Termik santral açıklaması: Hava kirliliği trafik kazalarından 7 kat fazla can aldı

Doğal Hayatı Koruma Vakfı, (WWF) 15 termik santrale baca filtresi takma zorunluluğunun Meclis onayıyla iki buçuk yıl ertelenmesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada "2017 yılında Türkiye’deki hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kılavuz değerlere indirilmiş olsaydı ülkemizde yaşanan ölümlerin yaklaşık yüzde 13’ü önlenebilirdi" denildi.

WWF açıklamsında, termik santrallerin filtre takmak için kapatılmasında sıkıntı yaşanmayacağı belirtilerek, "Filtresiz olarak çalışan bu tesisler hem teknolojik kısıtlamalar hem de karlılık oranlarının zayıf olması nedeniyle her gün işletilmemekte, bazıları ise yılda sadece 65-70 gün civarında çalışmaktadır. Filtre takmak için durdurulmalarının Türkiye’de bir elektrik sıkıntısı yaratması mümkün değildir; kaldı ki bu tesislerin hepsinin aynı anda durdurulması gerekmemektedir" ifadeleri kullandıu

TBMM'de 21 Kasım'da kabul edilen torba yasanın 50'nci maddesine göre havayı kirleten 15 termik santrale baca filtresi takma zorunluluğu iki buçuk yıl ertelenmişti. Söz konusu düzenleme Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın onayını bekliyor.

WWF açıklamasında, üçü hariç özel şirketler tarafından çalıştırılan ve toplam sayısı 15 olan termik santrallerde, 2013 yılından bu yana gerekli düzenlemelerin yapılmadığı, santrallerin bacalarına filtre takılması ve çevreyle ilgili diğer düzenlemelerin yapılması zorunluluğunun 2013'ten bu yana dört kez ertelendiği hatırlatıldı.

Termik santrallerin insan ve çevre sağlığı son derece olumsuz etkilendiğini belirtilen açıklamada, başta Kahramanmaraş ve Manisa olmak üzere bu tesislerin faaliyet gösterdiği illerde kanser nedeni ile yaşamını yitirenlerin sayısının arttığı ifade edildi.

'SANTRALLERİN SIRAYLA DURDURULMASI SORUN TEŞKİL ETMEMEKTEDİR'

WWF "Söz konusu tesislerde çevre ve hava kirliliğini engellemeye yönelik yatırımların ertelenmeden, derhal yapılması çevre ve halk sağlığı açısından mutlak bir zorunluluktur" tespiti yapılan açıklamada termik santraller ile ilgili dikkat çeken şu tespitler yapıldı:

  • İhtiyaçtan fazla santral kurulduğu için talepten çok daha yüksek bir arz bulunuyor. Dolayısıyla zaten sürekli çalışmayan santrallerin gerekli düzenlemelerin yapılması için geçici süreliğine sırayla durdurulması sorun teşkil etmemektedir. 
  • 2009'dan beri kurulu güç ve üretim arasındaki makas giderek açılmaktadır. TEİAŞ'ın verilerine göre, 2017 yılında en yüksek talep olan dönemde bile 80.343,3 MW değerindeki kurulu gücün yalnızca 47.660 MW'ı yani yüzde 59.3’ü kullanılmıştır. 
  • Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından hava kirliliği ölçümleri ve ölüm istatistikleri kullanılarak yapılan analize göre, Türkiye'de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarından yedi kat fazla can almıştır. 
  • Temiz Hava Hakkı Platformu'nun hazırladığı 'Kara Rapor'a göre, 2017 yılında Türkiye'deki hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği kılavuz değerlere indirilmiş olsaydı ülkemizde yaşanan ölümlerin yaklaşık yüzde 13'ü önlenebilirdi. 
  • Aynı rapora göre; kirli havanın düşük yapmak, çocuklarda doğum ağırlığı, otizm, diyabet (Tip 1), ani bebek ölümü sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit gibi solunum hastalıkları, zatürre ve zekâ geriliği gibi sağlık sorunları ile ilişkili olduğu kanıtlanmıştır.

 

ETİKETLER

Editörün Seçimi