Suriye Parlamentosu, 'Ermeni, Asuri ve Süryani Soykırımı'nı tanıdı

Suriye parlamentosu, ülkedeki iç savaşın başından bu yana Türkiye'yle gerilimin en yüksek seviyelerden birine çıktığı bir dönemde, Osmanlı devletinin son döneminde yaşanan ‘Ermeni, Asuri ve Süryani Soykırımı’nı tanıdı. Suriye bu kararla, Lübnan’ın ardından 'Ermeni Soykırımı'nı tanıyan ikinci Arap ülkesi oldu. Suriye-Ermenistan Dostluk Komisyonu’nun sunduğu ve oybirliğiyle kabul edilen kararda 'Ermeni Soykırımı' tanınıyor ve kınanıyor.

Lübnan merkezli AlMasdarNews sitesinin Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı haberine göre, parlamento kararında şöyle dendi:

“Suriye Parlamentosu, yirminci yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğu tarafından Ermenilere karşı işlenen soykırım suçunu tanımaktadır.”

AlMasdarNews, resmi açıklamanın devamında, ‘aynı dönemde Asuri ve Süryanilere karşı da soykırım yapıldığının’ belirtildiğini yazdı.

Suriye hükümetinin, bir kaç yıl önce de Şam’ı ziyaret eden bir Ermenistan heyetine, ‘soykırımın tanınacağını’ ifade ettiği belirtiliyor.

Haberde Suriye hükümetinin geçmişte ‘Ermeni soykırımı’nın tanınmasına yönelik girişimlere izin verdiği, ancak bunu, Türkiye ilişkilere zarar gelmemesi için resmi olarak ifade etmediği belirtildi.

Öte yandan Ermeni Haber Ajansı sitesi de Ermenistan’daki Suriye Büyükelçisi Mohammed Hac İbrahim’in ‘soykırımın tanınması’ ile ilgili ‘Ermeni soykırımındaki aynı suçun şimdi de teröristler eliyle Suriye halkına karşı işlendiğine’ ilişkin sözlerine yer verdi.

Ermeni Haber’e göre Hac İbrahim, şöyle dedi:

“Suriye’nin tanıması önemliydi, şimdiye kadar Arap ülkelerinden sadece Lübnan Ermeni soykırımını tanıdı.”

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy ise Suriye Parlamentosu’nun kararını kınadı.

Dışişleri'nin mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Suriye Rejimi Parlamentosu’nda bugün alınan 1915 olaylarını sözde soykırım olarak tanıma kararı başlıbaşına bir ibret vesikasıdır. Kendi halkına yıllardır çoluk çocuk demeden her türlü katliamı uygulayan, milyonlarca kişiyi yerinden eden ve kimyasal silah kullanmadaki mahareti iyi bilinen bir rejimin ikiyüzlülüğünün fotoğrafıdır. Bu rejimin neden olduğu insani dram hala devam etmekte, tarihin en vahim felaketlerinden biri sınırımızda yaşanmaktadır. Bu mesnetsiz iddiaların uluslararası meşruiyetini kaybetmiş zalim bir rejim tarafından öne sürülmesi ise, iddiaların arkasında yatan çarpık zihniyetin açık bir göstergesidir.”

ETİKETLER

Editörün Seçimi