İran’da işkence nedeniyle açlık grevine başlayan Kürt sanatçının durumu ağırlaşıyor

Pesisa Seyfi / Fotoğraf: Independent Türkçe

İran’ın Sine kentinde protesto gösterilerine katıldığı iddiasıyla tutuklanan Kürt sanatçı Perisa Seyfi, cezaevinde işkence görmesi nedeniyle açlık grevine başladı. Seyfi’nin sağlık durumu gittikçe ağırlaşıyor.

İran, daha önce de birçok kez insan hakları ihlalleriyle gündeme gelmişti. Muhaliflere şiddet uygulamakla suçlanan Tahran yönetiminin gözaltında alıp şiddet uyguladığı insanlara Kürt bir sanatçı da eklendi. 

Protesto eylemlerine katılıp katılmadığı bile tam belli olmayan İranlı Kürt sanatçı Perisa Seyfi’nin, tutulduğu cezaevinde işkenceye maruz kaldığı ifade edildi.

Seyfi, karşılaştığı işkence ve baskıların protesto etmek için açlık grevine başladı. 

12 gündür açlık grevini sürdüren Seyfi’nin hayatından endişe ediliyor. 

Independent Türkçe’den Abdulhakim Günaydın’ın haberine göre, Kürt sanatçı haksız yere cezaevinde tutuluyor. 

ASIL MESLEĞİ RESSAMLIK

İran’ın Kürdistan eyaletinin Kamyaran kentinde doğan 31 yaşındaki Kürt sanatçı Perisa Seyfi’nin asıl mesleği ressamlık. Seyfi, eğitim gördüğü üniversitedeki bölümünü birincilikle bitirdi. 

Ressamlığın yanı sıra müzikle de ilgilenen Seyfi, Philharmonic müzik grubunun da üyesi.

Sanat etkinliklerini sürdüren Seyfi, bilinmeyen bir nedenle 12 Kasım 2019’da gözaltına alındı. 

Tüm aile bireyleri Sine’de yaşayan Seyfi’nin yakın akrabaları arasında gözaltına alınan ve tutuklanan kimse de yok.

Yani, ailenin iktidar muhalifi olduğuna yönelik her hangi bir durum söz konusu değil. 

‘UZUN SÜRE SORGU HÜCRESİNDE TUTULDU’

Gözaltına alındıktan sonra uzun bir süre İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı’na bağlı sorgu hücrelerinde tutulan Perisa Seyfi, daha sonra Sine’de bir cezaevine nakledildi.

Ancak aileye her hangi bir bilgi verilmedi. Seyfi ailesi, sanatçını neden gözaltına alınıp daha sonra tutuklandığını sorgulamaya ve İranlı yetkililerden bilgi istemeye devam ediyor. 

Ancak, Perisa Seyfi, İran’daki protesto gösterilerine katıldığı için tutuklanmış olabileceği tahmin ediliyor. 

Aile, çocuklarının neden tutuklandığın sorgulamayı sürdürürken Seyfi’nin tutulduğu cezaevinde fiziki şiddet ve haksız uygulamalara maruz kaldığı öğrenildi. 

Seyfi, karşılaştığı işkenceler nedeniyle açık grevine başladı. Cezaevi yönetiminin işkencelerine son vermesi için 12 gün önce yeme ve içmeyi bırakan Seyfi’nin hayatından endişe ediliyor. 

‘TEK BAŞINA AYAKTA KALACAK DURUMDA DEĞİL’

Ferhad Seyfi, diğer kız kardeşi Perestu’nun Sine Cezaevi’nde Perisa’yı ziyaret ettiğini söyledi.

Perisa’yı görmeye giden kardeşi Perestu’nun anlattıklarını nakleden Ferhad Seyfi, “Perisa görüşmeye gelirken kollarına giren iki kişinin yardımıyla gelmiş. Tek başına ayakta kalacak durumda değil. Ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Ayrıca bir haftadır açlık grevini sonlandırması için kendisine baskı yapılıyor. Yaşanan baskı, psikolojik işkence ve durumu netleşmeden açlık grevini sonlandırmayacağını söylemiş” dedi.

Kardeşi Perisa’nın siyasi faaliyeti olmadığı gibi hiçbir partiye de üye olmadığını aktaran Ferhad Seyfi, Perisa’nın iftiraya maruz kaldığını ifade etti.

‘CEZAEVİNDE BASKI VE FİZİKİ İŞKENCEYE MARUZ KALIYOR’

Perisa’nın 101 gündür tutuklu olduğunu ve iddianamesi hazırlanmadığı gibi mahkemeye de çıkarılmadığını belirten Ferhad Seyfi, “Uzun bir süre istihbarat biriminde tutuldu. Ardından Sine cezaevine gönderildi. Her hafta hakim izinli, hakim değişti veya hazır değil bahanesiyle mahkemeye çıkarılması engelleniyor. Cezaevinde baskı ve fiziki işkenceye maruz kalıyor. Hiçbir siyasi faaliyeti olmadığı halde “siyasi partiler üye olduğu ve çalışmalara katıldığı”na ilişkin itiraflara zorlanıyor” şeklinde konuştu.

Yaşlı anne ve babasının kardeşinin durumundan ötürü zor günler yaşadığını kaydeden Ferhad Seyfi, devamında şunları söyledi:

“Hepimiz zor günler yaşıyoruz. Perisa’nın açlık grevinde olması anne ve babamı korkutuyor. Perisa’nın durumu çok daha ağırlaşmadan uluslararası kamuoyunun duyarlı olmasını istiyor ve İranlı yetkililere müdahale etmesini istiyoruz. İran’da cezaevi koşulları çok çok ağır. Ölüm döşeğinde bile olsa hastaneye götürülmüyor.”

ETİKETLER

Editörün Seçimi