Apartman aidatına gelen olağanüstü zam karşısında kiracı ne yapabilir?

DENİZCAN AKAR


TÜKENMEZ HABER - Yeni yılla birlikte ardı ardına zamlar gelirken, genellikle yeni yılın ilk iki ayında gerçekleştirilen 'kat malikleri kurulunda' alınan aidat zammı kararları da kat malikleri ve kiracıların belini büktü. Özellikle İstanbul’daki bazı toplu konutlarda aidatlar kirayla yarışır hale geldi. Bazı sitelerde ise bir-iki yıl gibi kısa bir süre içinde olağanüstü artış yapılabiliyor ve özellikle kiracılar bu durumda mağdur olabiliyor. Aidat artışına kat malikleri ve apartman yönetimi karar verirken kiracının fikri de alınmıyor.

‘KAT MALİKLERİNİN TOPLANTILARA KATILMALARI GEREKİYOR’

Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, olağanüstü zam yapılan aidatlar karşısında kiracıların ve kat maliklerinin neler yapabileceğini Tükenmez Haber'e anlattı.

Ağaoğlu, kat maliklerine Ocak veya Şubat aylarında gerçekleştirilen genel kurul toplantılarına katılarak yapılan harcamaları, planlanan bütçeyi ve yatırımları orada dinleyip, fikirlerini söyleyip gerekirse tutanağa geçirmelerini önerdi. Ağaoğlu, kiracılara ise beklenmedik zamlar karşısında ihtar çekmelerini ve kirada indirim ve taşınma masraflarının karşılanması gibi taleplerde bulunmasını önerdi.

‘KİRACILARIN SÖZ HAKKI YOK MAALESEF’

Apartman ve site aidatları günümüzde bazı binalarda kira ile adeta yarıştığını belirten Ağaoğlu, "Kiradan kurtulma sevinciyle yeni evine taşınan pek çok kat maliki kendisinden talep edilen binlerce lirayı bulan aidatları duyunca şaşkınlık geçiriyor. Bunun temelinde yatan esas sebep kat maliklerinin site veya apartman genel kurul toplantılarına katılmaktan kaçınmalıdır. Yılda bir kez yapılması zorunlu olan genel kurula katılmayıp daha sonra bu aidatlar neden yüksek diye sorgulayanlar bunun cevabını ve çözümünü bulmakta zorlanıyorlar. Yılda bir kez Ocak veya Şubat aylarında gerçekleştirilen genel kurul toplantılarına katılarak yapılan harcamaları, planlanan bütçeyi ve yatırımları orada dinleyip, fikirlerini söyleyip gerekirse tutanağa geçirmeleri gerekmektedir. Kiracıların söz hakkı yok maalesef" diye konuştu.

‘KİRACILARIN KONTRATI FESHETME HAKKI DOĞABİLİR, MASRAFLARI TALEP EDEBİLİR’

Ağaoğlu kiracıların zam gelen aidatlar karşısında yapabileceklerini şöyle anlattı:

“Kiracılar açısından beklenmeyen, aleyhe bir durum gelişmişse kiracının mal sahibine ihtar çekerek ‘ben burayı kiraladığımda aidat 250 liraydı şu an 500 lira yaptılar, bu benim beklemediğim bir gider’ deyip itirazda bulunmak suretiyle orayı cezasız terk etme yani kontratı feshetme hakkı doğabilir. Kiracılar yatırım, yani demirbaş giderinden muaftır. Yani o kısmı ev sahibinin ödemesi gerekir. Ancak fesih talebiyle birlikte bu gelişme nedeniyle kirada indirim ya da taşınma masraflarını da talep edebilir. Sonuçta bunun da bir maliyeti var. Emlakçı, nakliye gibi… ‘Sen bana bu evi ucuzken kiraladın, bu artış niye?’ diyebilir. Yatırım yapıyorsa yatırıma kiracı katılmaz. Ev sahibi vermek zorunda. Lüks yatırım varsa ev sahibi ödeyecek.”

‘AİDATLAR ON KATINA KADAR ARTIRILABİLİR’

Genel kurulun aidatları on katına kadar artırabileceğini vurgulayan Ağaoğlu, "Bunun temelindeki sebep maliklerin toplantılara katılmaması bir diğer sebep ise maliklerin önemli bölümünün o binada ikamet etmeyip, kiracılara vermiş olması. Fakat yüksek aidat, kiralamaya olan talebi de düşürür. Kiracıların ev sahiplerini uyararak toplantıya katılmalarını teşvik etmeleri gerekir" ifadelerinde bulundu.

Son yıllarda yapılan çok bölümlü siteler olduğuna ve burada müteahhitlerin ‘bir koyundan iki post çıkarmak için’ yönetimi de üstlenerek masrafları kat malikleri ve kiracılara yansıttıklarını belirten Ağaoğlu, şu uyarılarda bulundu:

“5 bin – 8 bin bağımsız bölümlü siteler yapılıyor. Bu büyük projeleri yapan müteahhitler yeni bir iş kolu olarak değerlendirmek suretiyle bir koyundan iki post çıkarıyorlar. Kendileri kurdurdukları apartman-site yönetim şirketlerine on yıllığına yönetimi üstlenme hakkını tanıyarak bu durumu da yönetim planına işleyip tapuya şerh düşürüyorlar. Böylelikle kat malikleri müteahhitin kendi yöneticisinin kontrolü altına girmiş oluyor. Bu noktada da iki ayrı olumsuzluk karşısına çıkıyor. Birincisi konutlar teslimden itibaren beş yıl boyunca tüm unsurlarıyla müteahhitin garantisi altındadır. Yani binada ortaya çıkan eksiklikler, hidroforun çalışmaması, ağaçların eksik olması gibi tüm eksiklikler müteahhitin karşılaması gereken ayıplardır. 

'EMEKLİ ÇİFT KULLANMAYACAĞI HAVUZ İÇİN NEDEN MASRAFA KATLANMAK ZORUNDA KALSIN?'

Tüketicilerin beş yıl boyunca  satın aldıkları dairede veya binada çıkacak her türlü ayıptan ötürü müteahhitten giderilmesini talep edebileceğine dikkat çeken Ağaoğlu, "Müteahhitin kendi kontrolündeki şirket ise bu tür üretim kaynaklı eksiklikleri ve ayıpları giderirken, sitenin yönetim giderlerine yansıtıyor yani bedelini maliklerden tahsil etmiş oluyor. Bir diğer olumsuzluk ise bu yönetim şirketleri kar amaçlı çalıştıklarından kendi anlaştıkları yerlerden, kendi sistemleriyle alışveriş yaparak sitenin giderlerini yükseltiyor. Böylelikle site sakinleri normalin üzerinde aidat ödemekle karşı karşıya kalıyor. Müteahhit hem yapıyı satarken para kazanıyor hem de sattıktan sonra yönetim şirketi eliyle para kazanmayı sürdürebiliyor. Yönetim şirketinden kat maliklerinin yönetimi devralabilmesi için tüm kat maliklerinin yüzde sekseninin muvafakatı gerekir. Oysa toplu konutlarda malikler genel kurul toplantısında katılanların sayısı oldukça düşük oluyor. ‘Gidenler bir şeyler yapar’ diyerek kimse sorumluluk almak istemiyor. Oysa herkes itirazlarını ortaya koysa, çıkacak yanlış kararlar maliklerden birinin ya da birkaçının sulh hukuk mahkemesine başvurusu neticesinde ortadan kaldırılabilir. Buna da bir örnek verecek olursak, site yönetimi havuz olmadığı halde havuz yapılması konusunda bütçe çıkartıp bununla ilgili para toplanması konusunda kararını aldı. Kat malikleri bununla ilgili sulh hukuk hâkimine başvurarak bu lüks tüketime katılmaktan kaçınabilirler. Emekli bir çift kullanmayacağı havuz için neden masrafa katlanmak zorunda kalsın? Zorunlu olmayan harcamalara maliklerin her zaman itiraz hakkı vardır" diye konuştu.

ETİKETLER

Editörün Seçimi