İSİG Meclisi: Son 10 yılda en az 616 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

Fotoğraf: Pixabay

İSİG Meclisi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla hazırladığı Çocuk İş Cinayetleri Raporu’nu bugün açıkladı. 2013-2022 yıllarını kapsayan raporda, 2013-2022 yıllarını kapsayan raporda, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İSİG Meclisi’nin çocuk işçi ölümlerine ilişkin verileri karşılaştırıldı. SGK kayıtlarına göre, 2013-2021 yıllarını kapsayan 9 yılda 102 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiği; bu çocukların 3’ünün kız ve 99’unun erkek olduğu belirtildi. Bu çocukların 4’ünün 14 yaşında, 7’sinin 15 yaşında, 35’inin 16 yaşında ve 56’sının 17 yaşında olduğu kaydedildi.

Raporda, İSİG Meclisi’nin 10 yıllık verileri de yer aldı. Buna göre; son 10 yılda en az 616 çocuk, çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocukların 96’sı kız, 520’si erkek. 4’ü 4 yaşında, 5’i 5 yaşında, 4’ü 6 yaşında, 5’i 7 yaşında, 12’si 8 yaşında, 12’si 9 yaşında, 24’ü 10 yaşında, 13’ü 11 yaşında, 32’si 12 yaşında, 39’u 13 yaşında, 61’i 14 yaşında, 87’si 15 yaşında, 123’ü 16 yaşında ve 195’i 17 yaşında. Bu dönemde toplam 18 bin 683 kişi iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi. Raporda şu tespitlere yer verildi:

TÜİK verileri (720 bin kişi), çocuk işçiliğin gerçek boyutlarını perdeliyor. Çocuk işçiliğin azaldığına dayanak gösterilen istatistiklerde, sayısı 1,5 milyonu bulan çırak, stajyer ve meslek eğitimi gören öğrenci olmak üzere çocuk işçiliğin ana gövdeleri eksik. Öte yandan çocuk işgücü anketleri, yaz aylarında değil, Türkiye’de mevsimsel olarak çocuk işçiliğin en az olduğu ekim ile aralık aylarında yapılıyor. Bu da çocuk işçiliğin gerçek boyutlarını gizliyor. 4 ve 5 yaşlarında çalışırken ölen 9 çocuk tespit etmiş durumdayız. Bu durum, çocuk işçiliğin bu yaşlarda başladığı anlamına gelmektedir. Bu yaş grubunda ölüm varken ‘5 yaşında çalışan çocuk gözlenmemesi’, bu anketlerin kapsamını bir kez daha sorgulamamıza neden olmaktadır. Çocuk işçi ölümlerinin yüzde 65,7’sini 15-17 yaş grubundakiler oluştururken 14 yaş ve altında bu oran yüzde 34,3’tür. Birinci maddede belirttiğimiz çırak, stajyer ve meslek eğitimi gören 1,5 milyon çocuğun yok sayılması, eğitime dair verilen bilgileri de gölgelemektedir. Bu süreçte önemli bir ivmeyi 4 artı 4 artı 4 eğitim sistemi oluşturmuştur. Eğitim Sen’in hazırladığı Çatışmaların Eğitim-Öğretim ve Öğretmenler Üzerindeki Etkisi Anketi’ne göre, bu uygulamanın başlatıldığı 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Türkiye’de sadece 45 özel meslek lisesi varken son üç yıl içinde kamu kaynaklarıyla yapılan doğrudan destek ve teşvikler sonucunda okul sayısı yaklaşık 10 kat, özel meslek liselerine giden öğrenci sayısı ise 17,5 kat gibi astronomik bir artış göstermiştir. Ayrıca MEB’in, okulda olması gerekirken çalıştığını tespit ettiği ancak ulaşamadığı çocuk sayısını yaklaşık 440 bin olarak açıkladığını da belirtelim.

İş cinayetlerinde ölen çocukların yüzde 57,3’ü tarım, yüzde 19,5’i sanayi, yüzde 12,8’i hizmet ve yüzde 10,4’ü inşaat sektöründe çalışmaktaydı. İş cinayetlerinde ölen çocukların yüzde 77,4’ü ücretli veya yevmiyeli, yüzde 32,6’sı ücretsiz aile işçisi/kendi hesabına (yüzde 20’si çiftçi ve yüzde 12,6’sı esnaf) çalışandır.

“İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak, çocuk işçiliğin getirildiği durumu ve çocuk iş cinayetlerinin bir çocuk emek sömürüsü politikası olduğunu vurguluyoruz” denilen raporda, çocuk işçiliğinin önlenmesi alınması gereken tedbirler şöyle sıralandı:

Ucuz çocuk işgücünü teşvik eden ve bunun altyapısını oluşturan eğitim sistemi ve eğitim politikalarına son verilmelidir. Tüm çocuklara parasız ve nitelikli eğitim imkanı sağlanmalıdır. Çocuk emeğiyle ilgili veriler bilimsel, güvenilir ve düzenli bir şekilde yayınlanmalıdır. Kayıt-dışı çocuk işçi çalıştıran kişi ve kurumlara göz yumulmamalı, caydırıcı cezalar verilmelidir. Yasadışı çocuk işçi çalıştırmayı önlemeye yönelik tedbirler alınmalı, denetimler etkin ve sıkı bir şekilde yapılmalı, ilgili mevzuatlar yürürlüğe koyulmalıdır. Tüm çocuklar ücretsiz ve detaylı sağlık taramasından geçirilmelidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenme imkanı sağlanmalı, bağışıklık sistemleri kuvvetlendirilmelidir. Çocuk işçilik yasaklanmalıdır.

 

ANKA


PAYLAŞ