21 tutukludan İHD'ye 'hak ihlalleri' mektupları

Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde kalan 21 tutuklu, yaşadıkları hak ihlallerini İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'ne yazdı. Ayrı odalarda kalan tutuklular, yaşadıkları hak ihlallerini anlattı. Hukuki yardım talebiyle 13 mektubun ulaştığı İHD'den bir heyet tutukluları ziyaret edecek. Tutuklular tarafından İHD'ye gönderilen mektupta "Hastaneye sevk taleplerimiz uzun süre cevapsız kalmaktadır. Sevk talepleri kabul edildikten sonra gidilen muayenelerde ise kelepçelerimiz çıkarılmadan yapılmaktadır. Bu durum ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olup insanlık onuruna yaraşmayan hareketlerdir" ifadeleri yer aldı. 'Arama' adı altında ani baskınların yapıldığı ifade edilen mektupta koğuşta bulunan tüm radyoların toplatıldığı söyleniyor. Kantin fiyatlarının fahiş düzeyde olduğu belirtilen mektupta "Sürekli olarak disiplin cezalarıyla karşı karşıyayız" ifadelerine yer verildi.

Tutuklular Yaşar Kırmızı, Metin Tanrıverdi, Bahri Dağ, İbrahim Al, Sinan Amaç, Necmettin Efe, Barzani Aşkan, Erol Çetin, Düzgün Aydın, Ogır Topdemir, Mustafa Geylan, Abdurrahman Dinç, Yusuf Alicioğlu, Düzgün Kemal Akçiçek, Metin Erdem, Şerif Güngen, Nihat Bakırtaş, Hüseyin Keser, Hüseyin Polat, Ercan Aslan ve Soner Öz, gönderdikleri mektuplarda İHD'den hukuki yardım talebinde bulundu.

'UZUN SÜRE CEVAPSIZ KALMAKTADIR'

İHD'ye ulaşan mektuplarda Elazığ Cezaevi'nde yaşanan hak ihlalleri şu şekilde yer aldı:

"Hastaneye sevk taleplerimiz uzun süre cevapsız kalmaktadır. Sevk talepleri kabul edildikten sonra gidilen muayenelerde ise kelepçelerimiz çıkarılmadan yapılmaktadır. Bu durum ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olup insanlık onuruna yaraşmayan hareketlerdir.

'ANİ BASKINLAR YAPILMAKTADIR'

Sürekli bir biçimde arama adı altında ani baskınlar yapılmaktadır. Bu aramalarda bütün eşyalarımız darmadağın edilerek özel eşyalarımıza ve defterlerimize el konulmaktadır. Bu aramalarda mahpuslara fiziksel saldırılar yapılmaktadır. El koydukları eşyalar üzerinden keyfi disiplin cezalarına maruz kalmaktayız. Hâlbuki kitaplar ve diğer yayınlar kontrol edildikten sonra bize verilen yasak olmayan eşyalardır.

'HAFTADA SADECE 45 DAKİKA ÇIKARTILIYORUZ'

5275 sayılı yasanın 60'ıncı maddesinde belirtilen kültür, sanat, spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklerden yararlandırılması gerekir şeklindeki haklarımızdan yasada belirtildiği şekilde faydalanamamaktayız. Kurs konusunda meslek kazandırma ve diğer sosyal faaliyetlere katılma hakkından yeterince faydalanamamaktayız. Yasaya göre haftada 10 saat olması gereken etkinliklere haftada sadece 45 dakika çıkartılıyoruz.

'KOĞUŞTA BULUNAN TÜM RADYOLAR TOPLATILMIŞTIR'

Kurum kütüphanesinden sadece kitap değiş tokuşu şeklinde faydalanabilmekteyiz. Bunun dışında hobi, satranç, dama gibi etkinliklere çıkarılmamaktayız. Aynı cezaevinde bulunduğumuz arkadaşlarımıza mektup gönderme hakkımız da engelleniyor. Koğuşlarda bulunan tüm radyolar toplatılmıştır. Bize kantinde satılan radyolardan almamız dayatılmaktadır.

'BÜYÜK BİR HAK İHLALİDİR'

7 adet kitap sınırlaması uygulaması çağdışı bir uygulama olup ayrıca kitap ve diğer yazılı basında geçen Kürt, Kürdistan vb. kelimeler bahane edilerek, bizlere verilmemesi büyük bir hak ihlalidir. Süreli-süresiz yayınlar haklarında yasaklama kararı olmadığı halde bizlere verilmiyor.

'BU DURUM SICAK BİR ORTAMIN OLUŞMASINI ENGELLEMEKTEDİR'

Ayda bir kez yapılan açık görüşlerde ise mekanın dizaynından kaynaklı problemler yaşamaktayız. Ailelerimiz ve yakınlarımız ile doğru düzgün sarılma sohbet etme hakkımız engellenmektedir. Ortada kocaman bir masa ailemizle karşılıklı durmaktayız. Bu durum sıcak bir ortamın oluşmasını engellemektedir. Başka cezaevlerinde bu tür bir açık görüş yeri bulunmamaktadır.

'KANTİN FİYATLARI FAHİŞ DÜZEYDEDİR'

Kantin fiyatları fahiş düzeydedir. Ekonomik olarak bizleri çok zorlamaktadır. Ayrıca keyfi olarak satılmayan birçok eşya bulunmaktadır. Kireç sökücü, metal tabak, bıyık makası, cımbız, tipeks, daksil, pritt bunlardan bazılarıdır.

'SON DERECE RAHATSIZ EDİCİ'

Kurum yetkilileri ile yaptığımız görüşme talepleri çoğu zaman reddediliyor. Kabul edilen görüşmelerde ise müdürün veya memurların tavırları son derece rahatsız edici. Örneğin görüşmeye gittiğimizde sandalye verilmeden ayakta konuşmamızı sürdürüyoruz. Bu durum insani olmadığı gibi psikolojik açıdan rahatsız eden bir uygulamadır.

'SÜREKLİ OLARAK DİSİPLİN CEZALARIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ'

Sürekli olarak disiplin cezalarıyla karşı karşıyayız. Uzun süreli tek başına bir hücrede tutulma son derede yaygın olan bir tecrit uygulamasıdır. İnfaz koruma memurlarının tavırları son derece rahatsız edicidir. Sürekli olarak hakaret ve tehdit içerikli sözler duymaktayız. Birçok mahpusa fiziksel işkencenin yapıldığı da ortadadır. Ancak bu eylemler sebebi ile memurlar hakkında disiplin veya ceza soruşturması yapılmamaktadır."

Mektupların İHD Diyarbakır Şubesi'ne ulaşmasıyla İHD Cezaevi Komisyonu tarafından oluşturulan bir heyetin cezaevini ziyaret ederek, başvurucularla görüşeceği belirtildi. Heyetin, görüşmelerin ardından rapor hazırlayacağı ve raporu kamuoyuna açıklayacağı kaydedildi.

ETİKETLER

Editörün Seçimi