Kilise ve sinagoglar toplu ibadete açılacak mı?

Türkiye’de koronavirüsle önlemleri kapsamında alınan önlemler gevşetiliyor. Camilerin ardından Covid 19 salgını nedeniyle kapılarını kapatan kilise ve sinagoglar normalleşme süreci için hazırlıklara başladı. Kimi kiliseler haziran ayı itibariyle kapılarını açmayı planlarken, kimileri ise henüz bir tarih belirlemedi

16 Mart itibariyle Covid 19 tedbirleri kapsamında camilerin ibadete kapanması toplumun bazı kesimler tarafından tepkilere neden olmuştu. 2,5 ay sonra camilerin yeniden açılmasına karar verilirken pandemi tedbirleri kapsamında cemaat avlular da ibadet edecek.

Camiler kısa süre sonra toplu ibadete başlarken, kilise ve sinagoglarda ise toplu ibadet için ne zaman açılacağı merak konusu.

Independent Türkçe’den Melike Çapan’ın sorularına yanıt veren İstanbul Rum Patrikliği, haziran ayı içinde kiliselerin ve idari ofislerinin yeniden açılabileceğini söyledi.

Patrikhane, kiliseler açıldığnda gerekli önlemlerin alınacağına dikkat çekerken, Rum cemaatine gerekli antiseptik sıvı ve maske dağıtımını yaptığını dile getirdi.

ERMENİ PATRİKHANESİ KİLİSELERİNİ AÇMIYOR

Türkiye Ermeni Patrikliği yaptığı açıklamada, her şeyden önce toplumun sağlığını önde tuttuklarını ancak toplu ibadetler için tarih konusunda acele karar vermek istemediklerini dile getirdi.

Ermeni Patrikliği, 27 Mayıs’ta gerçekleşecek Ruhani Meclis toplantısında bu konuyu ele alacaklarını söyledi. Ermeni Patrikliği’ne bağlı kiliseler 16 Mart’tan beri pandemi tedbirleri nedeniyle toplu ibadete kapalıydı.

Bu süre zarfında, sadece mum yakmak veya bireysel dua etmek isteyenler için kiliselerin açık olduğu bildirilmişti.

SİNAGOGLAR DEĞERLENDİRME AŞAMASINDA

Türk Yahudi Toplumu da sinagogların toplu ibadete açılması için henüz bir karar vermedi.

Türk Yahudi Toplumu, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada, sinagogların açılması konusunun halen değerlendirdiklerini ve çalışmalarını dikkatle sürdüklerini kaydetti.

KOMÜNYON DAĞITIMI DEVAM EDECEK Mİ?

Hristiyanlarda en merak edilen konulardan birisi ise komünyon dağıtımı. Komünyon, Hristiyanlarda en kutsal geleneklerden bir tanesi.

Asırlardır, devam eden komünyon geleneği pandemi nedeniyle bir süredir gerçekleşemiyor.

Independent Türkçe’ye konuşan İstanbul Rum Patrikliği Basın Müdürü Niko Papahristou, komünyonun Ortodoks kilisesine üye inanç sahipleri için merkezi bir öneme sahip olduğunu hatırlatırken, “Kutsal şükran ayini, yani komünyon kilisedir ve kilise kutsal şükran ritüeli olmadan düşünülemez. Bu bir inanç ve dini özgürlük konusudur. Kısa süre önce Ekümenik Patrik Hazretleri ve Kutsal Sinod üyeleri, “İsa Mesih’in Kutsal Kilisesi’nin iki bin yıllık tarihinden süzülen tecrübenin ışığında, komünyon “ölümsüzlüğün iksiridir” diyerek, ilâhî Ortodoks öğretisinin vazgeçilmez temel unsuru olduğunun altını çizmişlerdir” dedi.

İstanbul Rum Patriği Bartholomeos’un salgın süresince cemaatine sürekli önlemler alma ve uzmanların uyarılarını dikkate alma konusunda çağrıda bulunduğunu dile getiren Papahristou, şöyle devam etti:

“Ekümenik Patrikhane sadece Türkiye’deki Metropolitlikleri için değil, dünya üzerindeki tüm Metropolitlikler açısından öncü önlemler almıştır. Buna paralel olarak, Patrik Bartholemeos Hazretleri TV kanalları vasıtasıyla herkesi, tıp uzmanlarının uyarılarına uymaya davet etmiştir. Ve bu pandemi sürecinde tehlikede olanın din değil, dindarlar olduğunu vurgulamıştır.”

"Uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda belli bir süre için kaçınılması gereken çok sayıda kişinin kapalı alanlarda bir araya gelmesi idi" diyen Papahristou, böylece dünyanın bazı bölgelerinde ayinlerin yapılmasına bir süre ara verildiğini, ancak mümkün olan durumlarda, kapalı kapılar ardında müminlerin katılmadığı, ayinler yapıldığını hatırlattı.

Papahristou, "Bu daha önce görülmemiş, hepimizi üzen bir durumdur. Buna rağmen Patrikhanemize bağlı Ortodokslar, Patrik Hazretleri’nin çağrısına anlayışla karşılık verdiler ve virüsün yayılmasını önlemeye yönelik daha geniş çabalara katkı sundular" dedi.

Kiliseler kapansa da ayinlerin devam ettiğine vurgu yapan Papahristou, “Patrik Hazretleri, cemaatin katılımı ile ayinlerin bir süreliğine ara verilmesinin asla 'Ortodoks dindarlığının, keza yaşamının en kutsal ritüeli olan komünyonun ve de veriliş şeklinin müzakereye açık bir konu olduğu anlamına gelmediğini' vurgulamıştır. Bizler Ortodoks öğretiye ve geleneğimize sarsılmaz bir inançla bağlıyız. 2 bin yıldır kilise üyeleri komünyona tereddütsüz, korkusuz ve Tanrı’ya mutlak inançla katılmaktadır” diye konuştu.

ETİKETLER

Editörün Seçimi