Sendika Uzmanı Yıldız: Market çalışanları istismar ediliyor, üzerlerinde büyük baskı var

Fotoğraf: Twitter

Necmi ŞAHİN


TÜKENMEZ HABER - Koronavirüs salgınıyla birlikte Türkiye’de sağlık çalışanlarından sonra iş yükü en fazla artanların başında gıda sektörü çalışanları geliyor.

Online alışveriş sitelerinde artan talep nedeniyle depo çalışanları, kurye ve market çalışanlarının iş yükü de arttı.

Türkiye’deki büyük perakende market zincirlerinden Şok Market, online alışveriş uygulaması ‘Cepte Şok’ ile birlikte market çalışanlarına araçsız bir şekilde siparişe göndermesi tepki çekti.

Öyle ki sosyal medyadan #SokMarketBoykot etiketi ile binlerce mesaj paylaşıldı.

Tez-Koop-İş Sendikası’ndan Sancak Yıldız, ‘Kriz dönemlerinde zorunlu çalışılması gereken yerler gıda sektörüdür’ başlığı altında bir istismarın söz konusu olduğunu ve işçilerin kanunen 'çalışmaktan kaçınma hakkı' bulunduğunu söyledi.

Tükenmez Haber’e konuşan sendika uzmanı Sancak Yıldız’a göre, işçilerin böyle bir kanuni hakkı bulunsa bile salgın döneminde kamu tarafından işçiler üzerinde oluşturulan toplumsal ve psikolojik baskıdan ötürü bu haklarını kullanabilmeleri çok kolay değil.

Sancak Yıldız, “Şu anda Bilim Kurulu’nun tavsiye kararlarının Cumhurbaşkanlığı tarafından kabul görmediğine dair bir toplumsal güvensizlik söz konusu. Böyle bir güvensizlik ve çelişkinin ortada olduğunu görüyoruz. Bunun da işçilere emekçilere yansıması var. Biz buradaki güvensizlik ve soru işaretleri ortadan kaldırılmadan bu iş kolunda çalışan milyonlarca işçinin sorunlarının giderilemeyeceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Sancak Yıldız birçok perakende marketinde depolarında işçilerin zorunlu olarak çalıştığını belirterek, “Sendikamızın çağrısıyla sosyal mesafe kurallarına göre, bir buçuk metre başına bir personelin çalışması gibi bir hamle yapıldı, yaklaşık 12 gün önce. Bu olumludur. Market çalışanlarının bu şekilde çalışacağına dair bir kararın çıkabileceğini gösteren kamunun aslında burada Şok Market ile ilgili son günlerde ortaya çıkan haberi ve buna karşı geliştirilen boykot sürecini açıklaması lazım” dedi.

‘MARKET ÇALIŞANLARI İÇİN BİR İSTİSMAR SÖZ KONUSU’

‘Kriz dönemlerinde zorunlu çalışılması gereken yerler gıda sektörüdür’ başlığı altında bir istismarın söz konusu olduğunu dile getiren Sancak Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun istismar edildiğini görüyoruz. Hiçbir şekilde sosyal mesafe kuralının hayata geçirilmediğini, maske eldiven gibi temel bir önlemin bile çok kısmi alındığını görüyoruz. Sadece bize gelen görüntüler değil, sosyal medyada paylaşılan birçok görüntüde de motor kuryelerinin bile teknik ekipman olmadan teslimat yaptığını gördük. Ve son olarak alışveriş marketi seleleri ile bulundukları bölgeye ve mahalleye sipariş dağıtan Şok Market işçileri gördük. Bütün bunlar bu istismarın sonucu.”

‘İŞÇİLERİN KANUNİ OLARAK ÇALIŞMAKTAN KAÇINMA HAKKI VAR’

Yıldız, söz konusu istismar karşısında işçilerin kanuni olarak 'çalışmaktan kaçınma hakkı' olduğunu belirterek, “Çalışmaktan kaçınma hakkı zorunlu sebeplerde çalışma koşullarının işçinin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye attığına dair somut emarelerin olduğu dönemlerde işçilerin kullanabileceği kanuni bir hak. Zorunlu mecburi sebeplerden dolayı, gıda ve sağlık çalışanlarının çeşitli engellemelerle karşı karşıya olduklarını görüyoruz. Çünkü bunlar salgın nedeniyle zorunlu çalışma alanları durumunda. Ama çalışmaktan kaçınma hakkı herhangi bir zorunlu sebeple veya yeni bir KHK ilan edilmeden engellenemeyecek bir hak olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla burada 'çalışmaktan kaçınma hakkını' Şok Market çalışanı kullanabilir. Ama gelin görün ki oluşturulan toplumsal baskıdan ötürü çok kolay kullanılabilecek bir hak değil.”

‘İŞVEREN KARŞISINDA GÜÇSÜZ OLAN İŞÇİLERİN BU HAKKINI KULLANMASI ÇOK ZOR’

Sancak Yıldız, 'işçilerin çalışmaktan kaçınma haklarını neden kolay bir şekilde kullanamayacakları' sorusuna şu cevabı verdi:

“Çünkü işçilerin durumu, mevcut toplumsal tablodan, psikolojik bütünlükten bağımsız değil. Toplum nezdinde bu kadar güçsüz psikolojik bütünlüğün olduğu, bu kadar çelişkilerin ve güvensizliğin hat safhada olduğu bir noktada tabii ki işçilerin çekinceleri var. İşverenin işçi karşısında çok güçlü olduğu ve alınan tedbir paketleri yürüyen süreçte aslında işverenin 'daha önünü görebildiği' ancak işçinin 'önünü göremediği' bir süreçte çalışmaktan kaçınma hakkını kullanması çok zor.”

‘KAMUNUN, MARKET ÇALIŞANI VE SAĞLIK ÇALIŞANI ÜZERİNDE YARATTIĞI BİR BASKI VAR’

Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hala çalışmak durumunda olan ve çalışma saatlerinin kısaltılmadığı yerler var. Bazı gıdalarda kısaltıldı sadece. Üstüne bir de normal çalışma dönemlerinde yokken salgın döneminde dışarıda çalışan işçilerin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanması çok kolay bir mesele değil, böyle bir kanuni hakkı olsa bile. Dolaylı yoldan ‘üretimi durdurmak’ anlamına gelen bu eylemi kullanabilmesi çok mümkün değil. Çünkü bütün bu tablonun yarattığı bir güvensizlik ve korku iklimi var. Kamunun market çalışanı ve sağlık çalışanının üzerinde yarattığı toplumsal ve psikolojik baskı var. İşçilerin bu baskıyı kırması bugünün örgütsüzlüğünde çok kolay değil.”

Yıldız işçilerin 'iş bırakma hakkı' da bulunduğunu belirterek, “işçilerin iş bırakma hakkı da var. Ancak bu hakkın bu dönem Kocaeli Valiliği nezdinde olduğu gibi yasaklandığı bir süreç söz konusu” dedi. 

ETİKETLER

Editörün Seçimi