Aslı Erdoğan 'Türklere Kürtlerden nefret edilmesi öğretiliyor' dedi mi?

Türkçe yayın yapan haber organlarında son birkaç gündür yayımlanan haberlerde yazar Aslı Erdoğan'ın Belçika'da yayımlanan Le Soir gazetesine bir mülakat verdiği ve bu mülakatta "Türklere okula başlar başlamaz Kürtlerden nefret edilmesi öğretiliyor" dediği öne sürülmüştü. 

Ancak gerçek bu şekilde değil. 

Sorunun Belçika gazetesi Le Soir'ın, Erdoğan'ın 15 Ekim'de İtalyan gazetesi La Repubblica'ya verdiği röportajı kötü bir şekilde çevirmesi, Erdoğan'ın ağzından çıkmayan cümlelere yer vererek nakletmesi ve Türk basınının olayı doğrulamadan haberleştirmesinden kaynaklandığı anlaşıldı.

Gazetenin 'Aslı Erdoğan: Bize okulda da Kürt düşmanlara karşı doktrin (öğreti) veriliyor" başlığıyla yayınladığı 15 Ekim tarihli röportajda Erdoğan şu ifadelere yer verdi: 

'Bu saldırı tüm bölge için bir trajedi. Sadece Kürtler için değil Araplar, Türkmenler ve Hıristiyanlar için de. Bileşik bir toplum, uzun süreli barış inşa edenler için de. Türk istilası nedeniyle derinden utanıyorum."

Erdoğan'ın mülakatının tam metni şu şekilde:

- Neden Suriye'ye yönelik istilayı eleştiren herkes soruşturmaya uğrıyor, yargılanıyor ya da tutuklanıyor?

-Görüyorsunuz Avrupalılar ne yazık ki Türk basınını takip etmiyor. Ama eğer etselerdi endoktiransyonun (belli bir öğretinin mutlak bir doğruymaşçısına, dogmalaştırılarak ve eleştirel düşüncenin varolmadığı bir ortamda telkin veya dikte edilmesi) işlediğini anlayabilirlerdi.

-Endoktrinasyon mu? 

-Kesinlikle, okullardaki kitaplar yoluyla. Türkiye Cumhuriyeti bir ideolojiyle, Kemalizmle doludur. Bunun Mustafa Kemal Atatürk döneminde bir işlevi olabilir. Ancak bu ideoloji o zamandan bu yana giderek aşırı milliyetçiliğe doğru ilerledi. Türkiye her zaman kendini tehdit altında hissediyor. Bugün bu dinle karıştı. Savaşta ölenler şehit oluyor. Kim ölse 'ülkesi için öldü' deniyor. Hayır, ona söylemeliyiz: 'Ülken için ölmüyorsun, bir hükümet için ölüyorsun.'"

- Bu aynı zamanda asker selamı veren milli takım oyuncularını da ilgilendiriyor mu? 

-Sadece futbol değil. Güreş şampiyonlarını, kadın atletleri gördüm. Türk bayrağıyla selfie çekme eğilimi var. Bu bir histeri. Çalışmak için önemli bir konu: Neyi denemek istiyorlar?

- Geçmişte durum nasıldı?

- Sadece Ermeni soykırımını düşünün. Sonraki aptal bir faşizmin bir diğer kanlı konusu. 

-Ancak Erdoğan terörizmle savaştığını söylüyor.

-Bu bir şekilde gerekçelendirilmeli. Ancak IŞİD Suriye'de iken kimse o terörizmin orada olduğunu söylemedi. Sınırlar açıktı ve cihatçılar buradan geçiş yapıyordu. Gerçek terörist onlardı. Şimdi Türkiye'ye yönelik bir saldırı orada yok. Kimse ülkeyi tehdit etmiyordu.

-Erdoğan'ın gizli amacı Suriye'den biraz toprak ele geçirmek mi?

-Sadece bu olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki duruma geri dönme fantazisi var. Mantık şu: Toprak bizim, Kürtler'in bir hakkı yok. Onlar kafadan terörist. Katil, hırsız... Türk solu da onları tehdit ediyor. 

- Nasıl?

- Evet, CHP. Sosyal demokrasiden etkilenmiş, Atatürk'ün kurduğu parti. Onlar ilk olarak milliyetçi. Daha doğrusu şovenist. Terörist olarak görülen Kürt savaşçılarına yönelik savaşı destekliyorlar. 

-Ama Erdoğan Suriyeli mültecileri evlerine göndermek istemiyor mu?

-Erdoğan, Avrupa konusunda dürüsttü. 'Beni eleştirirseniz, size mültecileri gönderirim.' Ahlak dışı bir tartışma. Asıl soru şu: Neden Avrupa buna izin veriyor? Erdoğan güç kaybediyordu, ekonomi krizde, son seçimler bir felaketti. Bir savaşa ihtiyacı vardı. Şimdi onunla beraberler, kazanan o olacak."

Editörün Seçimi