KHK ile ihraç edilen Şerif Demirel'in başvurusunda sendika yöneticiliği suç sayıldı

Fotoğraf: Evrensel (Arşiv)

Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilen eski Eğitim Sen Malatya Şube Yöneticisi Şerif Demirel, OHAL Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine komisyonun belirlediği idari mahkemeye başvurdu. Komisyonda 7 yıl süren süreç mahkemede 5 ay sürdü.  Demirel’in başvurusunu reddeden mahkeme Demirel’in eşinin ve kendisinin sendika yöneticiliği yapmasını, sendikanın eylemlerine katılmasını ve kardeşinin barış imzacısı olmasını KHK ile işten atılmasının gerekçesi olarak öne sürüldü. Kararı siyasi ve hukuksuz olarak değerlendiren Şerif Demirel, istinaf mahkemesine başvuracak.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası KHK ile ihraç edilen Şerif Demirel, şimdi Emek Partisi (EMEP) İl Başkanlığı görevini yürütüyor. Çok sayıda kamu emekçisinin sendikalı oldukları ve iktidarın politikalarını eleştirdikleri için hukuksuzca işinden çıkarıldığını hatırlatan Demirel, 29 Ekim 2016’da sorgusuz sualsiz KHK ile işten aldığın söyledi. 25 yıllık öğretmen olduğunu söyleyen Demirel, “AKP iktidarı, tek adam iktidarı, kendi elini güçlendirmek için 'FETÖ' ile birlikte KESK’e bağlı iş kollarındaki emekçileri, diğer kurumlarda çalışanları da sendikalı olmaları sebebiyle, kendisine göre muhalif gördüklerinden dolayı oradan da bir seçme yaparak attılar” dedi.

OHAL sürecinin devamında karara itiraz etmek amacıyla başvuru yaptıklarını ve kabul edilmediğini söyleyen Demirel, sonrasında ise kurulan OHAL Komisyonu'na başvurduklarını ifade etti.

Komisyon süreci 2 yıl olarak belirlenmesine rağmen sonuçlanmasının 7 yıl sürdüğünü ifade eden Demirel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre bir memurun görevden atılması için yüz kızartıcı suç işlemesi gerektiğini hatırlattı. Bunun için de soruşturma açılması gerektiğini anlatan Demirel, KHK sürecinde böyle bir durumun yaşanmadığına dikkat çekti.

“Savunma yapmamıza fırsat verilmeden işimizden atıldık” diyen Demirel, 7 yıllık süreçte fazlasıyla mağduriyet yaşadığını ve işten atılmalarının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını söyledi.

Yaptığı ilk başvurunun “PKK ile bağlantı olduğuna” dair kurum kanaati gerekçe gösterilerek reddedildiğini belirten Demirel, bunun üzerine sendikanın avukatları aracılığıyla OHAL Komisyonu'nun bölge idare mahkemesine başvurduklarını söyledi.

OHAL Komisyonu'nda 7 yıl süren dosyanın, idari mahkemede 5 ay gibi kısa bir sürede hemen sonuçlandığına vurgu yapan Demirel, mahkemenin de aynı kararları “kes, kopyala, yapıştır” şeklinde verdiğini söyledi.

Demirel, iki dönem Eğitim Sen yöneticiliği yapmasının ve şube yöneticisi olması nedeniyle katıldığı sendikal faaliyetlerin suç gibi gösterildiğine dikkat çekti.

Ayrıca KHK ile işten atılmalarına karşı yaptığı eylemde gözaltına alınmasının da karara gerekçe gösterildiğini anlatan Demirel, eşinin Eğitim Sen Şube yöneticiliği yapması ve kardeşinin barış imzacısı olması nedeniyle KHK ile işten atılmasının da karara gerekçe gösterildiğini belirtti.

Demirel, bu gerekçelerin hukuki olmadığını ve Anayasa'nın suçun kişiyi bağladığını belirttiğini anımsattı.

Başvurusunun hukuksuz bir şekilde reddedildiğini söyleyen Demirel, avukatı aracılığıyla kararı istinaf mahkemesine taşıdıklarını ve sonuç beklediğini söyledi.

Demirel, kararın siyasi olduğunu belirterek, “Tek adam iktidarı, kendisinden yana olmayan, muhalif olan herkesi çeşitli şekillerde yaftalayarak işinden gücünden ederek, aç bırakt. Hatta Cumhurbaşkanı ‘Bunlar ne yiyecekler, gitsinler ağaç kabuğu yesinler’ gibi ifadeler kullanmıştı. Gerçekten bu süreçte 100 binin üzerinde kamu emekçisi mağdur oldu” dedi.

Demirel, yasal çerçevede kurulan sendika, parti ve derneklerin etkinliklerine, eylemlerine katılmanın suç olmadığına vurgu yaptı.

Evrensel/ Berfin Güler


PAYLAŞ