Mersin’de polisevi saldırısına kınama: Demokrasi mücadelesine ket vuruyor

Mersin'in Mezitli ilçesindeki Tece Polisevi'ne düzenlenen 1 polisin hayatını kaybettiği 1'i polis 4 kişinin yaralandığı saldırıyla ilgili siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri tarafından kınandı.

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar imzasıyla yapılan açıklamada "Özellikle seçimlere yaklaşmakta olduğumuz bugünlerde ortalığı bulandırmak, yeni bir şiddet dalgasını ve provokasyonları, Haziran-Kasım 2015 dönemindeki gibi kullanmak amacında olanların bu hevesleri karşısında suskun kalınamaz" ifadeleri kullanıldı. 

Açıklamanın devamında "Demokratik siyaset alanını daraltmak ve işlevsiz hale getirmek amacında olanların bu hesabını boşa çıkarmak hepimizin demokratik görevidir. Mersin’de yaşanmış olan saldırıyı kınıyor ve karanlıkta bırakılan noktaların da aydınlatılmasının gerekliliğini vurguluyoruz. HDP olarak bizler, şiddet karşısında demokratik siyaseti ısrarla savunma ve uygulama tutumumuzu sürdüreceğiz." denildi.

EMEP: ERDOĞAN, SİYASİ FAYDA SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan yaptığı açıklamada “Mersin'de yaşanan provakatif saldırıyı kınıyoruz. Bu tür terör eylemlerinin dün olduğu gibi bugün de işçiye, emekçiye, halka bir faydası olmaz. Bu saldırılar demokrasi mücadelesine ket vurmaktadır. Erdoğan, bu provakatif terör saldırısından muhalefeti suçlayarak siyasi fayda sağlamanın hesabını yapmaktadır. Bu tür eylemlere seçim sürecinde de başvurulabileceğini başta 7 Haziran-1 Kasım dönemi dahil geçmiş deneyimlerden biliyoruz. Bu yöntemler dün tutmadı, bugün de tutmayacaktır” dedi.

TİP: SALDIRILARA KARŞI TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ

Türkiye İşçi Partisi Genel Merkezinden yapılan açıklamada, “Mersin’de dün düzenlenen silahlı saldırıyla ülkemizi bir kez daha çatışma atmosferine sokmayı amaçlayanları kınıyoruz. Saray Rejimi’nin düşmanlık ve provokasyon politikalarına güç vereceği açık olan saldırılara karşı toplumsal barış için mücadeleye devam ediyoruz” denildi

SOL PARTİ: BU SALDIRILAR EZİLEN HALKIN BİRLİĞİ VE DAYANIŞMASINI ZAYIFLATIR

SOL Parti tarafından yapılan açıklamada, “Ezilen halkın birliği ve dayanışmasını zayıflatacak; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirecek her tür adım iktidar politikalarına su taşımak dışında bir anlam ifade etmez” denildi.

Açıklamada, “7 Haziran’dan 1 Kasım’a 2015’te yaşanan şiddet ortamının yarattığı sonuçlar ortada. Ülkemizin böyle bir kaos iklimine bir kez daha sokulmasına karşı herkesi sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Bir arada yaşamı zedeleyen her tür girişim karşısında ezilen halkın birliğini ve dayanışmasını geliştirme sorumluluğuyla bu şiddet eylemini kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

DEMİRTAŞ: SİYASETİN SORUMLULUĞU, ŞİDDET DIŞI ÇÖZÜMLERDE ISRARCI OLMAKTIR

Tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da sosyal medya hesabından yayımlanan mesajla saldırıyı kınadı.

Demirtaş, “Mersin’deki silahlı saldırıyı kınıyorum. Siyasetin sorumluluğu, şiddet dışı çözümlerde ısrarcı olmaktır. Ölümleri durdurmaktır. Şiddetin her türlüsüne karşı çıkacağız, demokratik siyasette ısrarcı olacağız. Bunun herkes tarafından net olarak bilinmesini isterim” dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN TAZİYE MESAJI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı, “Mersin’de polisevine yönelik alçakça düzenlenen terör saldırısında şehit olan polis memurumuza Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır, yaralanan polis memurumuza ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor; terörü bir kez daha lanetliyorum. Milletimizin başı sağ olsun!” dedi.

TİHV VE İHD'DEN KINAMA

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) saldırıyı, yazılı bir açıklamayla kınadı.

Açıklamada, bu kabul edilemez saldırının temel hak ve özgürlüklere yönelik yeni baskılara gerekçe kılınmaması çağrısı yapıldı:

“Terör yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu kabul edilemez saldırıyı kınıyor, ölenlerin yakınlarının acısını paylaşıyor, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Sivillerin de bulunduğu bir ortamda yaşanan bu şiddet olayı, başta yaşam hakkı olmak üzere insancıl hukuk ve daha pek çok hakkın ihlaline yol açmıştır. Ancak yaşananlar, siyasal iktidarın temel hak ve özgürlüklere yönelik yeni kısıtlama ve baskı uygulamalarına, kutuplaştırıcı söylem ve güvenlikçi politikalarına gerekçe oluşturmamalıdır. Kamuoyunda oluşan tüm endişelerin giderilmesi, bilhassa da medya üzerinden üretilen spekülasyonlara ve nefret söylemine son verilmesi için derhal etkin soruşturma başlatılmalı, hakikat ortaya çıkarılmalıdır.” 


PAYLAŞ