Beni andığın için sağ ol Liz Truss, şimdi harekete geç ve zenginleri vergilendir

(Reuters)

Eğer yeni başbakan Liz Truss'un kabul konuşmasının, hayat pahalılığına kararlı şekilde müdahale edeceğini göstermesini bekliyorduysanız hayal kırıklığına uğramış olacaksınız.

Bunun yerine bana rastgele bir gönderme yapmanın yanı sıra, Britanya'nın çürümüş ekonomik sisteminde üstelemeye kararlı görünüyor. Britanya birçok kişi için darmadağın olan yaşam standartları, çok küçük bir kesim için gittikçe artan servet, iklim bozukluğu ve endüstriyel düşüşle karşı karşıyayken, Truss'ın amigoları hastayı hasta eden aynı ilaçtan daha da fazla istiyor.

Zenginler için daha fazla vergi indirimi, daha fazla özelleştirme, sendikalara daha fazla saldırı, daha fazla fosil yakıt, göçmen ve azınlıkların daha fazla günah keçisi ilan edilmesi.

Bunlar, Britanya'nın son 40 yılın çoğunda çilesini çektiği reçeteyi oluşturuyor. Ama bu, halkımızın istediği veya inşa edebileceğimizi bildiğim ülke değil. Çok daha farklı bir şeye ihtiyacımız var, onu istiyoruz ve ona sahip olabiliriz.

Liz Truss, geçim sıkıntısı krizini "çözmeyi" vaat ediyor. Ama nasıl? Truss'ın fazlasıyla sert, Thatcher'ımsı tarzı Britanya halkının istediği çözümlerin yolunu kapatıyor. Elinden gelenin en iyisi, büyük işletmelere kâr akışını sürdürmek için tasarlanmış bir yara bandı.

Enerji, su, demiryolu ve postadaki vurgunculuğa son verilerek, geçim sıkıntısı sarmalı kontrol altına alınabilir. Bunlar doğal tekeller ve halkın ellerinde olmalı, kamu yararına hizmet etmeli. Daha sonra uygun tavan fiyatlar getirebilir, bu hizmetleri herkese bir hak olarak sağlamayı garantileyebiliriz.

Enflasyonu kışkırtan şey aşırı kârdır. Böylesine bir kâr oranı, ülke genelindeki ailelerin yaşam maliyetini düşüren hizmetleri sağlayabilmek için vergilendirilmelidir: Ulusal Sağlık Servisi'miz (NHS) için uygun finansman, yaşlılarımız için bir Ulusal Bakım Servisi, gençlerimiz için çocuk bakımı ve tüm ilkokul çocukları için ücretsiz okul yemekleri.

Maaşlar enflasyonu tetiklemiyor. Nasıl tetikleyebilir ki? Reel ücret koşulları neredeyse 15 yıldır yükselmedi ve şimdi de yere çakılıyor. Britanya'nın maaş zammına ihtiyacı var. Dünyanın en zengin ülkelerinden birinde, tam zamanlı çalışan kişilerin ısınma ve yemek arasında seçim yapmak zorunda kalması düşünülemez olmalı. Bu yüzden asgari ücreti yükseltmemiz, mesai garantisi vermeyen sömürücü sözleşmelere son vermemiz ve maaş kesintilerine direnen sendikaları desteklememiz gerekiyor. Bir kereliğine de olsa üyelerini destekleyen sendikalara saldırmak yerine, işçilerin yanında duran ve işverenleri maaşları artırmaya zorlayan bir hükümete ihtiyacımız var.

Liz Truss eşitsizliği umursamıyor olabilir fakat kanıtlar bunun tüm topluma zarar verdiğini ve ekonomimizin önünü kestiğini gösteriyor. Kovid nedeniyle reel ekonominin kapatıldığı 2020'de, milyarderlerin servetlerinde muazzam bir artış olması hiç mantıklı değil. CEO'ların maaşlarını düşürdükleri çalışanlardan 351 kat fazla kazanıp muazzam ikramiyeler alması da öyle.

Süper zenginler paralarını kazanılmış gelirden değil, servetten kazanır. Onlara uygun bir servet vergisi uygulamanın yanı sıra, çok uluslu şirketlerin ve zengin elitlerin burada vergilerden kaçarken, paralarını yurtdışı vergi cennetlerinde saklamalarını mümkün kılan tüm numaralara son vermenin zamanı geldi. Bu para kazanılarak hak edilmedi ve Britanya halkının hizmetleri, işletmeleri ve cepleri için gerekli.

İşletmeler ve tüketiciler için faturalar hızla yükselirken vurgun yapan fosil yakıt şirketlerinin aşırı kârlarının da ağır şekilde vergilendirilmesi gerek. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu yıl bu şirketlerin "insanlığın boğazına yapışması" konusunda uyardığında haklıydı. Ancak Truss, onlara meydan okumak yerine fosil yakıt üretimini daha fazla kamu desteğiyle büyütmeye hazırlanıyor.

Guterres fosil yakıtlar için ayrılan yeni fonları "hayal ürünü" olarak nitelendirdi. Ben olsam daha ileri giderdim: Bu bir ölüm arzusu. Daha ekstrem hava koşullarına, mültecilere, açlığa ve ekonomik zarara yol açacak iklim bozulmasını, petrol ve gaz üretimini artırarak önleyemeyiz.

Bunun yerine, Yeşil Yeni Anlaşma yoluyla fazlasıyla iyi yeşil iş getirebilecek ve iklim bozulmasına en az katkıda bulunan Küresel Güney ülkelerinde teknolojinin kullanılmasına alan sağlayacak hızlı ve radikal bir enerji geçişine ihtiyacımız var.

Fakat Muhafazakar Parti, insanlığın karşı karşıya olduğu bir numaralı varoluşsal sorunla yüzleşmek yerine, liderlik yarışması çerçevesinde savunmasız insanlara, özellikle de mültecilere en sert darbeyi kimin vurabileceğini göstermek için daha fazla zaman harcadı. Dünyanın dört bir yanındaki savaşlardan kaçan insanlara yardım etmek ve savaşları onları sona erdirmek için çalışmak yerine Truss, selefinin mültecileri Ruanda'ya utanç verici ve yasadışı bir şekilde sınır dışı etmesinde daha inatçı.

Britanya'nın farklı olabileceğini biliyorum. Milyonlarca insan ay sonunu getirmek için mücadele etmek zorunda değil ve biraz daha fazlasına sahipmişiz gibi hissetmek için bizden daha azına sahip olanlara sefalet çektirmek zorunda değiliz. Ülkemizin gerçek değerlerini gördüm. Her toplulukta birbirini kollayan, zor zamanlar geçirenleri destekleyen ve bir araya gelen insanlar bulursunuz.

Truss'ın başbakanlığının gelecek iki yılında muhtemelen çok daha fazla sıkıntı ve stresle karşı karşıya kalacağız fakat birbirimize göz kulak olup birlikte hareket edersek, bozuk politikamızı ve desteklediği çürümüş ekonomik sistemi dönüştürmek için bir şeyler inşa etmeye başlayabiliriz.

Jeremy Corbyn, Islington North parlementeridir ve 2015-2020'de İşçi Partisi lideri olarak görev yapmıştır. Corbyn'in Barış ve Adalet Projesi hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz

https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Deniz Sutaş


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR