Araştırma: Kürt ebeveynlerin yüzde 72'si Kürtçenin Türkçe ile birlikte resmi dil olmasını istiyor

Necmi ŞAHİN


TÜKENMEZ HABER - Diyarbakır merkezli Rawest Araştırma tarafından, 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle "Ebeveyn ve Çocuk Arasında Ana Dilin Durumu" başlıklı bir araştırma yayımladı. Araştırmada, Kürt ebeveynlerin yüzde 72'sinin Kürtçenin Türkçeyle birlikte resmi dil olarak kabul edilmesini istediği, ancak çocuklarıyla Kürtçe konuşan ebevynlerin oranı yüzde 13 olduğu açıklandı.

Bu durumu Tükenmez Haber’e değerlendiren Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Esir Girasun, “Kültürel asimilasyonun varlığı politik talepleri bitirmiyor. Kürtçe’nin kullanımının azalması, Kürtçeye dair taleplerin azalmasından ziyade tersine Kürtçeye dair talepleri güçlendiren bir faktör olarak ortaya çıkıyor” yorumunda bulundu.

Diyarbakır, Mardin, Urfa, Van, Ağrı, Bingöl, Şırnak ve Tunceli’nin merkez ilçeleri dahil 25 ilçede 3-13 yaş aralığında çocuğu olan bin 537 ebeveynle Eylül-Ekim 2019'da gerçekleştirilen araştırmaya göre Kürt ebeveynlerin yaklaşık 4'te 3'ü (yüzde 72), Kürtçenin Türkçe ile birlikte resmi dil olarak kabul edilmesini talep ediyor.

ANADİLİNİ BİLMEYEN KÜRT EBEVENLERİN ORANI YÜZDE 6

Araştırma sonuçları ayrıca ebeveynlerin çoğunun Kürtçe bildiğini, bu dili hiç bilmeyenlerin oranının ise yüzde 6 civarında kaldığını ortaya koyuyor.

ÇOCUKLARI İLE ANADİLDE İLETİŞİM KURANLARIN ORANI YÜZDE 13

Katılımcıların büyük çoğunluğu, çocuklarının Kürtçe öğrenmesini isterken, her 4 kişiden 1’i çocuğunun Kürtçe öğrenmesi için herhangi bir çaba sarf etmiyor.

Araştırmaya göre ebeveynler, kendi aileleri ile iletişimde ana dillerini kullanırken, çocukları ile iletişimde Türkçenin tercih ediyor.

Çocukları ile anadilde iletişim kuranların oranı yüzde 13'te kalıyor.

Türkçenin yanında Kürtçenin de resmi anadil olmasını isteyen ebeveynlerin oranı yüzde 72 olmasına rağmen ebeveynlerin sadece yüzde 13’ünün çocuğuyla Kürtçe konuşmasına ilişkin Tükenmez Haber’e değerlendirmede bulunan Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Esir Girasun, “Saha araştırması genel anlamda büyükşehirlerde yapıldı. Şehirleşme arttıkça Kürtçe konuşma oranı azalıyor. Bir önceki kuşak daha çok kırsalda yaşıyordu, devletle ilişkileri daha azdı.  Dolayısıyla kamusal alanda Kürtçeyi konuşma zorunlulukları daha azdı. Şehirleşme, gelir düzeyi arttıkça bir anlamda Türkçeye yönelim artıyor” dedi.

‘KÜLTÜREL ASİMİLASYON KÜRTÇEYE DAİR TALEPLERİ AZALTMAKTAN ZİYADE GÜÇLENDİRİYOR’

Girasun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aynı zamanda kültürel asimilasyonun varlığı politik talepleri bitirmiyor. Bu daha dikkat çekici. Kürtçe’nin kullanımının azalması, Kürtçeye dair taleplerin azalmasından ziyade tersine Kürtçeye dair talepleri güçlendiren bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Bunu küreselleşmenin etkisiyle Türkiye’de 1970’lerden 1985’lerin ortasına kadar toplumun hızla sekülerleşmesine rağmen siyasetin gittikçe muhafazakarlaşmasına benzetebiliriz. ‘Kültürel Kürtlük’ zayıfladıkça ‘politik Kürtlük’ veya ‘Kürt milliyetçiliği’ daha çok öne çıkıyor.”

YÜZDE 72’Sİ KÜRTÇE’NİN TÜRKÇE İLE BİRLİKTE RESMİ DİL OLARAK KABUL EDİLMESİNİ İSTİYOR

Araştırmaya katılan ebeveynlerin yüzde 64'ü, çocuklarını Kürtçe eğitimin olduğu bir okula göndermek istiyor.

Katılımcıların yüzde 72'si, “Yaşadığınız yerde resmi dil nasıl olmalı?” sorusuna “Hem Türkçe hem Kürtçe olmalı” yanıtını verirken, yüzde 18 “Sadece Türkçe olmalı”, yüzde 11 ise “Sadece Kürtçe olmalı” dedi.

Araştırmada sonucunda “Ebeveynler Kürtçeyi kendilerinin de aktif olmasını gerektiren kitap okuma gibi alanlarda çok az kullanırken müzik dinleme, video izleme gibi tek yönlü iletişimde daha yoğun kullanmaktadırlar. Sonuç olarak kullanımı kuşaklar arasında ciddi oranda azalan Kürtçe’nin eğitim ve bürokraside yer alması talebi de büyük bir oran tarafından sahiplenilmektedir” denildi.

ETİKETLER

Editörün Seçimi