Türkiye ziyareti öncesi Jeffrey'nin yardımcısının iç yazışması ortaya çıktı

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin Türkiye ziyareti bugün başlıyor. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Jeffrey'nin 8 ve 9 Kasım'da İstanbul ve Ankara'da olacağını duyurmuştu.  Jeffrey'in Türk yetkililerin yanı sıra Suriyeli muhalif yetkililerle de bir araya geleceği kaydedilen açıklamada, Jeffrey'nin beraberindeki heyetle birlikte üst düzey Türk yetkililerle 'ortak çıkarlar kapsamında' kuzey Suriye'deki gelişmeleri ve IŞİD'le mücadele konularını ele alacağı belirtilmişti. 

Ziyaret öncesi Jeffrey'nin yardımcısı William V. Roebuck'ın ABD Başkanı Donald Trump yönetimini Türkiye'nin Suriye'deki operasyonunu engellemek için yeterince çaba göstermemekle suçladığı iç yazışma ABD basınında yer aldı. 

New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre,  27 yıllık saygın bir diplomat olan Roebuck, 3200 kelimelik gizliliği olmayan iç yazışmayı Jeffrey'nin yanı sıra Suriye ile ilgili çalışmalar yürüten 40'tan fazla Pentagon, Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı yetkilisine gönderdi. 

NYT: TRUMP'IN EKİBİNDEN İLK RESMİ MUHALEFET

Habere göre Roebuck daha sert bir ABD diplomasinin ( daha güçlü ekonomik yaptırım tehdidi ve bölgedeki askeri devriyelerin artırılması) Türkiye'nin Suriye operasyonunu önlemeye yetip yetmeyebileceği sorusunu gündeme getirdi. 

"Bu zor bir karar ve yanıt muhtemelen olumsuz. Ancak bunu bilemeyiz çünkü denemedik" ifadelerini kullandı.

Roebuck iki sınır karakolunda ABD'nin az sayıdaki askeri varlığını, Türkiye'nin on yıllardır NATO müttefiki olmasını ve Suriye'deki yoğun asker konuşlandırmasını Türkiye'nin ABD karşısında geri adım atmamasının sebepleri olarak sıraladı. 

NYT'ye göre, Roebuck'ın açıklamaları Trump yönetiminden Suriye konusunda yapılan kamuoyuna yansımış ilk resmi muhalefet. 

Daha önce Pentagon yetkilileri Trump'ın Suriye'deki askerlerini geri çekme kararını endişeyle karşıladıklarını duyurmuş ancak üst düzey yetkililer kamuyouna bu yönde bir açıklamada bulunmamıştı. 

'ETNİK TEMİZLİK KONUSUNDAKİ KASITLI BİR ÇABAYA TEKABÜL EDİYOR'

Habere göre Suriye'de alanda görevler yapmış olan ve SDG Genel Komutanı Mazlum Kobani ile de muhatap olan Roebuck notunda, Türkiye'nin Suriye'de desteklediği silahlı muhaliflerin yakaladıkları Kürtleri öldürdükleri yönünde insan hakları örgütlerinden gelen suçlamaları destekliyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

"Türkiye'nin maaş ödediği silahlı İslamcı grupların öncülük ettiği Suriye'nin kuzeyindeki askeri operasyonu, etnik temizlik konusunda kasıtlı bir çabaya tekabül ediyor."

Roebuck, iddia edilen insan hakları ihlâllerinin 'yalnızca savaş suçu ve etnik temizlik olarak tanımlanabileceğini' yazıyor.

Not şöyle devam ediyor:

"Bir gün diplomasi tarihi yazıldığında, insanlar burada ne olduğunu ve yetkililerin neden bunu durdurmak için daha fazlasını yapmadığını ya da en azından Türkiye'yi davranışından sorumlu tutmak için neden daha yüksek sesle konuşmadığını merak edecek, ki bu provoke edilmemiş askeri operasyonda 200 sivil hayatını kaybetti, 100 binden fazla kişi (ve bu devam ediyor) yerlerinden oldu ya da evsiz kaldı."

ABD'nin Suriye'de askerlerini bırakma kararı almasının 'petrol alanlarını korumak için bile olsa doğru' olduğunu söyleyen Roebuck notounun son kısmında bazı diplomatik öneriler sıraladı. 

Bunlar arasında Türkiye ile ilişkileri sürdürmek ve Türkiyeli liderlerin askeri operasyonun bedellerinin asıl ağır kısımlarını ödeyeceklerini açık açık anlatmak da yer aldı. 

BBC Türkçe'nin aktardığına göre, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey Temsilciler Meclisi'nde, Suriye'de Türkiye ile birlikte hareket eden grupların Barış Pınarı Harekâtı sırasında savaş suçu işlemiş olabileceğini söylemişti.

Jeffrey, operasyon sırasında beyaz fosfor kullanıldığı iddialarının ABD'li yetkililerce incelendiğini belirtmiş, 'etnik temizlik' iddiaları için ise "Etnik temizlik yapıldığına dair bir kanıt göremedik" demişti.

Türkiye ise insan hakları ihlâllerine ilişkin iddiaları reddediyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 21 Ekim günü yaptığı bir konuşmada, Türkiye'nin beyaz fosfor kullandığına yönelik iddiaları "Tarihimizde asla kimyasal silah kullanmadık" diyerek yalanlamıştı.

Uluslararası Af Örgütü, 18 Ekim'de yayımladığı bir raporda, Türkiye'nin düzenlediği operasyonda savaş suçu işlendiğini iddia etmişti.

ETİKETLER

Editörün Seçimi