonlar Ligi'nde ön eleme oynama hakkı bile alamayacak.

Olsun, Süper Lig şampiyonluğu yeter diyorsak, sorun yok.

Ama işte yerelde şampiyonluk da para etmiyor.

Geçen yıl şampiyonlukla, 30 milyon euroya yakın para anca kazandı şampiyon Trabzonspor.

Neyse dönelim Avrupa'nın en yaşlı ligine, tartışalım hakemleri, yaratalım klasik kaosumuzu.

Ratingi de bol olsun ligimizin.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir. 


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR