İran'dan Ukrayna'ya giden uçak neden düştü?

İran'ın başkenti Tahran'da Ukrayna Havayolları'na ait Boeing 737 tipi yolcu uçağı dün sabah saatlerinde düştü. Uçak kazası sonrası 167 yolcu ve 9 mürettebat hayatını kaybetti.

Kaza sonrası uçağın düşüş nedeni ise kamuoyunda çokça tartışıldı. İran Ulaştırma ve Şehircilik Bakanlığı Bilgi ve İletişim Merkezi Başkanı Kasım Biniyaz, Tahran'da düşen yolcu uçağının motorunda yangın çıktığı, teknik sorun nedeniyle düştüğünü söyledi.

Reuters haber ajansına konuşan üç Amerikalı, bir Avrupalı ve bir Kanadalı kaynak, uçağın 'teknik arıza' nedeniyle düştüğü kanaatinde. Kanadalı istihbarat görevlisi uçağın jet motorunun aşırı ısındığını söylüyor.

İran, uçağın kara kutusunu vermeyi reddederken ABD'den ise uçağın İran tarafından yanlışlıkla vurulduğu iddiaları öne sürüldü. Konuyla ilgili ABD Başkanı Donald Trump ise "Burnuma kötü kokular geliyor" ifadelerini kullandı.

İran, iddialara karşı 'Füzeyle vurulmuş olsaydı havada patlardı ama pilot yangın sonrası kontrolü sağlamakta başarısız olduğu için kaza yaşandı' dedi.

Tüm bu gelişmelerin ardından teknik arıza dışında iki ihtimali değerlendiren uzmanlara göre uçağın düşüş nedeni füze veya terör saldırısı olabilir.

Kaza oranı iki milyonda birken Ukrayna uçağı nasıl düştü?

İşte Independent Türkçe'den Dora Mengüç'ün hazırladığı 8 soruya 8 cevap ile merak edilenler:

1-Ukrayna yolcu uçağının düşüşünü izlediğinizde tamamen kontrol dışı bir düşüş mü var?

Görüntüyü defalarca izlemek lazım. Düşen uçağın modeli Boeing 737. THY'de çalışmış, eskiden kaza kırım uzmanlığı almış bir mühendis arkadaşımın yorumu Ukrayna yolcu uçağının kontrol dışı düşüş yaptığı yönünde. Ben de öyle yorumladım. Havacılıkta kesin olay yoktur. Tüm ihtimaller değerlendirilir, dile getirilir. Bu soruya tam manasıyla yanıt verebilmek için uçağın kara kutusundaki yükseklik bilgilerini alıp buradan ne çıkıyor ona bakmak lazım.

2-Kara kutu açıklanmadan yapılacak tespitler ne kadar doğru?

Kara kutudaki veriler açıklanmadan yüzde 100 net bir tespit yapılamaz. Bununla birlikte iki seneden önce yüzde 100 doğru bir şey söylenemez bu kaza ile ilgili. Bir kara kutunun tam ve kesin yorumu bu kadar zaman alabilir. Defalarca ve defalarca incelenecek, tanıkların ifadelerine başvurulacak. Mesela ben uçağın düşüş görüntüsünü hareket halindeki bir kameranın çektiği videoya göre değerlendirdim. Hareket halindeki bir kamera üzerinden gözlem yapmak ile sabit bir kameranın sağladığı görüntü üzerinden bir gözlem yapmak farklı sonuçlar, yorumları beraberinde getirebilir.

3-Uçağın düşüş nedeni motordaki yangın mı?

Bir ateş, bir alev var ama o alev bir motor yangını alevi gibi görünmüyor. Onun yerine çevresindeki yakıt deposunda bir yangın var gibi algılıyorum. Havacılıktaki yaklaşım '6 sigma' yöntemine göredir. 6 sigma yöntemine göre hata payı milyonda 3.4'dür. Biz bunu yakalamaya çalışırız. Eğer hata olursa diğer koruyucu ve yedek sistemler ile önüne geçmeye çalışırız. Ama illa ki, bazen kontrol dışında kalan bir kısım çok küçük de olsa karşımıza çıkabilir. İsviçre peyniri modeli, hikayesinde gibi. Delikli peynirler vardır. Peyniri kestiğinizde, dilimler ortaya çıkar. Bu delikler öyle bir denk gelecek ki; bir sopayı bir baştan diğer tarafa geçirebileceğiz. Diyeceğim şu. Çok fazla hatanın üst üste gelmesi lazım ki; bir kaza olabilsin.

4-İran yetkililerinin yaptığı ön soruşturmaya göre uçağın kazadan önce teknik arıza yaşadığı ve havaalanına geri dönmek üzere olduğu söyleniyor. Batılı istihbarat servislerinden kimi uzmanlar da Boeing uçağının füze tarafından vurulmadığını, teknik nedenler ile düştüğünü... Başka bir ihtimal olabilir mi?

Yakıt tankında içten bir yerde başka bir sızıntı başlamış olabilir. Bu daha önce oldu. Tayvan'da bir uçak iniş yapmıştı. Yolcular tam boşaltılırken kanatta yangın çıkmıştı. Bunun sebebi bir vidanın olmayacak bir yerde gelip depoyu delmesiydi. Sızıntı sıcak motora inmişti.

5-Yangının kanatta olması ne anlama geliyor, bu havacılıkta çok sıklıkla görülen bir durum mu?

Hayır değil. Bizim beklediğimiz uçak motorunda yangın olmasıdır. Böyle bir durumun olup olmadığını anlamak üzere de uçak motorlarının çevresine 'loop' adı verilen iki ayrı kablo geçirilir. Olması gereken yerlerde sıcaklık artışı var ise pilota durumu bildiren ikaz mesajı gelir. Gerekirse pilot yakıtı keser ya da yangın söndürücüler patlatılıp alevin oluşması böylece engellenir. Ama kanatta alev var ise ona müdahale edebilecek bir sistem yoktur.

6-Kanat ve kuyruk dümenindeki kontrol yüzeylerinin kumanda almadığı söyleniyor. Uçağın düşüş sırasında 'eğik atış yörüngesi'ni izlediğine vurgu yapanlar var. Nedir bu eğik atış yörüngesi?

Bir taş aldık diyelim. Elimizdeki taşı belli bir ivmeyle yukarı ve ileri doğru 45 ya da 30 derecelik herhangi bir açıyla attığımızı düşünelim. Atıp elimizden bıraktıktan sonra taşın izlediği yörüngeye eğik atış yörüngesi denir. Burada etkili olan şey yer çekimi kuvvetidir. Uçaklarda ise bunun haricinde uçağın motorlarından dolayı oluşan ayrıca bir itki kuvveti vardır. Ayrıca uçağın kanatlarında ve kontrol yüzeylerinde oluşan kuvvetler nedeniyle izlenecek yol bir taş gibi olmaz. Daha farklı bir yörünge izler. Eğik atış yörüngesinde olması için uçağın kanatların ve kuyruk yüzeyinin hiçbir aerodinamik kuvvet oluşturmaması ve motorlarda bir itki kuvvetinin meydana gelmemesi lazım.

7-Ukrayna'da düşen uçağın modeli Boeing 737-800. Bu sınıfta tartışmalı modeller içine dahil edilebilir mi?

Ukrayna'da düşen uçağın modelinin tartışmalı model ile bir alakası yok.

8-Uçağın güdümlü füzeyle vurularak düşmesi, füzenin uçağa denk gelmesi... Bu gibi yorumları saçma bulanları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Askeri pilotların kullandığı g-suit model uçaklar var. F-16 gibi. Bu gibi uçuklar çok yüksek manevra yaptığında öyle bir merkezkaç kuvveti oluşuyor ki; insan vücudunun ağırlığı 9 katına çıkıyor. Bu durumda insanın sadece kolu bacağı değil kan da dokuz katına çıkıyor. Kalp kanı beyne ulaştıramıyor bu durumda. Beyin kansız, dolayısıyla oksijensiz kalınca pilot bayılıyor, uçaklar düşüyor. Bu sorunun çözümü için ilk adım 1940'lı yılların sonunda atıldı. Ne yapalım dediklerinde pilotlar ilk başta kulağa saçma gibi gelebilecek ama çok yararlı bir öneride bulunuyor. Diyorlar ki; 'Biz dalış hareketine geçmeden önce askımız ile boğazımızı sıkalım ki; kan beynimizde kalsın, işimizi bitirdikten sonra ise açalım'. Bu fikir havacılık doktorları tarafından harika bulunuyor ve şu anda kullanılan elbiselerde batın bölgesinde ve bacaklarda sıkma işlemi yapılarak kanın aşağıda toplanması engellenip kalbin beyine oksijen pompalayabilmesi sağlanıyor. Böyle bir düzenek var. Söylemeye çalıştığım, bu hikayeden bahsetmemin sebebi ilk başta kulağa saçma gibi gelebilecek öneriler ve fikirlerin saçma olmayabileceği. Bununla birlikte bu kaza dahil tüm kazaların ispatlanması gereken hususlar içerdiğini söylemeliyim.


PAYLAŞ