Osman Kavala: Bu işin daha çok uzayacağını tahmin etmiyorum

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) hak ihlali kararından önce DW Türkçe’ye konuşan Kavala, hakkında yürütülen davanın seyriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kendisi ve diğer suçlananların beraat edeceklerinden şüphesi olmadığını belirten iş insanı Osman Kavala, "Gezi protestolarının hükümeti yıkmak için dış güçlerce planlanmış, finanse edilmiş ve benim lideri olduğum gizli bir yapı tarafından yönetilmiş olduğu son derece mantık dışı bir iddia, dolayısıyla iddianamede de suçlamalara dayanak olabilecek hiçbir delil mevcut değil. Bu nedenle davanın sonucu ile ilgili endişeli değilim. Ancak, tutuklanmam fiili bir cezaya dönüşmüş durumunda. Tutuklama için kesin delil gerekmez şeklinde bir akıl yürütmeyle tahliye taleplerim reddediliyor" diye konuştu.

“Üç milyonun katıldığı protestolarla ilgili tek ben tutukluyum”

Gezi protestolarından dolayı bir tek kendisinin tutuklu olduğunu vurgulayan Kavala, "Sadece bu durum dahi yapılanın ne kadar mantıksız olduğunu gösteriyor. 16 ay iddianamenin hazırlanmasını bekledim, dava başladıktan sonra üç defa mahkeme heyetinin başkanı değişti. Bunlar, bana tutukluluğumu uzatmak için yapılmış gibi görünüyor. Ama bu işin daha çok uzayacağını tahmin etmiyorum" ifadelerini kullandı.

BİR HUKUK İNSANI BU KURGUYU NASIL CİDDİYE ALIR?

Kavala, Gezi protestoları ile ilişkisi hakkında şunları söyledi:

Çalışma ofisim de Gezi Parkı'na adeta bitişik olduğu için protestolar sırasında da sık sık oraya gittim, Gezi ile ilgili ortaya çıkan enerjinin hak savunuculuğu yapan sivil girişimlerin ve yerel demokrasinin güçlenmesine nasıl katkı yapabileceğine dair değerlendirme toplantılarına da katıldım. Hükümet temsilcileriyle diyalog yürütülmesi konusunda da çabam oldu. Ancak gösterilerin organizasyonuna yönelik bir faaliyette bulunmadım, bu faaliyetler için maddi katkı da sağlamış değilim. Kimse de benden bunun için maddi destek talebinde bulunmadı. Gezi protestolarının önceden planlanmış bir kumpas olduğu, paranın gücüyle organize edildiği iddiası son derece mantık dışı olduğu gibi protestolara katılan yüz binlerce insanın akıllarına, özgür iradelerine yönelik ciddi bir aşağılama anlamına da geliyor. Bir hukuk insanı, bir kamu görevlisi nasıl böyle bir iddiayı ciddiye alıp buna göre bir kurgu oluşturabilir, bu akıl alacak bir şey değil.

ETİKETLER

Editörün Seçimi