Beşiktaş, Fenerbahçe sendromu yaşıyor

Evet, ciddi bir saldırı oldu sahada Beşiktaşlı oyunculara. Kendini taraftar sanan bir kişi, saldırganca bir eylemde bulundu oyunculara. Daha kötüsü de olabilirdi.

Evet, arkasından Josef de Souza'ya gösterilen kırmızı kartın, cezası da tartışılmalı.

Evet, Beşiktaş için oldukça sıkıntılı bir süreç oldu.

Ama Türkiye'de futbol bu.

Ve maalesef Türk futbolunun geçmişi, mağduriyetler ile dolu.

Fakat bu mağduriyetler kimin başına gelirse gelsin, rakipleri açısından bir şey ifade etmiyor.

Çünkü herkesin bir bakkal defteri var ve herkes bu deftere göre tavır alıyor. Dolayısı ile hiçbir sorun, çözülemiyor.

Beşiktaşlı futbolcu Josef de Souza'nın hafta sonunda yaptığı basın toplantısında, gözyaşları içerisinde "Sezon sonunda kalmayabilirim" açıklaması da bu yüzden bir şey ifade etmez kimse için.

Karşılığı yok çünkü.

Zaten bu basın toplantısını yapmak da kötü bir karardı Beşiktaş için.

Bu ülkede Fenerbahçe'nin takım otobüsü kurşunlandı ki dünyada örneği olmayan böyle bir saldırı bile yeterince karşılık bulamadı futbol sistemi içinde.

Dolayısı ile saha dışında kalmaya çalıştıkça Beşiktaş, kazanması da zorlaşacak. Bu yüzden böyle basın toplantıları da hedef olarak bir yere taşımaz Beşiktaş'ı. 

Josef de Souza'nın basın toplantısı ve gözyaşlarının karşılığı yok

Beşiktaş'ın Alanyaspor maçından itibaren, hakemler ile ilgili başlayan şikayetlerine, Josef De Souza'a gösterilen kırmızı kart itirazları eklendi.

Bir basın toplantısı ile mağduriyetini gündemde tutmak istedi siyah beyazlılar.

Ve bütün enerjisini, saha dışına yöneltti Beşiktaş. Geçmiş yıllarda Fenerbahçe yapıyordu bunu ve bizi şampiyon yapmayacaklar duygusu ile çıkıyordu sahaya oyuncular.

Bazı maçlarda aleyhine kararlar ile zarar görse de Fenerbahçe, asıl kendi kendini zehirleyerek sportif açıdan kendisine büyük zararlar vermişti.

Mağdur kıyafetini giyen kulüp, süreci yanlış yöneterek içine kapanmıştı. Teknik kadro ve oyuncular da kendilerinde sorun aramamıştı bir süre.

Çünkü bahaneler vardı. Nasıl olsa şampiyon yapmayacaklardı Fenerbahçe'yi.

Fenerbahçe'nin yayıncı kuruluşu protesto ettiği zamanları hatırlamak gerek belki de. Oyuncuların nasıl işin içine çekildiğini.

Şimdi benzer süreç tercihi yaptı Beşiktaş. Ve hastalıklı futbol sistemine itirazlarını dile getiriyor yaşanan olaylarda.

Ama taraftarı ile yorumcusu ile yöneticisi ile hep kendilerine karşı yapılan, hakem hatası arıyorlar her maçta.

En son Başakşehir maçında yine enerjisini oyununa değil, saha içindeki hakem kararlarına ve Emre Belezoğlu'na verdi siyah beyazlılar. Teknik direktörü de kırmızı kart gördü üstelik.

Açıkçası Fenerbahçe sendromu yaşıyor Beşiktaş.

Saha dışında kalan yarışın da dışında kalıyor

Bugün Beşiktaş'ın yaşadığı şikayetler, rakip camialara temas etmiyor, etmeyecek de. Geçmişte de başkalarının mağduriyeti Beşiktaş'a temas etmemişti çünkü.

Ama yaşanan süreçlerin çözümü, mağdur olan kulüplerin itirazı değil, rakip camiaların itirazı ile olur aslında.

Bu yüzdendir ki futbol sisteminden pozisyon kapmaya çalışan kulüplerin, günlük politikalarından vazgeçmeleri gerekir. Âmâ tabi ki kimse bunu yapmayacak.

Sonuç olarak, Süper Lig doğası gereği bazı kulüplere zarar verecek hep ve futbol sisteminde bu mağduriyetler hep olacak.

Ve saha dışında fazla kalan, yarışın dışında da kalacak…

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir. 


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR