Adalet arayan babalar: Her şey yarım kaldı, tıpkı Şule’nin hayatı gibi

Özlem TEMENA


TÜKENMEZ HABER - İsmail Şet, Şule Çet’in babası… Ankara’ya kızı Şule’nin üniversiteden mezuniyeti için gidebilirdi. İşçi maaşıyla, annesiz okuttuğu kızının diplomasını gururla duvara asabilirdi, olmadı. Öldürülen kızına ‘adalet’ sağlamak için Ankara’nın yollarını tuttu. Şimdi kızının davasında uygulanan indirimin geri çekilmesi için mücadele ediyor…

Nihat Palandöken, Helin Palandöken’in babası… Annesiz büyüttüğü kızı Helin Palandöken’in ‘kadın mücadelesine’ olan desteğini gururla izlemek isterdi, olmadı. Şimdi bir yandan geride kalan çocuğuna bakıyor, bir taraftan da bireysel silahlanmaya karşı kampanya yürütüyor…

Şaban Vatan, Rabia Naz Vatan’ın babası… Küçük kızı daha hayatının başındaydı. Liseye adım attığını  belki de üniversiteyi kazandığı günü heyecanla yaşayabilirdi, olmadı… Şimdi kızının ölümünün intihar olmadığını kanıtlamaya çalışıyor…

Mustafa Damar, Ceren Damar’ın babası… Kızı Ceren çiçeği burnunda bir akademisyendi. Kendisi de bir eğitimci olan baba, kızıyla ‘eğitim ve öğretim’ yöntemleri üzerinden tartışmalar yapabilirdi. Kızının çalışma odasında gururla kahvesini yudumlayabilirdi, olmadı... Şimdi kızının katili ve avukatının tehditleriyle baş etmeye çalışıyor…

Onları kızları için mahkemelerde, sokaklarda kızları için adalet arayan babalar olarak tanıdık. Doğan büyüyen ve bir anda erkekler tarafından katledilen çocukların babaları onlar. Geride yarım kalan hikâyeleri olsa da, şimdiki yaşamlarına bir kadının daha öldürülmemesi için mücadele ederek geçiriyorlar.

Dosyamızda, İsmail Çet’in, Nihat Palandöken’in, Mustafa Damar’ın kızlarının katledilmesinin ardından neler yaşadıklarını okuyacaksınız. Dosyamızın ilk konuğu İsmail Çet.

Bu dosya bir kadın daha katledilmesin diye mücadele eden babalara adanmıştır.


İsmail Çet: Her şey yarım kaldı, tıpkı Şule’nin hayatı gibi

29 Mayıs 2018'de Ankara’daki bir plazanın 20’nci katından intihar süsü verilerek öldürülen Şule Çet yaşasaydı 25 yaşına girecekti ve bu yıl muhtemelen mezun olacaktı, hayalinde ise öğretmenlik yapmak vardı, olmadı.

Şule Çet’in babası İsmail Çet, Giresun doğumlu, belediyeden emekli bir işçi. Oğlu ve geliniyle birlikte Gazi Mahallesi’nde oturuyor. Gelini ve oğlu da kendisi gibi işçilik yapıyor, İsmail Çet ise gününü torunlarına bakarak geçiriyor.

İsmail Çet’le, Gazi Mahallesi’nde bulunan evlerinde görüştük. İsmal Çet, davada uygulanan indirim kararına tepkili. Baba mahkemede çıkan sonuca memnun olsa da uygulanan indirim kararına tepkili.

Davanın üst mahkemede olduğunu söyleyen Çet, “Bu indirim olmamalıydı” diyor. Kadın cinayetleri davasına ayrı bakılması gerektiğini de söyleyen Çet, “bu cezalara indirim veriliyor, sekiz yıl yatarı oluyor. Sekiz yıl yatan insan yine bir cinayet işliyor. Bunu biz görüyoruz, savcılar, hakimler neden göremiyor?” diye soruyor.

‘İNTİHAR HİÇ AKLIMIZA GELMEDİ’

Gece Şule’nin ölümünü duydukları anda intihar olasılığı akıllarına gelmemiş. Olayın ardından ise Kadın Meclisleri sözcüleri Gülsüm Kav ve Fidan Ataselim, hemen irtibata geçmişler.

Olay gecesini şöyle anlatıyor İsmail Çet;

“Ben Şule’nin ölümünü duyduktan sonra intihar ettiğini hiç düşünmedim. Ben hanımımı 2009’da kaybettim. Şule o zaman 13 yaşındaydı. Okuttum ve üniversiteyi kazandı. Bu kız intihar edecek olsa okur muydu? Şule çocuk yaştan beri okumayı severdi, ayaklarının üstünde olmayı severdi. O yüzden de çalıştı. Olaya bakan savcı bayandı. Biz bayan olunca, kızımızın davasına iyi bakar demiştik. Ama savcı 2 kez sanıkları saldı. Daha sonra savcı değişti, sanıklar tutukladı.”

Davanın intihar olarak kapatılmasının kadınlar sayesinde engellendiğini söyleyen İsmail Çet, “Şimdi başka bir dava daha kapanıyor. Bir milletvekilinin evinde ölü bulunan Nadira Kadirova. Onun dosyasını da kapatacaklar. O dosya kapanmasın. Adalet herkese lazım. Bugün bana yarın sana.”

İsmal Çet aynı zamanda da hemşerisi olan Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan’la da görüşüyor. Bir kez de sokak ortasında öldürülen Fatma Şengül’ün davasına gitmiş, Mustafa Damar’la bir kez Ankara’da buluşmuş. Babalar birbirlerine destek olurken, kadın cinayetlerinin durdurulması için de mücadele ediyor.

İsmail Çet sözlerini şöyle tamalıyor;

“Bir çocuk bir kadın daha ölmesin diye elimizden geleni yapacağız. Rabia Naz, 11 yaşında çocuk neden intihar etsin, oluru var mı? Adalet sağlanmalı, kadın cinayetlerinde. Bizim canımız yandı, başkasının canı yanmasın”

DAVA NE OLMUŞTU?

Şule Çet davasında sanık Çağatay Aksu; cinayet suçundan müebbet hapis, nitelikli cinsel saldırıdan 10 yıl ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan 2 yıl 6 ay olmak üzere toplamda müebbet artı 12 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme, Çağatay Aksu'ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi ancak bu cezaya 'iyi hal' indirimi uyguladı. Üstelik Aksu'nun cinsel saldırı suçundan aldığı cezaya da 'iyi hal indirimi' uygulanarak ceza 12 yıla düşürüldü. Diğer sanık Berk Akand ise cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, tecavüze yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan 1 yıl olmak üzere toplamda 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

 


PAYLAŞ