Şule Çet davası: Çağatay Aksu ve Berk Akand cinayet ve cinsel saldırıdan 'iyi hâl indirimli' ceza aldı

Ankara’da Yelken Plaza’nın 20. katından şüpheli şekilde ‘düşerek’ yaşamını yitiren Şule Çet davasının 6. duruşması Ankara Adliyesi 31. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Çok sayıda kadın örgütü, siyasi parti ve diğer kitle örgütlerinin de takip ettiği davada karar açıklandı. Sanık Çağatay Aksu kasten öldürme suçunu işlediği gerekçesiyle müebbet hapis ve cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gerekçesiyle 12 yıl 6 ay, sanık Berk Akand ise cinayete yardım etme suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

23 yaşındaki Şule Çet, 29 Mayıs 2018 tarihinde iş vereni Çağatay Aksu ve onun arkadaşı Berk Akand ile buluştuktan sonra cinsel saldırıya uğramış ve kaldıkları plazanın 20. katından atılarak hayatını kaybetmişti.

Mahkeme, Çağatay Aksu'ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi ancak bu cezaya 'iyi hal' indirimi uygulayarak müebbet hapis cezasına çevirdi. Ayrıca Aksu'nun cinsel saldırı suçundan aldığı cezaya da 'iyi hal indirimi' uygulanarak ceza 12 yıla düşürüldü. Diğer sanık Berk Akand ise cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, tecavüze yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan 1 yıl olmak üzere toplamda 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

BBC'nin haberine göre, karar üyeler arasında oy çokluğu ile alındı çünkü mahkeme heyetinden bir üye Aksu'nun sadece cinsel saldırıdan dolayı cezalandırılması gerektiği, Akand'ın ise tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu.

BABA ÇET: ACIMIZ BİTMEDİ

Duruşmanın ardından Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan Şule Çet’in babası İsmail Çet bu süreçte yanlarında olan avukatlara, kadın örgütlerine teşekkür etti. Baba Çet, “Acımız bitmedi. Bir kız evladın acısı bitmez ama ceza aldıkları için su serpilmiş gibi. Hükümetimize ve siyasi partilere yanımızda oldukları için teşekkür ediyoruz. Baba olarak bir kız evladı kaybettim. Başka ana babalar tereddüt etmesin kimse yanmasın” dedi.

YILDIRIM: İSTİNAFA TAŞIYACAĞIZ

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım ise mahkeme heyeti tarafından ağırlaştırılmış müebbet cezasından indirim yapıldığını belirterek kararı istinafa taşıyacaklarını söyledi. Yıldırım, “Kamuoyu baskısı hukuksuz bir süreçte hukuka gidilmek için yapıldı. Müebbet hapis cezası alanlar aramızda gezdi. Adaletin tecellisi için kamuoyu baskısı oldu” diye konuştu.

Davada neler yaşandı?

‘ERKEK ADALET DEĞİL GERÇEK ADALET İSTİYORUZ’

Dava öncesi hak savunucuları, milletvekilleri ve vatandaşlar Ankara Adliyesi'nde "Adalet yerini bulsun!" çağrısı yaptı. Adliye önünde bir araya gelen kadınlar Şule Çet davasında sanıkların gerektiği cezayı almasını ve adaletin sağlanmasını istedi. Ankara Kadın Platformu adına açıklama yapan Aysun Genç Tanır, bundan önceki 5 duruşmada sanıkların, avukatlarının ve ailelerinin tecavüzü gizlemeye çalıştıklarını söyleyerek şöyle konuştu: “5 duruşmadır parayla rapor hazırlatan avukatlar ve katiller Şule’yi yargılayarak cinayeti, tecavüzü örtmeye çalıştılar. Bugün görülecek olan 6. duruşmada gerçek adalet yerini bulsun istiyoruz. Gerçek adaleti istiyor, yaşamlarımızı savunuyoruz. Gözü dönmüş katiller, tacizciler ve tecavüzcüler 17 yıldır memleketi kadın düşmanı politikalarla yönetmeye çalışan AKP iktidarından güç alıyorlar. 6284 sayılı kanunu uygulamaktan fiili olarak uygulamaktan kaçınan, katillerin tutuklanmasını geciktiren emniyetten güç alıyorlar. İyi hal indirimleri dağıtmayı kendine görev biçen erkek yargıdan, kadın sığınma evlerini kapatan AKP belediyeciliğinden güç alıyorlar. İstanbul Sözleşmesine saldıran Yeni Akit'ten, yandaş medyasından güç alıyorlar. Kamusal ve özel alanda yıllarca kadın düşmanlığını kuranlar suçludur. Fakat bu erkek egemenliğinin karşısında hayatları ve hakları için mücadele eden kadınlar var. Kadın dayanışmasını kuran ve bu dayanışma ile tekmili birden tüm erkekliğin karşısında mücadele eden kadınlar vardır. Katilleri aklamaya çalışan, iyi hal indirimleri veren erkek egemen sistemin peşindeyiz. Bugün bu duruşmada çıkacak olan kararın takipçisiyiz.”

SANIK SOSYAL MEDYAYI HEDEF GÖSTERDİ

Duruşmada Şule Çet'in abisi Şenol Çet ve babası İsmail Çet sanıklardan şikayetçi olduklarını ifade etti. Sanık yakınları önlerinde duran avukatlardan rahatsız olarak "Sizin yüzünüzden göremiyoruz yan salona geçin" diye tepki gösterdi. Sanık Çağatay Aksu resmi belgelerde Şule Çet'in intiharla öldüğünü sonrasında ise halkın galeyana getirildiğini ve kendilerinin cinayet ve tecavüze suçlandığını iddia etti. "Sosyal medya ve halk yüzünden ben yargılanıyorum" diyen Aksu, Şule Çet'in telefonlarından avukatları aracılığıyla görüşmelerin silindiğini ve delillerin yok edildiğini iddia etti. O gece yaşananları "Tuğlaları tek tek yerine koyacağım" diye ifade eden Aksu, bilirkişi raporlarının gerçekle ilgisi olmadığını ve mahkeme heyetini yanıltmak üzere kurulduğunu ve delillerin olmadığını savundu. Aksu, "Olay yeri inceleme bile eşyalara bakma gereği duymamış bunlar suç delili diyor. Ben her şeyi söyledim. Bizi suçsuz yere ifade alınırken dövdüler. Erkek arkadaşı Furkan buraya geldi terbiyesizlik yaptı gitti. Ben suçsuz yere ceza alamam madem öyle asın beni. Burada savunmamı bile yapamadım. Tamam medya baskısı var da bir insanı müebbet yatıramazsınız. Şule'nin hakkı var da benim yok mu? Ailemin de benim de boğazıma geldi. Tekrar gözden geçirmenizi talep ediyorum bir tane yalan söylemedim. Ailesinden sonra Şule'ye en çok ben üzüldüm. Ben sizin vicdanınıza çok güveniyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi. 

Sanık Berk Akand ise savunmasında “Benle ilgili en ufak bir şüpheniz varsa sorun söyleyin. Ben bu davda bir size bir savcıya yardım ettim. Kendime bile yardım etmedim” dedi.

'SANIK AVUKATI ŞULE ÇET'İ SUÇLADI'

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Ekmen, “Ne yazık ki delillerin yok sayıldığı, olan delillerin de zorlamayla oluştuğu görülüyor. Mütalaa ve dosya ise ihtimallerden ibaret. Raporlar Şule’nin cinsel saldırıya uğradığını doğrulamıyor. Adli Tıp Raporuna da bakıldığında bir şey tespit edilemiyor. Aslında dosyada mevcut tek delil Şule’den Lilia’ya atılan mesajlar. Rıfkı’dan ‘Beni salmıyor’ diye mesaj atıyor. Üç yüz beş yüz kişinin arasında nasıl zorla tutulacak ve gidemiyor? Şule’nin burada attığı mesaj doğru değil. Olay yeri inceleme raporlarında da hiçbir şey yok. Bu kızın cep telefonu bütün olay sırasında yanında. Nasıl alıkoyma oluyor bu? Biz bir sürü yorum yaparız ya birilerine nispet yapmak için ya ertesi gün erkek arkadaşına göstermek için attı. 

KARAR AÇIKLANDI: ÇAĞATAY AKSU'YA MÜEBBET HAPİS

Savunmaların ardından davada mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, sanık Çağatay Aksu'ya "cinayet" suçundan müebbet hapis, "cinsel saldırı" suçundan 10 yıl, "zorla alıkoyma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
Sanık Berk Akand hakkında da Çağatay Aksu’nun yanında yer aldığı anlaşıldığından, Şule Çet'in öldürülmesine ve cinsel saldırıya maruz bırakılmasına yardım etmekten 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Karar, mahkeme salonunda "Yaşasın kadın dayanışması" sloganlarıyla sevinçle karşılandı.

MAHKEMEDE GERGİNLİK 

Mahkeme heyeti Çağatay Aksu'nun müebbet hapis artı 12 yıl 6 ay, Berk Akand'ın ise 18 yıl 9 ay hapis cezası almasına hükmettikten sonra sanık yakınları mahkeme heyetine tepki gösterdi. Salonun güvenliğini sağlamak üzere orada bulunan kolluk güçleri sanık yakınlarını uzun süre salondan çıkaramadı. Yakınlar mahkeme başkanına seslenerek, "O gerekçeli karara nasıl imza atacaksın" diye bağırdı. Güvenlik güçleri tarafından mahkeme salonundan çıkarılmak istenen yakınlardan biri, Şule Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım'a ismiyle seslenerek, bir takım tehditler savurdu. Duruşma başlamadan önce gazetecilere sözlü olarak sataşan bir sanık yakını, karar sonrası sinir kiriz geçirerek etrafındakiler tarafından sakinleştirildi. 

(Ekvek ve Gü/ Duvar)

 

ETİKETLER

Editörün Seçimi