CHP'li Öztrak'tan asgari ücret açıklaması: Krizin yarattığı tahribat telafi edilmeli

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Genel Merkezi'nde MYK toplantısı sürerken basın toplantısı düzenledi.

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, asgari ücret görüşmelerinin başladığını belirterek, "Pazarlığa başlamadan önce asgari ücreti yeniden değerleme katsayısıyla artırarak, asgari ücret üzerinde 2019 yılında enflasyon, kriz nedeniyle meydana gelen tahribatı telafi etmek lazım" dedi.

Öztrak ayrıca, "Adil Öksüz'ün nerede olduğunu biliyorum" diye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya tepki gösterdi.

"ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEKİ TAHRİBAT TELAFİ EDİLMELİ"

Asgari ücret konusunda üç sendikanın birlikte hareket etmesini önemsediklerini dile getiren Öztrak şunları söyledi:

"Bu seneki görüşmelerde 3 işçi sendikaları konfederasyonunun, birbirleriyle görüştükten sonra masaya oturmalarını önemsiyoruz. Biz CHP olarak bu konudaki düşüncelerimizi önce sayın genel başkanımız sonra bizler Türk-İş ziyaretimizde bir defa daha açıklamıştı. Devlet, kendi aldığı maktu belgelere, harçlara ve para cezalarına yüzde 22,58 oranında zam yaptı. Niçin? Geçtiğimiz yıl enflasyon nedeniyle uğradığı kaybı telafi etmek amacıyla yaptı. Dolayısıyla, bu oran 2019 yılındaki enflasyon kaybını telafi edecek oran, yani yeniden değerleme katsayısı. Bu nedenle asgari ücret pazarlığına başlamadan önce bir defa asgari ücreti bu yeniden değerleme katsayısıyla artırarak, asgari ücret üzerinde 2019 yılında enflasyon, kriz nedeniyle meydana gelen tahribatı telafi etmek lazım. Ondan sonra pazarlığa başlamak lazım. Aksi takdirde devletin alacağına ayrı, vereceğine ayrı enflasyon uygulaması gibi bir yaklaşımı kabul etmemiz mümkün olmaz.

Pazarlığı gelecek yıl yüzde beş olarak hedeflenen büyüme üzerinden çalışana ne kadar pay verileceği, yani refahtan çalışanın ne kadar pay alacağı konusunda yapmak lazım. Yüzde 5'in tamamını verirseniz çalışanlar da büyümeden diğer kesimler kadar pay almış olur. Diğer yandan Türk-İş bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyetini 2 bin 578 olarak açıkladı. Bunun altında bir ücreti de kabul etmeyeceğini söyledi. Burada asgari ücrette İLO standartlarına uyulması yaşam maliyeti ve ücret belirlenirken tek bir işçinin değil ailesinin de yaşam maliyetinin de dikkate alınması gerektiğinin altını bir defa daha çizmek isterim.

"ORTADA BÜYÜME FALAN YOK"

Ekonomik krizin son bir yılda 789 bin yurttaşımızı işinden ettiğini biliyoruz. Bu yurttaşlarımızın dörtte üçü, yani işsiz kalan her 100 kişiden 75'i en düşük maaş alan, en kırılgan kesme mensup. Diğer taraftan bakınca bütçe açıklarının geldiği yer itibariyle bütçeden büyümeyi desteklemek amacıyla harcanan aktarılan kaynakların da sınırına gelindiği görünüyor. Mevcut ekonomik krizde asgari ücret iç talebe ivme verebilecek en önemli araçlardan biri olarak görülmelidir. Krediye kredi ile takla attırarak, ya da yandaşların kredilerini silerek geldiğimiz noktada birazdan değineceğim, büyüme falan ortada yok. Bütün dünyanın kabul ettiği bir husus var. Bu tür ortamlarda tüketim eğilimi yüksek en kırılgan kesimlerin gelirlerini artırmanız lazım ki ekonomi canlansın. Burada maalesef bu işi enflasyonu artırmadan, cari açığı artırmadan, büyümeyi artırarak yapabilmekte. Bu nedenle bu yıl asgari ücretin önce bir yüzde 22,5'luk kısmını biraz önce açıkladığım yüzde 22,8'lik kısmını koyacaksınız. Onun üstüne de tüketimi artırabilmek için büyü hedefi olan yüzde 5 kadar da bir ilave yapacaksınız. Bu da aşağı yukarı Türk-İş'in söylediği 2578'in biraz üstü oluyor.

Bugün TÜİK 2019 'un üçüncü çeyrekteki büyüme rakamlarını açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi binde 9 büyümüş. Bu binle ile ifade edilen rakamı görünce bir de baktık sarayın damadında bir sevinç bir sevin. Geçen yılın son çeyreğinden bu yana üst üste süren küçülmenin ardından ilk defa gelen bu bindeli artışın ne kadar sürdürülebilir olduğu çok önemli. Bunun için de mali ve parasal desteklere bakmak lazım. Mali ve parasal dengelerin durumu bütçenin açığı çok hızla büyüyor. Dolayısıyla bunun ne kadar kalıcı olduğu tartışmalı. "

"Üçüncü çeyrekte yüzde 2 olan artışın üçüncü çeyrekte binde 4'e düştüğünü görüyoruz. Bu büyüme konusunda soru işaretlerine neden oluyor. Peki bir başka gösterge, büyümenin hem kalitesi hem de sürdürülebilirliği açısından önemli olan bir diğer husus, yatırımlar. Yatırım yapacaksınız ki iş imkânı verebilesiniz, ki milletin tenceresi dolsun. Bu çeyrekte yatırımlar yüzde 12,6 daralmış. Bu yatırımlar son beş çeyrektir sürekli daralıyor. Rakamlar, büyümenin istihdam yaratmadığını, işsizliği azaltmadığını ortaya koyuyor. Yatırım yok, yeni iş imkânları yok. Bu büyüme işsizlere yaramıyor. Bu sadece İstanbul'ada parasını borsaya yatıran bir avuç yandaşa ve Londra'daki bir avuç bankacıya yarıyor."

"ALBAYRAK ARKADAŞLARINA TALİMAT VERDİ"

Üçüncü çeyrekte gördüğümüz yani ekonominin 0.9 da olsa büyümeye geçmiş olmasına rağmen yılın ilk 9 ayında ekonominin geçen yılın aynı dönemine göre binde 9 küçülmüş. Küçülme devam ediyor. Neye rağmen bu dönemde devletin yaptığı tüketim harcamaları yüzde 5 artmış. Devlet sürekli bir ivme vermeye çalışıyor ama bunun ekonomi üzerindeki etkisi son derece sınırlı kalıyor. Bunu ne zamana kadar sürdüreceksiniz? Kamu açıklarını sürdürebildiğiniz noktaya kadar. Devlet gaza basmış buna rağmen ekonomi küçülmüş. Hatırlayalım 2019 yılında saray büyüme ekonomisinin hızını yüzde 2,3 olarak hedeflemişti. Şimdi ne tahmin ediyorlar? Binde 5. Yani büyüme 2019 yılında binde 5 büyüyecek. Yani hedeflerinin dörtte birinden bile az.Bu sapmayı neyle izah edeceğiz. Hadi 2018'de Rahip Brunson vardı. Dışarıdan ekonomiye saldırıyorlardı. Bu sene ne var? Bu başarısızlık tamamen saraya ait. Ama bunu hesabını verecekler mi? Hayır.

Diğer taraftan bu tahmin ettikleri büyümenin gerçekleşmesi için de bu çeyrekte binde 9 büyyüyen ekonominin dördüncü çeyrekte yüzde 4 büyümesi lazım. Olur mu? E olabilir Çünkü TÜİK'in başında damat bakanın yakın arkadaşı var. Zaten sosyete damat daha hiçbir öncü gösterge ortada yokken yılın son çeyreği için yüzde 4 büyüyeceğiz deyip işe başladı. Sonradan bunu yüzde 5'e kadar çekti, bir anlamda da arkadaşına talimat verdi; şunu yüzde 4,5-5 çıkart diye."

"İş gücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı yeni açıklanan rakamlara göre de düşmeye devam ediyor. Yani her yıl yaratılan pastadan çalışanlara daha az ödüyoruz."

"Bir yıllık GSYH 734 milyar dolar olmuş. Bu rakam 2008 yılındaki GSYH'nın bile altında. Az gitmişiz uz gitmişiz Ak Parti döneminde 11 yıl geriye gitmişiz.Uyarıyoruz, artık aspirin tedavisinden vazgeçin. milletin derdine derman olacak tedbirleri alın.

"SARAY'A BİR TEKLİFİMİZ VAR"

"2020 bütçesinin görüşmeleri sona erdi. Şimdi artık genel Kurul'da tartışılacak. Ama çok ilginç bazı bakanlar için bu komisyon adeta günah çıkarma odasına dönüştürdü. Önce ağlık Bakanı çıktı kamu hastanelerinin bütçe kaynaklarıyla yapılacağını söyledi. Bir de şehir hastanelerinin büyüklüğünden dolayı yönetim sıkıntısı yaşanabileceğini söyledi. Sonra Ulaştırma bakanı çıktı. Osmangazi Köprüsü'nde çok yüksek garanti parası verdik, kimse bunu ödeyemez, o yüzden bu parayı düştük diyor. Saray'a bir bir teklifimiz var: Derhal bu köprünün adını değiştir! Buna Osmangazi değil, Deli Dumrul köprüsü deyin. Geçenden 3 akçe, geçmeyenden döve döve 40 akçe" diye konuştu.

"ADİL ÖKSÜZ DERHAL YAKALANMALIDIR"

Konuşmasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun dünkü "Adil Öksüz'ün nerede olduğunu biliyoruz" açıklamasına tepki gösteren Öztrak, "Saray siyasetin dilini sürekli sertleştirerek toplumu kutuplaştırıyor. Korku iklimini yayabilmeki için akla hayale gelmeyecek olaylar yaşatılıyor. Daha geçenlerde 63 yaşında bir kadın vatandaşımız, pazarda pahalılığa isyan ediyor. "Ülkenin çivisini çıkardınız, millet aç" diye bağırıyor. Ardından misafirliğe gittiği evde gözaltına alınıyor. Sonra da yurtdışına çıkış yasağı konarak serbest bırakılıyor. Şaka gibi... "Açım" diyen vatandaş gözaltına alınıyor. Ama bu kadını tutuklayan İçişleri Bakanı FETÖ terör örgütünün TSK imamı olduğunu öne sürülen kişinin nerede saklandığını da bildiğini itiraf ediyor. Biliyorsan neden bunu apar topar almıyorsun? Dikkat edin, pazarda "Canıma tak etti" diyen kadını hemen alıyorlar. Bu arkadaş neden alınmıyor? Lüzumlu lüzumsuz her konuya dahil olan, ilgili ilgisiz her konuda muhalefete hakaretler yağdıran atanmış bakan, görevinin ortaya bir takım laflar atmak ya da pazarda isyan eden vatandaşla uğraşmak olmadığını görmelidir. Adil Öksüz'ün yeri biliniyorsa gereği derhal yapılmalıdır. Bu kişi derhal yakalanmalıdır" diye konuştu.

ETİKETLER

Editörün Seçimi