Dünya evlere kapanırken, göçmenler koronavirüsten nasıl korunacak?

Özlem Temena


TÜKENMEZ HABER - Dünya Sağlık Örgütü tarafından, koronavirüse bağlı Covid-19 hastalığına ilişkin pandemi ilan edilmesinin ardından, birçok ülkede OHAL ve sokağa çıkma yasakları getirildi. Sağlık örgütleri 'evde kalın' çağrısını her gün tekrarlıyor. Ancak sayıları milyonları bulan göçmenler için alınan önlemler ise belirsizliğini koruyor. 

Bir tarafta salgının ardından yabancı düşmanlığı artarken, diğer taraftan sağlık güvencesinden ve hijyen koşullarından yoksun yüz binlerce göçmen için henüz koruyucu adımlar atılmadı.
Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır Platformu'ndan Yıldız Önen, koronavirüse karşı göçmenler için atılması gereken acil adımları Tükenmez Haber'e anlattı. Yardım kuruluşlarının 'koronavirüs göçmen kamplarında toplu ölümlere neden olabilir' açıklamasını da hatırlatan Önen, "Türkiye’de de kamplarda yaşayan, sınırlarda bekleyen binlerce göçmen var. Buralarda acilen virüsle ilgili tedbirlerin alınması gerekir. Hükümetler bu dönemde kaynaklarını dağıtırken göçmenleri görmemezlikten geliyor. Bizler bu olumsuzluğu en aza indirmek için göçmenlerle daha sıkı bir dayanışma içine girmeliyiz" önerisinde bulundu. 
Fotoğraf: AA

'KAYNAKLAR DAĞITILIRKEN GÖÇMENLER GÖRMEZDEN GELİNİYOR'

- Salgın nedeniyle, tüm dünyada uçuşlar iptal ediliyor, sınırlar kapatılıyor. Binlerce mülteci ise hala sınırlarda ve kamplarda bekletiliyor. Bu salgın mültecileri nasıl etkileyecek?

Yardım kuruluşları, göçmen kamplarında koronavirüsten kaynaklanabilecek olası toplu ölüm hakkında uyarıda bulunuyorlar, milyonlarca insanın tehlikede olduğu söyleniyor.
Risk özellikle Bangladeş, İran, Afganistan ve Yunanistan’daki göçmenleri etkiliyor. Suriye, Yemen ve Venezuela’da bazı bölgelerdeki göçmen nüfus da risk altında. Bu ülkelerdeki sağlık sistemleri savaşlar ve siyasi krizler nedeniyle zaten çökmüş durumda.

'SAĞLIĞIN NEOLİBERALİZMİN KUCAĞINA ATILMASI TÜM ÜLKELERDE AYNI SONUCU DOĞRUDU'

Bu felaketi önlemek için dünyadaki herkesin dayanışma göstermesi gerekiyor. Birçok göçmen kampında hijyenin ve sağlık koşullarının acilen iyileştirilmesi gerekiyor. 

Sağlık sistemin tüm ülkelerde işlemediğini şimdi daha net görüyoruz. Sağlık ve eğitimin neoliberalizmin kucağına atılması tüm ülkelerde aynı sonuçları doğurdu.

'DEVLETLERİN GÖREVİ HERKES İÇİN TEDBİR ALMAK'

Sadece okullar, mekanlar, bahçeler kapatılarak, sokağa çıkma yasakları ilan edilerek çözüm aranıyor. Evet, izolasyon, insanların birbirleriyle temas etmemesi önemli fakat hükümetlerin, devletlerin bir başka görevi insanlara güvende olduklarını hissettirmek. Açık bir biçimde herkesin sorununu kapsayacak tedbirler almak. Sağlık kurumlarının ve hastanelerin kapasitelerini artırmak. 

'KAYNAKLAR DAĞITILIRKEN GÖÇMENLER GÖRMEZDEN GELİNİYOR'

Türkiye’de de kamplarda yaşayan, sınırlarda bekleyen binlerce göçmen var. Buralarda acilen virüsle ilgili tedbirlerin alınması gerekir. Hükümetler bu dönemde kaynaklarını dağıtırken göçmenleri görmemezlikten geliyor. Bizler bu olumsuzluğu en aza indirmek için göçmenlerle daha sıkı bir dayanışma içine girmeliyiz.
Fotoğraf: AA
'GÖÇMEN KAMPLARI SALGIN İÇİN İDEAL YAYILMA ALANLARI'

- Salgın uyarısı yapılan ülkelerde ilk elden mülteciler için hangi önlemler alınmalı?

Virüsün ulaştığı ülkelerde hastalıklara karşı en savunmasız grup göçmenlerdir. Onların sağlık ihtiyaçlarının karşılanması salgının kontrolü açısından hayati önemdedir. Sağlık ve hijyen koşullarına erişim sorunları yaşayan göçmenler, hastalığa yakalanma açısından önemli riskler taşıyorlar. Göçmenlerin durumu, hükümetlerin koronavirüsle mücadele planının bir parçası olmalı. Göçmen kamplardaki mevcut koşullar virüs salgını için “ideal bir yayılma alanı” olabilir. 

• Öncelikle geri gönderme merkezleri böyle bir salgın için uygun barınma yerleri değildir, acilen kapatılmalıdır. Göçmenler için uygun koşulları olan barınma yerleri, kamplar bulunmalıdır.

• Kamplarda ve göçmenlerin topluca bulunduğu yerlerde hijyen ile ilgili her türlü tedbir alınmalıdır. Temizlik maddeleri sağlanmalıdır.

• Göçmenlerin gıda ihtiyaçları düzenli olarak sağlanmalıdır. Vücut direncinin korunması virüsle mücadelede en önemli konudur.

• Göçmenlere yönelik, kendi dillerinde, virüsle mücadelede uyulması gereken kurallarla ilgili dokümanlar hazırlanmalıdır.

• Tüm göçmenler sağlık hizmetlerine ücretsiz erişim sağlayabilmelidir.

Salgın döneminde göçmenlerle dayanışmak en önemli görevimizdir. Yukarda yapılması gerekenler konusunda hükümetlerin yanı sıra, STK’lar, yardım kuruluşları da ellerinden geleni yapmalıdır.

'İDLİB'TEKİ GÖÇMENLER İÇİN SINIRLAR AÇILMALI'


- İdlib sınırında bekleyen mülteciler için hayati tehlike söz konusu, oradaki mülteciler için ne yapılmalı?

Dünya Sağlık Örgütü, virüsün Suriye’de yerinden edilmiş kişilerin kaldığı Türkiye sınırındaki kamplardaki etkisinden son derece endişe duyduğunu ilan etti. Bu kamplardaki göçmenler zaten solunum yolu enfeksiyonlarına karşı kendilerini savunmasız hale getiren zorlu koşullar altında yaşıyorlar. Koronavirüsün bulaşması halinde hızla yayılması kaçınılmaz.

2019 sonu itibarıyla İdlib’deki sağlık kuruluşlarının ancak yarısı hizmet verebiliyor, sağlık çalışanlarının yüzde 70'i burayı terk etmiş durumda. İdlib’teki göçmenler sınırlar açılarak Türkiye’ye alınmalı ya da acilen çadır kamplardan çıkarılması, prefabrik kamplara alınması gerekiyor. Bu süreçte hijyen koşullarının sağlanması, gıda ihtiyaçlarının kesintisiz giderilmesi lazım. Aksi halde sınırlara yığılmış 1 milyon insanın hemen tümüne bu virüs bulaşabilir. Sonrasında kitlesel ölümlere ve virüsün çok daha geniş bölgelere yayılmasına yol açılabilir.

'SALGINA KARŞI DAYANIŞMA YABANCI DÜŞMANLIĞINI YENECEKTİR'


- Bir taraftan da 'yabancı düşmanlığı' artıyor. Bunun önüne nasıl geçilebilir?

Koronavirüs ilk yayılmaya başladığında sadece Çin’e özgü bir hastalık olarak zannedildi ve Çinlilere hatta Asyalılara karşı bir düşmanlık, ırkçılık yayıldı. Ama şimdi bütün dünyaya yayıldığı için ilk günlerdeki ırkçı düşünceler, analizler yerle bir oldu. Kendi ırkını üstün görenler, virüs bulaşmaz olduğunu iddia edenler artık pek ortalarda görünmüyorlar. Sadece ABD Başkanı Trump virüse Çin virüsü demekte ısrar ediyor, ama onu da kimse ciddiye almıyor.

Yabancı düşmanlığı zaten virüs çıkmadan da vardı ve yaygındı. Ama şimdi virüse karşı bütün dünyadaki insanlar, bilim insanları, doktorlar birlikte mücadele ediyorlar. İlaç ve aşı konusunda her yerde çaba var. Bu örnekleri yabancı düşmanlarının gözüne sokmak gerekir. Salgına karşı insanların dayanışması, her türlü yabancı düşmanlığını silecektir.

ETİKETLER

Editörün Seçimi