Kalkınma ve yatırım bankalarına faizsiz kredi verme yetkisine sahip Bankacılık Kanunu teklifi Meclis’te

İlk kez 2005’te yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda 9 başlıkta değişikliğe gidildi. AKP'li vekiller tarafından hazırlanan taslak, Meclis’e sunuldu

Bankacılık Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, AKP'li milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. 

Buna göre 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda yapılacak muhtemel değişikliklerle:

1) Katılım bankalarının çalışma prensiplerine uygun ürün ve hizmet çeşitliliğinin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda kalkınma ve yatırım bankalarının da katılım bankaları gibi faizsiz esasa göre fon kullandırılabilmesinin önü açılacak.

2) Varlık fonu ile yapılan işlemlerin kredi sınırlamasına tabi olmaması amaçlanıyor.

3) Finansal piyasalardaki yeniliklerin eş zamanlı takip edilebilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) piyasalardaki gelişmelere uygun yeni fon kullandırma yöntemlerini belirlemesi için Kanunla yetkilendirilmesi öneriliyor. 

4) İzinsiz mevduat toplama, bankacılık faaliyetinde bulunma, banka adını kullanma gibi faaliyetlerde kullanılan internet sitelerine erişimin engellenmesi planlanıyor.

5) Bankacılık sektöründeki ihlallerde uygulanacak ceza miktarlarının caydırıcı olabilmesi için en son Bankacılık Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2005 yılında belirlenen cezalar, günümüz şartlarına göre güncellendi. 
BDDK’dan yapılan açıklamada uluslararası uygulamaların, Türkiye’deki mevzuat uyarınca belirlenen idari para cezalarına kıyasla daha yüksek tutarlı olduğunun belirlendiği ifade edildi. 

6) BDDK açıklamasında 2008 küresel finans krizi sonrası, özellikle büyük bankaların maliyetlerini azaltmak ve kârlılıklarını yükseltmek amacıyla, piyasa bozucu işlemlere başvurulduğunu ve bankaların yüksek düzeyde para cezası aldıklarını hatırlattı. 
Türkiye’de Bankacılık Kanunu’nda sadece ilgili bir maddeye aykırılık varsa yaptırıma tâbi olunuyor. Tanımlanmamış hususlara idari para cezası verilemiyor. Bu nedenle yeni teklifte “finansal piyasalarda yaşanacak manipülatif hareketlere karşı idari para cezası uygulaması getirilmesi” maddesi de yer aldı. 

7) Bankaların grup bazında kredi risklerinin takibinde önem taşıyan risk grubu tanımı genişletilerek, risk gruplarının Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından yayımlanan standartlar ile uyumlu olarak uygulanmasına yönelik esasların denetim otoritesi tarafından belirlenmesi teklifi de sunuldu. 

8) Bankacılık Kanunu’nda müşteri sırrı niteliğindeki verilerin ne olduğuna ilişkin bir tanımlama yok. 

Bu nedenle müşteri verilerinin işlenmesi ve aktarılması hususlarında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVK) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki tereddüttün giderilmesi amaçlanıyor.  

Bu kapsamda gerçek ve tüzel kişilere ait bilgilerin “müşteri sırrı” hâline geleceği netleştirilecek. Sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâller olabilecek. 

Bu hâller haricinde müşteri sırrı ya da banka sırrı niteliğinde olan her türlü veri hakkında BDDK ekonomik güvenliğe ilişkin değerlendirme yapacak ve yurt dışındaki üçüncü taraflar ile paylaşılması ya da bunlara aktarılması konusunda yasaklama yetkisine sahip olabilecek. 

Ayrıca bankaların faaliyetlerini yürütmede kullandıkları bilgi sistemleri ve bunların yedeklerinin yurt içinde bulundurulması hususunda BDDK, karar almaya yetkili kılınacak. 

9) Bankaların kredi, mevduat, dış ticaret, transfer, nakit yönetimi ve kredi kartı gibi tüm faaliyetlerinden her ne ad altında olursa olsun aldıkları ücret, masraf ve komisyonların belirlenmesi yeniden düzenleniyor. 

Hâlihazırda bu konu, Merkez Bankası’nın temel görev ve yetkileri ile ilişkili. Yeni düzenlemeyle Cumhurbaşkanına tanınan yetkilerin doğrudan Merkez Bankası’na tanınması amaçlanıyor. 

Mevcut yasada zaten Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin Merkez Bankası’na devredilebileceği maddesi yer alıyordu. Uygulamada ise bu yetki kullanımı hep Merkez Bankası’nındı. Yeni düzenlemeyle bu uygulama, yasal zemine de oturtulacak. 

BDDK’dan yapılan açıklamada “Kredi ve mevduat dışında POS komisyonları, alternatif dağıtım kanallarından yapılan işlemler ile ilgili çok sayıda şikâyet gelmesi nedeniyle diğer işlemler de Kanun maddesi kapsamına alınmıştır” denildi. 

10) ABD, Japonya ve İngiltere’de olduğu gibi bankaların sağlıklı şekilde faaliyetlerini sürdürdükleri dönemde oluşturulması esas olan önlem planları BDDK tarafından, değerlendirilecek. 

Kanun değişikliği taslağının amacı “ilk kez 2005’te yürürlüğe giren Bankacılık Kanunu’nun bankacılıktaki gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan gereksinimleri” olarak açıklandı. 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan paylaşılan bilgi notunda “Değişiklikler, Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından yayımlanan standartları esas alan uluslararası örnek uygulamalardan hareketle Türk bankacılık sektöründe yapısal kazanımlar elde edilmesini amaçlamaktadır” denildi. 

ETİKETLER

Editörün Seçimi